Onlar seni diğer ilişkilerin ulaştıramayacağı yerlere götürürler.Si cel puțin vei spune,:
Onlar seni diğer ilişkilerin ulaştıramayacağı yerlere götürürler.Βλέπεις; Θα σε βάλει σε καταστάσεις όπου άλλες σχέσεις δε φτάνουν.
Onun görevi amaçladığımız ölçüde güzel. Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Мисията му е да отиде там, където никой не е бил преди на планетата Земя.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Esta misión es ir a dónde nadie ha ido antes de la Tierra.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Ihre Mission ist, dorthin auf die Erde zu fahren, wo noch nie jemand zuvor gewesen ist.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Jej misia je ísť tam, kam na Zemi ešte nikto predtým nešiel.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.그것의 임무는 지구상에 누구도 가보지 못한 곳에 가는 것입니다.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.La sua missione è andare dove nessuno è mai giunto prima sulla Terra.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Ma dotrzeć tam, gdzie nie postała dotąd ludzka stopa.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Menuju tempat di Bumi yang belum pernah didatangi orang sebelumnya.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Misiunea ei esta să meargă acolo unde nimeni nu a mers încă pe această planetă.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Olyan helyre kell eljutnia, ahol még soha senki nem járt a Föld bolygón.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Sa mission est d'aller là où personne n'est encore jamais allé sur la planète Terre.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Uppdraget är att åka dit ingen annan har varit här på jorden.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Zijn missie is te gaan waar niemand ooit geweest is op aarde.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Να πάει εκεί που δεν έχει πάει κανείς άλλος στον πλανήτη Γη.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Его миссия попасть туда, где никто раньше никогда не был.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.משימתה היא ללכת היכן ששום אדם עוד לא הילך על כדור הארץ.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.وهي أن تذهب حيث لم يذهب أحد قط.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.昨日それを見ました シアトルで OK?
Oturma iznine ilişkin sorunlar ya da belirsizlikler varsa aşağıdaki yerlere danışabilirsiniz:Jos sinulla on ongelmia tai epäselvyyksiä oleskeluluvan kanssa, voit kysyä neuvoa seuraavista paikoista:
Oturma iznine ilişkin sorunlar ya da belirsizlikler varsa aşağıdaki yerlere danışabilirsiniz:当您遇到居留许可问题或有任何疑问,请向下列机关询问咨询
Oyuncuları zıplattık, yerlere yuvarladık.제자리에서 뛰는 사람들, 바닥에 쓰러지는 사람들도 있었죠.
Oyuncuları zıplattık, yerlere yuvarladık.Mensen sprongen op en neer of lieten zich op de grond vallen.
Oyuncuları zıplattık, yerlere yuvarladık.Skákali sme hore a dole, a padali na zem.
Oyuncuları zıplattık, yerlere yuvarladık.ביקשנו מאנשים לקפוץ מעלה ומטה, אנשים נפלו על הרצפה.
Özellikle jenital bölgelere ve ayak tabanlarınıza, ve, biliyorsunuz, omuzlar ve çeşitli yerlere.Besonders die Genitalien und die Fußsohlen, und, wissen Sie,, die Arme und andere Stellen.
Özellikle jenital bölgelere ve ayak tabanlarınıza, ve, biliyorsunuz, omuzlar ve çeşitli yerlere.Különösen a nemi szerveket, a talpakat és a kezeket és más helyeket verték.
Özellikle jenital bölgelere ve ayak tabanlarınıza, ve, biliyorsunuz, omuzlar ve çeşitli yerlere.Särskilt i könsorganen och i fotsulor, och i armar och i några andra ställen.
Özellikle jenital bölgelere ve ayak tabanlarınıza, ve, biliyorsunuz, omuzlar ve çeşitli yerlere.Sobre todo en los genitales y en las plantas de los pies, en los brazos y en algunos otros sitios.
Özellikle jenital bölgelere ve ayak tabanlarınıza, ve, biliyorsunuz, omuzlar ve çeşitli yerlere.Z gumijastimi pendreki so nas tolkli po genitalijah, po stopalih, rokah in drugih mestih.
Özellikle jenital bölgelere ve ayak tabanlarınıza, ve, biliyorsunuz, omuzlar ve çeşitli yerlere.Zvlášť do genitálií, do chodidiel, do rúk a na iné miesta.
Özellikle jenital bölgelere ve ayak tabanlarınıza, ve, biliyorsunuz, omuzlar ve çeşitli yerlere.Удряха по гениталиите и по петите, освен това и по ръцете и навсякъде..."
Özellikle jenital bölgelere ve ayak tabanlarınıza, ve, biliyorsunuz, omuzlar ve çeşitli yerlere.במיוחד באברי המין, ,ובכפות הרגליים .בידיים במקומות שונים
Özellikle jenital bölgelere ve ayak tabanlarınıza, ve, biliyorsunuz, omuzlar ve çeşitli yerlere.腕や様々な場所をです ここで2000人以上が 監禁され
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?A quelle fréquence nous évadons-nous mentalement ?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Beh, quanto spesso le persone vagano con i loro pensieri?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Bien, ¿con qué frecuencia la gente deja divagar su mente?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Ei bine, cât de des își lasă oamenii mintea să rătăcească?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Hur ofta dagdrömmer folk?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Inu, jak často se lidská mysl zatoulá?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Jak często błądzimy myślami?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?그렇다면, 사람들이 '딴생각'을 얼마나 자주 할까요?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Nos milyen gyakran kalandoznak el az emberek gondolatai?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Nou, hoe vaak dwalen mensen af?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Nuž, ako často sa ľudská myseľ potuluje?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Vậy, người ta thường để tâm trí lãng đãng ở một mức độ thường xuyên nào?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Wirklich oft.
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Πόσο συχνά ονειροπολούμε;
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?А як часто люди поринають у думки?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Как часто люди отпускают свои мысли?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Колко често хората се разсейват?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?ובכן, כל כמה זמן מחשבתם של אנשים נודדת?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?حسن، كم من الوقت تشرد أذهان الناس؟
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?どうやら 実に高い頻度で 気が散ってしまってるようです
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Anda tidak dapat berjalan atau berbisnis terlalu jauh dari lingkaran tertentu.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Bạn không thể du lịch hay thám hiểm ở các nơi xa xôi ngoài một vòng tròn nhất định.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Je kan niet erg ver reizen of je te ver buiten een bepaalde kring bewegen.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.여러분은 어느 반경을 넘어서는 여행이나 모험을 할 수 없을 거에요
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Man kann sich nicht sehr weit aus einem bestimmten Kreis herauswagen.