Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.이런 곳을 계속 내려가다가 보면 결국에는 이와 같은 장소에 이르게 될 것입니다.
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.Nakonec, když jdete dolů do těchto míst, je zde pravděpodobnost, že narazíte na místa jako toto.
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.Schodząc niżej, znajdziesz się w miejscu takim jak to.
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.В конце концов, если продолжать спускаться, по всей вероятности ты наткнешься на вот такое место.
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.Евентуално, ако продължаваме да се спускаме в тези неща, е много вероятно да попаднем на подобно място.
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.בסופו של דבר, אם אתם ממשיכים לרדת בדברים הללו, ההסתברות קובעת שתתקלו במקום כמו זה.
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.في نهاية المطاف ، اذا واصلتم السير هذه الأمور، من المحتمل أن تصل الى مكان مثل هذا.
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.おそらくはこういう場所に行き着きます 地層断面に、天井まで
- Ođlum onu bunu býrak da... ...bir yerlere gidelim ya.Το κάνεις επίτηδες , σωστά;
- Ođlum onu bunu býrak da... ...bir yerlere gidelim ya.Когато Гюней ме покани не чаках много и дойдох.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Aku akan pergi ke suatu tempat dengan para pegawai hari itu.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Ich auch. Ich gehe an diesem Tag mit meinen Mitarbeiter irgendwo hin.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Ik ook . Ik ga ergens heen met mijn personeel op die dag ,
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Jag också. JAg ska nånstanns med dom anställda.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Ja też. Wychodzę wtedy z pracownikami restauracji.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Moi aussi. Je vais quelque part avec les employés du magasin ce jour là.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Quel giorno vado da qualche parte con i ragazzi del ristorante.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.S sodelavci se nekam odpravljamo.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Tôi với mọi người trong tiệm sẽ đi dã ngoại.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Vreau sa merg la cumparaturi in acea zi.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Κι εγώ. Θα πάω κάπου με τους υπαλλήλους μου εκείνη την ημέρα.
O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.Я кое-куда иду с работниками ресторана в этот день.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Các mũi tên Ngài vây phủ tôi, Ngài bắn lưng hông tôi, không thương tiếc, Ðổ mặt tôi xuống đất.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Các mũi_tên Ngài vây phủ tôi , Ngài bắn lưng hông tôi , không thương_tiếc , Ðổ mặt tôi xuống đất .
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.cercam-me os seus flecheiros. Atravessa-me os rins, e não me poupa; derrama o meu fel pela terra.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.hans Pile flyver omkring mig, han borer i Nyrerne uden Skånsel, udgyder min Galde på Jorden;
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Hans skyttere kringsatte mig, han kløvde mine nyrer uten barmhjertighet; han øste ut min galle på jorden.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.I suoi arcieri mi circondano; mi trafigge i fianchi senza pietà, versa a terra il mio fiele
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.그 살로 나를 사방으로 쏘아 인정 없이 내 허리를 뚫고 내 쓸개로 땅에 흘러나오게 하시는구나
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Körülvettek az õ íjászai; veséimet meghasítja és nem kimél; epémet a földre kiontja.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Obklíčili mne střelci jeho, rozťal ledví má beze vší lítosti, a vylil na zem žluč mou.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Obkľúčili ma jeho strelci, rozťal moje ľadviny a nešetril; vylial moju žlč na zem.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Obkolili so me strelci njegovi, razklal mi je obisti nemilo, na tla je cedil žolč mojo.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Ogarnęli mię strzelcy jego; rozciął nerki moje, a nie przepuścił, i rozlał na ziemię żółć moję.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Săgeţile Lui mă înconjură de toate părţile; îmi străpunge rărunchii fără milă, îmi varsă fierea pe pămînt,
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Ses traits m`environnent de toutes parts; Il me perce les reins sans pitié, Il répand ma bile sur la terre.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.sus arqueros me han rodeado. Atraviesa mis riñones sin compasión y derrama por tierra mi hiel
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Tanpa rasa iba Ia terus memanah aku, sehingga terburailah isi perutku
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Οι τοξοται αυτου με περιεκυκλωσαν διαπερα τα νεφρα μου, και δεν φειδεται εκχεει την χολην μου επι την γην.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Окружили меня стрельцы Его; Он рассекает внутренности мои и не щадит, пролил на землю желчь мою,
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Стрелците Му ме обиколиха; Пронизва бъбреците ми, и не щади; Излива жлъчката ми на земята.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.יסבו עלי רביו יפלח כליותי ולא יחמול ישפך לארץ מררתי׃
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.احاطت بي رماته. شق كليتيّ ولم يشفق. سفك مرارتي على الارض.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.他 的 弓 箭 手 四 面 圍 繞 我 . 他 破 裂 我 的 肺 腑 、 並 不 留 情 . 把 我 的 膽 傾 倒 在 地 上
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.他 的 弓箭手 四 面 圍繞 我 . 他 破裂 我 的 肺腑 、 並 不 留情 . 把 我 的 膽傾 倒 在地上
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Alors, tués par balle, assommés, vous savez, jetés.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Also erschossen, eins über den Schädel gezogen - und - weggeworfen.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Así como fusilados, golpeados en la cabeza, arrojados.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Bắn chết, đập vỡ sọ, bạn biết rồi đấy, ném đi.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Deci, împușcat, lovit în moalele capului, aruncat în închisoare.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Doodgeschoten, neergeknuppeld... weggegooid.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Fucilati, ammazzati con un colpo in testa, fatti sparire.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.총맞아 죽고, 머리를 맞아서, 내던져져서 죽은 사람들 등등..
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler. "Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."ナボコフの家族はロシアから逃げ出した 若いナボコフが
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Więc zastrzelony, uderzony w głowę, tego się pozbyto.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Застрелян, ударен по главата, захвърлен.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler."Убит выстрелом, убит ударом по голове", понимаете, "выброшен с концами".
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.אז, נורה למוות, נחבט בראשו, אתם יודעים, הושלך.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.وهكذا، رمياً بالرصاص، تلقي صفعة قوية على رأسه، تعلمون، رُميّ بعيداً.
Onlar seni diğer ilişkilerin ulaştıramayacağı yerlere götürürler.Érted? Olyan helyeken piszkál, ahová más kapcsolatok nem érnek el.