Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlere ile cümle

yerlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Não podemos viajar para muito longe, nem aventurarmo-nos para fora de um determinado círculo.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Nem utazhatsz túl messzire, vagy bizonyos körön túlra nem kalandozhatsz.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Nie można podróżować zbyt daleko, ani wychylać się poza określone terytorium.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Non puoi viaggiare troppo lontano, o avventurarti troppo al di fuori di un certo giro.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.No puedes viajar muy lejos o aventurarte mucho fuera de determinado circulo.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Nu poţi călători foarte departe sau să te aventurezi prea departe în afara unui cerc sigur.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Vous ne pouvez pas voyager très loin, ou vous aventurer trop au-delà de certaines limites.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Δεν μπορείς να ταξιδέψεις πολύ μακρυά ή να αποτολμήσεις πράγματα έξω από ένα συγκεκριμένο όριο.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Вы не cможете путешествовать слишком далеко или рисковать в удалении от определенного круга.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.Не можеш да пътуваш много далече или да рискуваш извън определени граници.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.אינך יכול לנסוע רחוק מדי או לחרוג מעבר למעגל מסויים.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.لا تستطيع السفر أو المغامرة بعيداً عن دائرة محددة.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.競合するアイデアを一度にたくさんは許容できません
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungAngin.. tidak akan bisa kembali ke tempat yang ia tinggalkan Yi jung
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungA szellő.. már nem mehet vissza arra a helyre, ahol már volt, YiJung.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungDer Wind... ...kann nicht zum gleichen Ort zurück kommen, wo er schon war, YiJung.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungDe wind... kan niet teruggaan naar de plek die het al heeft verlaten, Yijung.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungIl vento... non può tornare indietro, YiJunG.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJung바람은... 한번 떠난 곳은 다신 되돌아 갈 수 없어, 이정아.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungLe vent... Ne retourne pas à l'endroit où il a déja été, YiJung
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungNgọn gió này... không thể trở về nơi nó đã ra đi đâu, anh Yi Jung à.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungTuuli ei voi palata takaisin paikkaan, jonka se on jo jättänyt, YiJung.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungWiatr.. nie może powrócić do tego samego miejsca po raz drugi.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungΤο αεράκι.. δεν μπορεί να επιστρέψει <br />εκεί απ'όπου έφυγε, Γι Τζονγκ.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJungВетер.. если он в одну сторону подул, то обратно не возращаеться, И Джона.
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJung(الرياح يا (يي جونغ لا يمكنها العودة إلى أماكن تركتها من قبل
Rüzgar.. bir kez terkettiği yerlere geri dönemez YiJung一度通り過ぎた場所には もう戻れないの もう一度!! もう一度してくれよ!!
Sanghai ve uretim merkezleri gibi yerlere (gocmesi bekleniyor).공업 중심지로 이주할 것입니다.
Sanghai ve uretim merkezleri gibi yerlere (gocmesi bekleniyor).Los fabricantes son--
Sanghai ve uretim merkezleri gibi yerlere (gocmesi bekleniyor).Ze trekken naar Sjanghai en de fabriekscentra.
Sanghai ve uretim merkezleri gibi yerlere (gocmesi bekleniyor).אל המרכזים העירוניים כמו שנחאי ומרכזי הייצור.
Sanghai ve uretim merkezleri gibi yerlere (gocmesi bekleniyor).الى مراكز المدن كشنغهاي و المراكز الصناعية
Sanghai ve uretim merkezleri gibi yerlere (gocmesi bekleniyor).工員は...
Sanırım iyi bir yoldaydı. Kariyerini çok iyi yerlere getirebilirdi.Acho que tinha tudo para lograr, isso podia lançar a sua carreira, o que era óptimo.
Sanırım iyi bir yoldaydı. Kariyerini çok iyi yerlere getirebilirdi.Creo que tenía todo para lograrlo, eso podría haber lanzado su carrera hacia arriba.
Sanırım iyi bir yoldaydı. Kariyerini çok iyi yerlere getirebilirdi.Creo que tenía todo para lograrlo, eso podría haber lanzado su carrera hacia arriba.
Sanırım iyi bir yoldaydı. Kariyerini çok iyi yerlere getirebilirdi.Jag tror att han hade några ganska bra leder, som kunde ha blåst hans karriär vidöppna ... det var jättebra.
Sanırım iyi bir yoldaydı. Kariyerini çok iyi yerlere getirebilirdi.Myślę, że miał dobre źródła, które mogłyby przyspieszyć rozwój jego kariery -- było świetnie.
Sanırım iyi bir yoldaydı. Kariyerini çok iyi yerlere getirebilirdi.Myslím, že on měl nějaké pěkně dobré vodítko, které by mohlo rozvinout jeho kariéru dokořán... bylo to skvělé.
Sanırım iyi bir yoldaydı. Kariyerini çok iyi yerlere getirebilirdi.Szerintem nagyon jó nyomom járhatott, és ezzel berobbanhatott volna- tök jó volt.
Sanırım iyi bir yoldaydı. Kariyerini çok iyi yerlere getirebilirdi.Νομίζω ότι είχε πολύ καλά στοιχεία, που θα ανέβαζαν την καριέρα του στα ύψη, ήταν τέλειο.
Sanırım iyi bir yoldaydı. Kariyerini çok iyi yerlere getirebilirdi.Мислим да је имао веома добар подстицај, који би могао бити одличан за његову каријеру.
Sanki şu an burada değilmiş gibi. Bizim arkamızda bir yerlere bakıyormuş gibi.Così egli sembra guardare al di là di noi e non proprio nel qui e ora
Sanki şu an burada değilmiş gibi. Bizim arkamızda bir yerlere bakıyormuş gibi.Tak więc wydaje się, że Konstantyn patrzy ponad nami, niezupełnie "tu i teraz"
Sanki şu an burada değilmiş gibi. Bizim arkamızda bir yerlere bakıyormuş gibi.Takže nám přijde, že je jinde a jinde než teď a tady
Sanki şu an burada değilmiş gibi. Bizim arkamızda bir yerlere bakıyormuş gibi.Здається, що вони дивляться кудись позаду і, насправді, не тут і не зараз.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.As urnas vão depois para os locais de contagem.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Az urnák útra kelnek a szavazatszámláló helyekre.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.De stemdozen gaan naar de tellokaties.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Die Wahlurnen werden zu den Zählstellen gebracht.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.투표함은 개표소로 이동됩니다.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Kotak suara akan dikirim ke tempat penghitungan suara.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Las urnas van a los lugares de escrutinio.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Les urnes vont dans les lieux de comptage.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Le urne sono poi sottoposte al conteggio.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Urnele de votare merg la secţiile de numărare.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Urny wyborcze transportuje się by je przeliczyć.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Vaaliuurnat kuljetetaan laskentapaikoille.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Valurnorna skickas till räkningsställen.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.Volební urny se přesunou na určená místa, kde dojde k jejich odpečetění,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod