Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlere ile cümle

yerlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.ええ もちろん 身体に感謝をしたときもありますよ
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.如果我怕佐,我就去更多危險嘅地方。
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Aunque eran pequeños fragmentos, pudimos colocarlos en su lugar correcto.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Die kleine fragmenten konden we terugzetten op de juiste plaats.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Donc, des petits fragments que nous avons fait en sorte de remettre à la bonne place.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Fragmente mărunte am reuşit să le punem înapoi la locul potrivit.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Így ténylegesen ügyeltünk arra, hogy minden apró darab a megfelelő helyre kerüljön vissza.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.In realtà, i piccoli frammenti siamo stati in grado di ricollocarli al posto giusto.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.그래서 작은 조각들조차 제자리에 돌려놓아야 했습니다
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Nakonec se nám podařilo dát malinké zbytky zpátky na správné místo.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Por isso, fragmentos minúsculos que conseguimos recolocar no sítio certo.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Så det lykkedes os faktisk, at sætte bittesmå fragmenter på plads.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.So schafften wir es schließlich, winzige Fragmente an ihren richtigen Platz zurück zu versetzen.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Udało nam się umieścić te kawałeczki we właściwych miejscach.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Έτσι, πολύ μικρά θραύσματα καταφέραμε να τα βάλουμε πίσω στη σωστή θέση.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.И мы изловчились и приладили эти кусочки на место.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.Успяхме да сложим правилно малките парчета.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.אבל על החתיכות הקטנות האלה אולי יש טקסט יחודי של ארכימדס. אז, חלקים קטנטנים
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.الأجزاء الصّغيرة كنّا قد تمكنّا بالفعل من وضعها في الأماكن الصحيحة.
Küçük parçaları sonunda doğru yerlere yerleştirmeyi başardık.私たちは正しい場所になんとか復元しました 分解を終え 私たちは撮像の作業に取り掛かりました
Kýzým, benim dövüţtüđüm yerler... ...senin televizyonda seyrettiđin yerlere benzemez.Не е ли опасно за теб? Затваряй си устата!
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.Eles vão a locais como a América Latina, e apercebem-se de que lá a felicidade está associada à vida familiar.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.직접 남아메리카 같은 곳에 가서 그곳에서 사람들에게 행복이 가족 생활과 연계되어 있다는 것을 깨닫습니다.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.הם הולכים למקומות כמו אמריקה הלטינית, והם מבינים שאושר שם קשר לחיי משפחה.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.بل يذهبون لأماكن مثل أمريكا اللاتينية، ويدركون أن السعادة هناك متعلقة بالحياة الأسرية.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.そこでは幸せが家族との生活に関係していると 理解した上で行なっています 南アフリカでは
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --Bisognava andare in giro per trovare cose interessanti.
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --장소들에 가야만 했고 책들을 찾아야 했어요.
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --On était obligé de se déplacer pour trouver des trucs.
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --Tenias que ir a varios lugares para poder encontrar tus cosas
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --Trebuia să mergi în diverse locuri şi să găseşti materialul.
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --Trzeba było się porządnie naszukać.
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --Έπρεπε να πάτε σε μέρη για να βρείτε πράγματα.
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --Вам надо было ездить по различным местам и искать исходный материал.
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --Трябваше да ходиш на разни места и да откриваш нещата.
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --צריך היה ללכת למקומות ולחפש את זה
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --كان على المرء أن يزور أماكن ويجد الأشياء
Materyale ulaşmak için bir yerlere gitmek zorundaydınız. --そして ようやく見つけた私の答えは
Namibya'da öğrendiklerimizi alıp benzer sorunları olan başka yerlere götürmemize yardım etmeniz:저와 우리 파트너를 도와 지금까지 나미비아에서 배운 것들을 일러 주고 나누어 줄, 바로 당신입니다.
Namibya'da öğrendiklerimizi alıp benzer sorunları olan başka yerlere götürmemize yardım etmeniz:קחו ממה שלמדנו בנמיביה
Namibya'da öğrendiklerimizi alıp benzer sorunları olan başka yerlere götürmemize yardım etmeniz:بأخذ بعض ما تعلمناه في ناميبيا لأماكن أخرى لها مشاكل شبيهه:
Namibya'da öğrendiklerimizi alıp benzer sorunları olan başka yerlere götürmemize yardım etmeniz:グレート プレーンズの北部などです そこではバッファローなどの動物が苦しんでいて
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Allora possiamo fare un giro?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Alors devrions-nous faire un tour ?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Apakah kita bisa jalan-jalan?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Atunci putem sa mergem?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Borde vi då ta en körtur?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Se greva vozit?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Vậy chúng ta lái đi đâu chứ?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Więc nie powinniśmy się gdzieś przejechać?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Wollen wir losfahren?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Zullen we dan wat rondrijden?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Τότε, πάμε για μια βόλτα;
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?Может покатаемся?
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ??אז כדי שנתחיל לנסוע
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?إذاً أعلينا أن نذهب فى نزهة بالسيارة؟
Ne dersin o zaman bir yerlere gidelim mi ?冗談言うな この車は常に業務で使ってるんだぞ
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.Eventual, dacă continui să cobori în aceste caverne, probabil că urmează să ajungi în locuri ca acestea.
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.Finalement, en continuant de descendre, il y a toutes les chances que vous tombiez sur un endroit comme ça.
Nihayetinde bu tip yerlere giriyorsanız, bu tip bir yerle karşılaşacağınız olasıdır.Ha sokáig megy az ember lefelé ezekben a barlangokban, előbb-utóbb valószínűleg elér egy ilyen helyre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod