Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlere ile cümle

yerlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.Изследването е процес, при който човек достига до места, на които никой не е стъпвал преди това.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.שבו אתה מציב את רגליך במקומות בהם רגל אדם לא דרכה לפני כן.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.لوضع قدمك في الأماكن التي لم يدخلها البشر من قبل.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.ここは地球上に残された全く未知の世界です
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A drugo pade na skalnata tla, kjer nima veliko prsti, in precej požene, ker nima globoke zemlje.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A iné padlo na skalnaté miesto, kde nemalo mnoho zeme, a hneď vzišlo, lebo nemalo hlbokosti zeme.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A iné padly na skalnaté miesta, kde nemaly mnoho zeme, a hneď vzišly, pretože nemaly hlbokosti zeme;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A jiné padlo na místo skalnaté, kdežto nemělo mnoho země, a hned vzešlo; neb nemělo hlubokosti země.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Drugo pa pade na skalnata tla, kjer nima veliko prsti, in precej požene, ker nima globoke zemlje.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Er viel ook wat zaad op steenachtige grond. Omdat er weinig aarde lag, kwam het vlug op.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Jiná pak padla na místa skalnatá, kdežto neměla mnoho země; a rychle vzešla, protože neměla hlubokosti země.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.더러는 흙이 얇은 돌밭에 떨어지매 흙이 깊지 아니하므로 곧 싹이 나오나
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.더러는 흙이 얇은 돌밭에 떨어지매 흙이 깊지 아니하므로 곧 싹이 나오나
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm chỗ đất đá sỏi, chỉ có ít đất thịt, bị lấp không sâu, liền mọc lên;
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm chỗ đất_đá sỏi , chỉ có ít đất_thịt , bị lấp không sâu , liền mọc lên ;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm nơi đất đá sỏi, chỉ có ít đất thịt, tức thì mọc lên, vì bị lấp không sâu;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm nơi đất_đá sỏi , chỉ có ít đất_thịt , tức_thì mọc lên , vì bị lấp không sâu ;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Némely pedig a köves helyre esék, a hol nem sok földje vala, és hamar kikele, mivel nem vala mélyen a földben.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Outra caiu no solo pedregoso, onde não havia muita terra: e logo nasceu, porque não tinha terra profunda;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Un'altra cadde fra i sassi, dove non c'era molta terra, e subito spuntò perché non c'era un terreno profondo
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.αλλα δε επεσον επι τα πετρωδη, οπου δεν ειχον γην πολλην, και ευθυς ανεφυησαν, επειδη δεν ειχον βαθος γης,
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Αλλο δε επεσεν επι το πετρωδες, οπου δεν ειχε γην πολλην, και ευθυς ανεφυη, διοτι δεν ειχε βαθος γης,
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.И когато сееше, някой зърна паднаха край пътя; и птиците дойдоха и ги изкълваха.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Иное упало на каменистое место , где немного было земли, и скоро взошло, потому что земля была неглубока;
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.иное упало на места каменистые, где немного было земли, и скоро взошло, потому что земля была неглубока.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Инше ж упало на каменистому, де не мало доволї землї, і зараз посходило, бо не мало глибокої землї.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Инше ж упало на каменистому, де не мало землї багато, й зараз посходило, бо не мало глибокої землї;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.ויש אשר נפל על מקום הסלע אשר אין לו שם אדמה הרבה וימהר לצמח כי לא היה לו עמק אדמה׃
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.ויש אשר נפל על מקמות סלע אשר אין לו שם אדמה הרבה וימהר לצמח כי לא היה לו עמק אדמה׃
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.وسقط آخر على الاماكن المحجرة حيث لم تكن له تربة كثيرة. فنبت حالا اذ لم يكن له عمق ارض.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.وسقط آخر على مكان محجر حيث لم تكن له تربة كثيرة. فنبت حالا اذ لم يكن له عمق ارض.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.有 落 在 土 淺 石 頭 地 上 的 . 土 既 不 深 、 發 苗 最 快
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.有 落在 土淺 石 頭地 上 的 . 土 既 不 深 、 發苗 最快
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.有 落 在 土 淺 石 頭 地 上 的 、 土 既 不 深 、 發 苗 最 快
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.有 落在 土淺 石頭 地上 的 、 土 既 不 深 、 發苗 最快
Kimsenin gidemediği ve gitmek istemediği yerlere gidecektik ve üç hafta sonra bir şey farkettik.우리는 아무도 가기를 원하지 않았고, 아무도 갈 수 없는 그 곳으로 갔습니다. 그리고 그 곳에서 3주를 보내고 난 후, 우리는 참전 병사들이
Kimsenin gidemediği ve gitmek istemediği yerlere gidecektik ve üç hafta sonra bir şey farkettik.Los militares veteranos responden muy bien ante las catástrofes.
Kimsenin gidemediği ve gitmek istemediği yerlere gidecektik ve üç hafta sonra bir şey farkettik.Ми їздили туди, куди ніхто не хотів їхати або не міг дістатися, і після трьох тижнів ми дещо зрозуміли.
Kimsenin gidemediği ve gitmek istemediği yerlere gidecektik ve üç hafta sonra bir şey farkettik.誰もが行くことが出来ない場所に行き 3週間もすると 私たちはあることに気付きました 退役軍人は 災害対応がとても上手いということです
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Ak som sa bála, išla som na ešte nebezpečnejšie miesta.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Als ik bang was ging ik naar gevaarlijkere plaatsen.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Dacă îmi era teamă, mergeam în locuri mai periculoase.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Ha féltem, még veszélyesebb helyekre mentem.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Jeśli się bałam, szłam w niebezpieczniejsze miejsca.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Jika aku takut, aku pergi ke tempat yang lebih berbahaya.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Když jsem měla strach, chodila jsem na ještě nebezpečnější místa.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.제가 겁이나면 저는 더 위험한 지역으로 들어갔습니다.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Nếu sợ hãi, tôi đi đến những nơi nguy hiểm hơn.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Om jag var rädd tog jag mig till ännu farligare platser.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Se ero spaventata, andavo in posti più pericolosi.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Se tinha medo, deixava de ir a sítios perigosos.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Si estaba asustada, iba a lugares más peligrosos.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Si j'avais peur, j'allais dans plus d'endroits effrayants.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Wenn ich Angst hatte, ging ich zu mehr gefährlichen Orten.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Αν ήμουν φοβισμένη, πήγαινα σε περισσότερο επικίνδυνα μέρη.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Ако ме беше страх, отивах на по-опасни места.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Если я боялась, то шла в более опасные места.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.Коли мені було страшно, я йшла в ще небезпечніші місця.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.אם פחדתי, הלכתי למקומות יותר מסוכנים.
Korkuyorsam, daha tehlikeli yerlere gittim.إذا كنت خائفة، كنت أذهب إلى أماكن أكثر خطورة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod