Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Ki mikor bement, lábához esék, és leborula a földre, és az õ fiát fogván, kiméne.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.여인이 들어가서 엘리사의 발앞에서 땅에 엎드려 절하고 아들을 안고 나가니라
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Kteráž jakž vešla, padla k nohám jeho a poklonila se k zemi. I vzala syna svého a vyšla.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Która wszedłszy, upadła u nóg jego, i kłaniała się aż do ziemi, a wziąwszy syna swego, wyszła.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Nàng bèn lại gần , sấp mình xuống dưới chơn người và lạy ; đoạn ẵm lấy con mình và đi ra .
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Nàng bèn lại gần, sấp mình xuống dưới chơn người và lạy; đoạn ẵm lấy con mình và đi ra.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Og hun kom og falt ned for hans føtter og bøide sig til jorden; så tok hun sin sønn og gikk ut.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Og hun trådte hen og faldt ned for hans Fødder og kastede sig til Jorden, tog så sin Dreng og gik ud.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Quella entrò, cadde ai piedi di lui, gli si prostrò davanti, prese il figlio e uscì
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Tedaj pristopi ona in mu pade pred noge in se prikloni do tal, nato vzame sina in odide.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Zij viel aan zijn voeten neer, pakte daarna haar zoon op en ging de kamer uit.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.И подошла, и упала ему в ноги, и поклонилась до земли; и взяла сына своего и пошла.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.И тя влезе, падна на нозете му та се поклони до земята, и дигна сина си те излезе.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.ותבא ותפל על רגליו ותשתחו ארצה ותשא את בנה ותצא׃
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.فاتت وسقطت على رجليه وسجدت الى الارض ثم حملت ابنها وخرجت
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.婦 人 就 進 來 、 在 以 利 沙 腳 前 俯 伏 於 地 、 抱 起 他 兒 子 出 去 了
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.婦人 就 進來 、 在 以利沙 腳前 俯伏 於地 、 抱起 他 兒子 出去 了
Kafes çarpmasında tüm rakamları doğru yerlere yazıyoruz. - 6'yı birler basamağına.이 격자 곱셈을 하면서 우리가 한 것은, 올바른 장소에 있는 모든 숫자들을 고려하였다는 것입니다. 6 을 1 의 자리에 놓았습니다.
Kafes çarpmasında tüm rakamları doğru yerlere yazıyoruz. - 6'yı birler basamağına.Quando multiplicámos o 9 pelo 7, eram literalmente 9 e 7. Dá 63. 6 dezenas e 3 unidades.
Kafes çarpmasında tüm rakamları doğru yerlere yazıyoruz. - 6'yı birler basamağına.Същият аргумент важи и за по-комплексен проблем. Можем да обозначим нашите места. Това е мястото на единиците.
Kafes çarpmasında tüm rakamları doğru yerlere yazıyoruz. - 6'yı birler basamağına.اذاً ماذا فعلنا في الضرب الشبكي هذا انه قمنا بعد جميع الاعداد ووضعنا 6 في منزلة الآحاد
Kafes çarpmasında tüm rakamları doğru yerlere yazıyoruz. - 6'yı birler basamağına.私達は全ての数字を正しく計算しているこということです. 正しい数字を正しい場所に置く. 6 を 1 の位に置きました. 6, 5, 8 を 10 の位に置きました.
Kendime dedim ki " Tamam, harika -- her çeşit numuneyi toplayacağız. Farklı yerlere gideceğiz.Y pensé, "Vaya, muy bien, juntaremos toda clase de especímenes, iremos a diferentes lugares.
Kendime dedim ki " Tamam, harika -- her çeşit numuneyi toplayacağız. Farklı yerlere gideceğiz.Είπα λοιπόν στον εαυτό μου, "Πολύ ωραία - θα συλλέξουμε όλα τα είδη δειγμάτων.
Kendimizi aklı başında hiçbir insanın gitmemesi... ...gereken yerlere doğru ilerlerken buluyorduk.És csak úgy tudtuk ezt felfedezni, hogy hajtottuk magunkat olyan helyekre, ahova épelméjű ember nem menne --
Kendimizi aklı başında hiçbir insanın gitmemesi... ...gereken yerlere doğru ilerlerken buluyorduk.제정신인 사람이라면 가지 않을 곳으로 들어갔기에 얻은 깨달음이었습니다.
Kendimizi aklı başında hiçbir insanın gitmemesi... ...gereken yerlere doğru ilerlerken buluyorduk.גילוי, שאליו יכולנו להגיע רק על ידי מתיחת הגבולות והליכה למקומות שאף אדם שפוי לא יעז,
Kendimizi aklı başında hiçbir insanın gitmemesi... ...gereken yerlere doğru ilerlerken buluyorduk.وهذا ما دفعنا احيانا لكي نخوض في اماكن لم يقم اي شخص عاقل بالذهاب اليها
Kendimizi aklı başında hiçbir insanın gitmemesi... ...gereken yerlere doğru ilerlerken buluyorduk.自分たちをせきたてて出かけ 発見したことです ビバリーに背中を押されたこともあり
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Ale on odchodził na pustynią, i modlił się.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Ale on uchádzal na púšte a modlil sa.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.A on se je umikal v puščavo in je tam molil.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.De õ félrevonula a pusztákba, és imádkozék.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Er aber entwich in die Wüste und betete.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Et lui, il se retirait dans les déserts, et priait.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Iar El se ducea în locuri pustii, şi Se ruga.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.예수는 물러가사 한적한 곳에서 기도하시니라
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Maar Hij trok Zich terug. Hij wilde ergens alleen zijn om te bidden.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Ma Gesù si ritirava in luoghi solitari a pregare
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Mas ele se retirava para os desertos, e ali orava.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.men han drog sig tilbake til øde steder og var der i bønn.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Men han drog sig undan till öde trakter och bad.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Men han gik bort til Ørkenerne og bad.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Mutta hän vetäytyi pois ja oleskeli erämaassa ja rukoili.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.On pak odcházel na pouště, a modlil se.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Pero él se apartaba a los lugares desiertos y oraba
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Setelah itu Yesus pergi berdoa ke tempat yang sunyi
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Song Ngài lánh đi nơi đồng vắng mà cầu nguyện.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Song_Ngài lánh đi nơi đồng vắng mà cầu_nguyện .
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.αυτος δε απεσυρετο εις τας ερημους και προσηυχετο.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.А Той се оттегляше в пустините и се молеше.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Він же виходив у пустиню та молив ся.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.Но Он уходил в пустынные места и молился.
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.והוא סר אל המדברות ויתפלל׃
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.واما هو فكان يعتزل في البراري ويصلّي
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.耶 穌 卻 退 到 曠 野 去 禱 告
Kendisi ise ıssız yerlere çekilip dua ediyordu.耶穌卻 退到 曠野 去 禱告
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.A felfedezés az a fizikai folyamat amely során olyan helyekre teszed a lábad, ahol ember még soha nem járt.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.당신의 발을 올려 놓는 신체적 과정이라 할 수 있다.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.Průzkum je fyzický proces, kdy lidská noha vstoupí na dříve neprozkoumaná místa.