Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlere ile cümle

yerlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü bu tür insanlar olmadan bu tür yerlere kavuşamayız.Zonder dit soort mensen, kunnen we niet dit soort plaatsen hebben.
Çünkü bu tür insanlar olmadan bu tür yerlere kavuşamayız.Γιατί χωρίς ανθρώπους αυτού του είδους, δεν μπορούμε να έχουμε τέτοια μέρη.
Çünkü bu tür insanlar olmadan bu tür yerlere kavuşamayız.Защото без този вид хора не можем да имаме места като това.
Çünkü bu tür insanlar olmadan bu tür yerlere kavuşamayız.Потомы что без таких людей у нас не будет таких мест.
Çünkü bu tür insanlar olmadan bu tür yerlere kavuşamayız.Тому що без таких людей у нас не може бути таких місць.
Çünkü bu tür insanlar olmadan bu tür yerlere kavuşamayız.שיכולים להסתכל על ערימה של ירקות טריים וממש לזהות אותם.
Çünkü bu tür insanlar olmadan bu tür yerlere kavuşamayız.لأنه بدون هؤلاء لن يكون عندنا أماكن كهذه
Çünkü bu tür insanlar olmadan bu tür yerlere kavuşamayız.この写真を選んだのは 野菜を買っているのが男性だったからです
Çünkü o ilişki - romantik ilişki diğer ilişkilerin erişemeyeceği yerlere erişen tek ilişkidir. Görüyor musun?Mert egy párkapcsolat olyan helyekre tud elérni benned, ahová más kapcsolatok nem.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Ci servirà per memorizzare questi dati in luoghi diversi.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Haluamme tulevaisuudessa tallettaa näitä arvoja eri paikkoihin.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.우리가 프로그래밍하면서 보통 하는 일이 서로 다른 공간에 이런 것들을 저장하는 겁니다. 우리가 프로그래밍하면서 보통 하는 일이 서로 다른 공간에 이런 것들을 저장하는 겁니다.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Mivel az egyik dolog, amit szeretnénk ezeknek a dolgoknak az eltárolása különböző helyeken.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Parce que nous allons vouloir conserver nos données ou nos résultats
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Porque vamos a querer guardar estas cosas en diferentes sitios.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Porque vamos querer que essas coisas que possamos guardar estas coisas em lugares diferentes.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Pretože jedna vec, ktorú budeme chcieť, bude ukladanie týchto vecí na rôzmych miestach.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Protože budeme chtít ukládat tyto věci v různých místech.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Want een van de dingen die we willen is om deze dingen op verschillende plaatsen op te slaan.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Weil wir diese Dinge hier an verschiedenen Stellen speichern wollen.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Защото все някога ще поискаме да запазим тези неща на различни места.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.Потому что мы хотим хранить эти вещи в разных местах.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.הוא הרעיון של משתנים. מכיון שאחד הדברים שנרצה זה לאחסן את הדברים הללו במקומות מסוימים.
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.لأنه من الأشياء التي سنرغب في عملها تخزين هذه الأشياء في أماكن مختلفة
Çünkü yapmak isteyeceğimiz şeylerden biri, bunları değişik yerlere depolamak olacaktır.様々な情報を別の場所に保管しておきたいからです。 Pythonではこれらの情報に、変更可能なラベルを付けることができます。
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.(103:8) восходят на горы, нисходят в долины, на место, которое Ты назначил для них.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Air mengalir melalui gunung-gunung ke dalam lembah, ke tempat yang Kausediakan baginya
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Berg höjde sig, och dalar sänkte sig, på den plats som du hade bestämt för dem.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.De hoge bergen en de diepe dalen ontstonden precies waar U ze hebben wilde.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Des montagnes se sont élevées, des vallées se sont abaissées, Au lieu que tu leur avais fixé.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.De steg op til fjellene, fór ned i dalene, til det sted du hadde grunnfestet for dem.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Die Berge gingen hoch hervor, und die Täler setzten sich herunter zum Ort, den du ihnen gegründet hast.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.dvignile so se gore, pogreznile se doline – na mesto, katero si jim bil ustanovil.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Elevaram-se as montanhas, desceram os vales, até o lugar que lhes determinaste.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Emergono i monti, scendono le valli al luogo che hai loro assegnato
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.for op ad Bjerge og ned i Dale til det Sted, du havde beredt dem;
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Hegyek emelkedének fel és völgyek szállának alá arra a helyre, a melyet fundáltál nékik.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.주의 정하신 처소에 이르렀고 산은 오르고 골짜기는 내려 갔나이다
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Núi lố lên , trũng sụp sâu xuống chốn mà Chúa đã định cho nó .
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Núi lố lên, trũng sụp sâu xuống chốn mà Chúa đã định cho nó.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Subieron las montañas; descendieron los valles al lugar que tú estableciste para ellos
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.suindu-se pe munţi şi pogorîndu-se în văi, pînă la locul, pe care li -l hotărîsei Tu.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.vuoret kohosivat ja laaksot laskeutuivat paikkoihin, jotka sinä olit niille valmistanut.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.(Vystoupily hory, snížilo se údolí), na místo, kteréž jsi jim založil.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Vystúpily na vrchy; sostúpily do údolí na miesto, ktoré si im založil.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Wstąpiły góry, zniżyły się doliny na miejsce, któreś im założył.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.ανεβησαν εις τα ορη, κατεβησαν εις τας κοιλαδας, εις τοπον, τον οποιον διωρισας δι' αυτα
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Издигаха се планините, снишаваха се долините. На мястото, което беше определил за тях.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.יעלו הרים ירדו בקעות אל מקום זה יסדת להם׃
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.‎تصعد الى الجبال. تنزل الى البقاع الى الموضع الذي اسسته لها.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.( 諸 山 升 上 、 諸 谷 沉 下 。 〔 或 作 隨 山 上 翻 隨 谷 下 流 〕 ) 歸 你 為 他 所 安 定 之 地
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.( 諸山 升上 、 諸谷 沉下 。 〔 或 作隨山 上翻 隨 谷 下流 〕 ) 歸 你 為 他 所 安定 之地
Dalgıçlar ses sporcuların kendi ülke yerlere ziyaretler ödemek için beni davet etti ve bu다이버 사운드 스포츠맨들은 국가 곳으로 방문을 지불하라고 초대하고 있었는데
Dalgıçlar ses sporcuların kendi ülke yerlere ziyaretler ödemek için beni davet etti ve buوكان رياضيا الصوت الغواصين دعاني للقيام بزيارات إلى أماكن بلادهم ، وذلك
Dalgıçlar ses sporcuların kendi ülke yerlere ziyaretler ödemek için beni davet etti ve bu私は再び街に定住するいくつか月間ではなかった。
Denizaşırı bir yerlere.Menjünk el valahová a tengerentúlra?
Devlet bizi bu paha biçilemez yerlere götürecek riskleri göze alamaz.Az állam nem képes vállalni a kívánt kockázatot ahhoz hogy átlépjük azt az értékes határvonalat.
Devlet bizi bu paha biçilemez yerlere götürecek riskleri göze alamaz.Die Regierung kann die Risiken zum Öffnen dieser Grenze nicht auf sich nehmen.
Devlet bizi bu paha biçilemez yerlere götürecek riskleri göze alamaz.El gobierno es incapaz de asumir los riesgos necesarios para abrir esta valiosa frontera.
Devlet bizi bu paha biçilemez yerlere götürecek riskleri göze alamaz.Guvernul nu-şi poate asuma riscurile deschiderii acestei preţioase frontiere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod