Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlere ile cümle

yerlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Bir yerlere gelemezsiniz."그가 말하길, "당신은 결코 얻을 것 이다 어디에서 든 지."
"Bir yerlere gelemezsiniz." O, dolandırıcı olarak tanınıyordu.Er hatte den Ruf ein Abzocker zu sein.
"Bir yerlere gelemezsiniz."Λέει "Ποτέ δεν θα φτάσεις πουθενά".
"Bir yerlere gelemezsiniz."قال "لن تصل إلى أي مكان"
Bir yerlere gelmeye başladık artık, çünkü şimdi iç açının toplamını bulabiliriz. .Det er lig summen af grader i de 2 vinkler herovre.
Bir yerlere gelmeye başladık artık, çünkü şimdi iç açının toplamını bulabiliriz. .Het ziet ernaar uit dat we al wat meer voortgang hebben geboekt.
Bir yerlere gelmeye başladık artık, çünkü şimdi iç açının toplamını bulabiliriz. .그래서 이제 그래도 조금이나마 발전을 한 것 같습니다. 적어도 내각의 합은 구할 수 있죠.
Bir yerlere gelmeye başladık artık, çünkü şimdi iç açının toplamını bulabiliriz. .Myslím, že sme pokročili, aspoň sme si vyjadrili súčet vnútorných uhlov.
Bir yerlere gelmeye başladık artık, çünkü şimdi iç açının toplamını bulabiliriz. .少し解決に近づいたように見えます。 ここで,ちょっとしたトリックをお見せしましょう。
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.De tager steder hen, de klarer udfordringer, de tjener point.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ellos viajan, tienen desafíos, ganan puntos.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Elmennek helyekre, megtesznek dolgokat és pontokat gyűjtenek.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ils vont dans des endroits, ils acceptent des défis, ils gagnent des points.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.사람들은 어떤 장소들에 가서 도전을 하고 포인트를 얻습니다.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Odwiedzają różne miejsca, uczestniczą w konkursach, zdobywają punkty.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Se duc prin diferite locuri, participă în concursuri, câștigă puncte.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Sie gehen an Orte, sie stellen sich Herausforderungen, sie verdienen Punkte.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Vanno in vari posti, partecipano a delle sfide, guadagnano dei punti.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ze gaan naar plekken toe, ze nemen uitdagingen aan, ze verdienen punten.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Πάνε σε διάφορα μέρη, δέχονται προκλήσεις, κερδίζουν πόντους.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Люди посещают места, выполняют задания, зарабатывают очки.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Те посещават места, изпълняват предизвикателства, печелят точки.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.הם הולכים למקומות, הם מבצעים אתגרים, הם זוכים בנקודות.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.يذهبون إلى أماكن ، يفعلون بعض التحديات و يكسبون نقاط
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.進捗ダイナミクスをそこに導入しています
Bir yerlere gitmedimki.Nunca me fui.
Bir yerlere ulaştık.Bene bene.
Bir yerlere ulaştık.حسناً جيد
Bir yerlere ulaştık.キャンセルできますか。
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Biciclete zboară peste tot, roţi se rostogolesc pe lângă voi, spiţe ajung în locuri ciudate.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Biciclette che volano ovunque, manubri che vi rotolano davanti, e raggi che finiscono nei posti più assurdi.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Cykler flyver ud over det hele, hjulene ruller forbi dig, eger lander uheldige steder.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Fahrräder, Räder, alles fliegt kreuz und quer. Speichen verkeilen sich in prekären Stellen.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.여기저기로 자전거들은 날아가고, 바퀴들이 여러분들 앞을 지나 굴러가네요. 바퀴살은 예상치 못한 곳으로 가구요.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Kolesa letijo na vse strani, gume se kotalijo mimo vas. Špice pristanejo na nenavadnih mestih.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Les vélos volent partout, les roues roulent à coté de vous, les rayons atterrissent à des endroits bizarres.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Mindenfelé röpködnek a kerékpárok, a kerekek melletted gurulnak el, a küllők lehetetlen helyeken landolnak.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Overal zie je fietsen vliegen, de wielen komen voorbij rollen, spaken komen op akelige plekken terecht.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Rowery rozlatują się, koła przetaczają się obok, szprychy lądują w dziwnych miejscach.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Vzduchem letí kola, špice přistanou do nevhodných míst.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Xe đạp bay tung tóe khắp nơi, những chiếc bánh xe lăn qua bạn, niềng xe văng ra những chỗ khác nhau.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Ποδήλατα πετάγονται παντού, ρόδες κυλούν δίπλα σας, ακτίνες καταλήγουν σε περίεργα μέρη.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Велосипеди хвърчат навсякъде, колела се въртят около вас, спици се приземяват на странни места.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Велосипеды и колеса разлетаются в разные стороны, спицы втыкаются где надо и где не надо.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.אופניים עפים לכל מקום, גלגלים מתגלגלים לידכם חישורים מגיעים למקומות מביכים
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.وتتطاير الدراجات في كل مكان والعجلات تتدحرج بجانبك وتلقى المكابح في اماكن غريبة
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.スポークがヘンなところに着地 ドアに入りましょう
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.A növény kap valamit, és a szender máshol is elterjeszti a virágport.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.A planta recebe algo, e a traça espalha o pólen noutro lado.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.De plant krijgt iets en de kolibrievlinder verspreidt het stuifmeel naar elders.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Die Pflanze profitiert davon, dass der Kolibri die Pollen weiterverbreitet.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.식물도 무언가를 얻고 나방은 대신 꽃가루를 다른 곳으로 전달해 주지요.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.La pianta ottiene qualcosa, e la farfalla sfinge sparge il polline da qualche altra parte.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.La planta obtiene algo y la esfinge colibrí distribuye el polen por otros lugares.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.La plante reçoit quelque chose, et le moro sphinx répand le pollen à un autre endroit.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Planta primeşte ceva, iar molia împrăştie polenul în altă parte.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Rastlina mu niečo poskytne a on rozšíri peľ.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Roślina dostaje coś w zamian, a fruczak gołąbek rozprzestrzenia pyłek gdzie indziej.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Rostlina něco poskytne a dlouhozobka rozšíří pyl.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Tanaman ini mendapat sesuatu dan ngengat ini menyebarkan serbuk sari ke tempat lain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod