Bazıları öğrenciyken yaşadığım yerlere benziyor.そして一番下まで行くと、
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Abbiamo insistito in questo senso andando in posti dove i musei non ci sono affatto.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Alors j'ai décidé d'aller plus loin dans cette direction et d'aller dans des endroits où il y a zéro musée.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Also beschloss ich, in dieser Richtung weiterzumachen und an Orte zu gehen, wo es gar keine Museen gibt.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Así que decidí ir más lejos en esta dirección e ir a lugares donde no haya museos.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Astfel, am decis să continui în această direcţie, şi să merg în locuri unde nu există nici un muzeu.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Daarom besloot ik op die manier verder te gaan naar plaatsen waar helemaal geen musea zijn.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Então decidi ir mais longe nesta direção e ir a lugares onde há zero museus.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.그래서 저는 계속 이런 방식을 하기로 하고 미술관이 없는 지역으로 뛰어들었습니다.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Rozhodol som sa týmto smerom pokračovať a ísť na miesta, kde nie sú žiadne múzeá.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Tak jsem se rozhodl jít ještě dál a jít na místa, kde nejsou žádná muzea.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Thế là tôi quyết định sẽ đi xa hơn theo hướng này và tới những nơi không có một bảo tàng nào cả.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Więc postanowiliśmy dalej podążać tym kierunkiem, i udać się do miejsc, gdzie nie ma muzeów.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Αποφάσισα λοιπόν να πάω παρακάτω σε αυτή την κατεύθυνση και να πάω σε μέρη που δεν υπάρχει κανένα μουσείο.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Затова реших да продължа по-нататък и да отида на места където няма нито един музей.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.Я решил пойти ёщё дальше в этом направлении и выставлять свои работы там, где вообще нет музеев.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.לכן החלטתי ללכת עמוק יותר בכיוון הזה ולהגיע למקומות בהם בהם ישנם אפס מוזאונים.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.لذلك قررت المضي قدما في هذا الاتجاه والذهاب الى اماكن حيث لا يوجد متاحف على الاطلاق.
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.於是我決定繼續向呢個方向發展 去啲無博物館嘅地方。
Ben de bu yolu takip etmeye ve hiç müze olmayan yerlere gitmeye karar verdim.美術館が一つもない地域へ行くことにしました このような発展途上の社会へ行くと
Ben de. O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.גם לי יש סידורים בקשר לחנות ביום הזה
Ben de. O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.أهـ. انا ايضاَ. ذاهب الي مكان ما مع عمال المحل في ذلك اليوم..
Ben de. O gün restoranda çalışanlarımla bir yerlere gideceğim.僕もダメだよ 誕生日会に呼ばれてるんだ
Ben yatırımımı sadece paramı alacağımı bildiğim yerlere yatırırım. -投資をしたいという人も居て、 とてもレートの高い物に、私のお金で、
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Dúfam, že nájdem nové teritóriá, že objavím zvuky, ktorú som ešte nikdy nepočula.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Espero chegar a novos territórios para descobrir sons que nunca ouvi antes.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Ich hoffe, neue Territorien zu erschließen und Klänge zu entdecken, die ich nie zuvor gehört habe.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Ik hoop nieuwe territoria te bereiken, en geluiden te ontdekken die ik nooit voordien heb gehoord.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.J'espère atteindre de nouveaux territoires pour découvrir des sons que je n'ai jamais entendus avant.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.저는 제가 들어본 적이 없는 소리를 발견할 수 있는 새로운 영역에 도달하기를 희망하죠.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Pragnę odkrywać nowe lądy a raczej nowe dźwięki, które nigdy nie były słyszane.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Remélem új tájakra érkezem, hogy sosem hallott hangokat fedezzek fel.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Saya ingin sampai ke area baru untuk menemukan suara yang belum pernah saya dengar sebelumnya.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Spero di approdare a nuovi territori per scoprire suoni che non ho mai ascoltato prima.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Sper să ajung pe noi teritorii pentru a descoperi sunete pe care nu le-am auzit niciodată înainte.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Upam, da bom prispela na nova področja, da bi odkrila zvoke, ki jih še nikoli nisem slišala.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Yo espero llegar a territorios nuevos para descubrir sonidos que nunca había oído antes.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Ελπίζω να φτάσω σε νέα εδάφη για ν' ανακαλύψω ήχους που δεν έχω ξανακούσει.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Надявам се да стигна до нови територии, да открия звуци, които не съм чувала никога преди.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.Я надеюсь освоить новую область для раскрытия совершенно нового звучания.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.אני שואפת להגיע לטריטוריות חדשות, לגלות צלילים שמעולם לא שמעתי.
Ben yeni yerlere ulaşmak ve daha önce hiç duymadığım sesler keşfetmeyi umuyorum.اتمنى ان اصل الى مناطق جديدة لاكتشف اصوات لم اسمعها من قبل
Beraber kaçsak mı? Denizaşırı bir yerlere.Devrions-nous nous enfuir ?NS'échapper à l'étranger.
Beraber kaçsak mı? Denizaşırı bir yerlere.Θέλεις να το σκάσεις κάπου στο εξωτερικό;
Beraber kaçsak mı? Denizaşırı bir yerlere.هل تريدين الهروب الى مكان ما في الخارج؟
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Dobbiamo riuscire ad addentrarci in posti spaventosi, dove potremmo... che pensiamo di conoscere.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Et nous devons aller dans des terrains dangereux où on pourrait, vous savez, nous pensons que nous savons.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.I musimy być gotowi wyruszyć w każdej chwili do tych strasznych miejsc, rozumiecie, które myślimy, że znamy.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.그리고 우리가 알고 있다고 생각하는 그 끔찍한 장소로 갈 수 있어야만 합니다.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Si trebuie sa mergem in locuri infricosatoare pe care credem ca le cunostem.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.We moeten in staat zijn naar enge plekken te gaan, die we denken te kennen.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Wir müssen uns in beängstigende Situationen begeben können, die wir vielleicht zu kennen glauben.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.Y tenemos que estar dispuestos a sentirnos incómodos.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.И мы должны быть в состоянии заходить в пугающие области, о которых, как нам кажется, мы знаем все.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.И трябва да сме в състояние да ходим на плашещи места, където може, разбирате ли, мислим, че познаваме.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.ושנהיה מסוגלים להיכנס למקומות המפחידים שאנו חושבים שאנחנו מכירים.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.وإننا نكون مستعدين أن نذهب إلي أماكن مخيفة حيث أنه من الممكن , تعرفون , نعتقد أننا نعرفها .
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.すでに解っていると思っていても そして少しだけでも心を開き 知識を高める
Bildiğimiz kadarıyla onların torunları da yeni yerlere göç ettiler.그들의 후손들이 새로운 환경으로 이동하면서
Bildiğimiz kadarıyla onların torunları da yeni yerlere göç ettiler.שכאשר הצאצאים שלהם חודרים לסביבה חדשה,