yerleştirme ile cümle
yerleştirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"Geliştirilmiş Silah Yerleştirme Aygıtı"nı satın alarak nişan alma hızınızı da geliştirebilirsiniz."개량형 주포 구동 장치"를 구입하여 조준 속도 역시 향상시켜야 합니다
"Geliştirilmiş Silah Yerleştirme Aygıtı"nı satın alarak nişan alma hızınızı da geliştirebilirsiniz.Měli byste také zlepšit svou rychlost zaměření nákupem vylepšeného pohonu děla.
"Geliştirilmiş Silah Yerleştirme Aygıtı"nı satın alarak nişan alma hızınızı da geliştirebilirsiniz.Pour améliorer votre vitesse de visée, mieux vaut acheter le "Système de visée amélioré".
"Geliştirilmiş Silah Yerleştirme Aygıtı"nı satın alarak nişan alma hızınızı da geliştirebilirsiniz.Powinniście także poprawić waszą prędkość celowania, kupując "ulepszony system naprowadzania".
Gene de bunu grafiğe yerleştirmeliyiz, düşük farklılaşma diyelim. .Mais, nous allons juste coller juste au-dessus là, faible différenciation. Ce droit ici peut être une utilité.
Gene de bunu grafiğe yerleştirmeliyiz, düşük farklılaşma diyelim. .Але давайте просто віднесемо це сюди - низька диференціація. Прямо тут буде рентабельно.
Grafikleri kaydırdığınız zaman, bu yerleştirmek için en zor şeylerden biri olabilir. .여러분이 그래프를 평행 이동 시킬 때 습관을 들이는 게 가장 어려운 것 중 하나 입니다
Grafikleri kaydırdığınız zaman, bu yerleştirmek için en zor şeylerden biri olabilir. .عندما نقوم بتحريك الرسوم البيانية، فإن هذا يمكنه ان يكون واحداً من اصعب الاشياء للفهم
Grafikleri kaydırdığınız zaman, bu yerleştirmek için en zor şeylerden biri olabilir. .これが最も難しい点です。 グラフをいろいろ試してみてください。
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Aku bahkan mengajak teman-temanku datang ke sukuku
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Dokonca som zobral kamarátov do mojej komunity. Spolu sme inštalovali svetlá na domy, ktoré ich nemali.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Ik nam zelfs mijn vrienden mee naar mijn dorp. We installeren lichten op de huizen die er nog geen hadden.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.저는 친구들을 저희 마을에 데려가서, 함께 아무것도 없던 집들에
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Дори няколко приятели дойдоха в моя край и заедно поставихме лампички на къщи, където нямаше.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Я навіть привів друзів до своєї громади, і ми встановлюємо освітлення у будинках, які його не мають.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.אפילו הבאתי את חברי אל הקהילה שלי, ואנו מתקינים את התאורה בבתים
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.حتى أني أخذت أصدقائي لمجتمعي، و قمنا بتركيب الأنوار في البيوت
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.まだライトを付けていない家庭に ライトを取り付けています 同時に 設置方法も みんなに教えています
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.A sua vida será passada a pegar em pedaços de muitos lugares diferentes e a juntá-los num único mosaico.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.그들의 인생 전체는 서로 다른 장소에서 온 다양한 조각들을 하나의 스테인드글라스로 만들어 내는 데에 사용될 것입니다.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Passeranno tutta la vita a prendere pezzi di molti luoghi diversi ed a metterli insieme come in un mosaico.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Spędzą całe życie na poznawaniu wielu różnych miejsc i łączeniu ich w jedną całość.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Και όλη την ζωή τους θα μαζεύουν κομμάτια από διαφορετικά μέρη και τα ενώνουν σε ένα βιτρό.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Всю свою жизнь они будут собирать части различных мест и складывать их вместе в единый витраж.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.וכל חייהם יעברו בנטילת פיסות ממקומות שונים וצירופן ביחד למין תשבץ שלם המורכב כאילו מפיסות זכוכית צבעוניות.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.それをステンドグラスのように 組み立てながら 人生を送ります 彼らにとって 故郷とは 進行中の作品なのです
İkinci yuva "Geliştirilmiş Silah Yerleştirme Aygıtı" ile donatılmalıdır.El segundo compartimento debería tener un "Dispositivo de apuntamiento avanzado".
İmleci yerleştirmeye çalış.Essayer de placer le curseur
İmleci yerleştirmeye çalış.Forsøg at placere markør.
İmleci yerleştirmeye çalış.Försök placera markör.
İmleci yerleştirmeye çalış.Încearcă plasarea cursorului.
İmleci yerleştirmeye çalış.Intentar colocar el cursor.
İmleci yerleştirmeye çalış.Probeer de cursor te plaatsen.
İmleci yerleştirmeye çalış.Prova a posiziona cursore.
İmleci yerleştirmeye çalış.Tentar colocar o cursor.
İmleci yerleştirmeye çalış.Versucht, den Cursor zu platzieren.
İmleci yerleştirmeye çalış.Yritä sijoittaa kohdistin.
İmleci yerleştirmeye çalış.Προσπάθεια τοποθέτησης του δρομέα.
İmleci yerleştirmeye çalış.Намагатися розмістити курсор.
İmleci yerleştirmeye çalış.Опитайте да поставите курсора.
İmleci yerleştirmeye çalış.カーソルを移動します。
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Arrastrar a toda esa gente hacia una estructura predefinida que posea metas explícitas.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Bevonjuk azokat az embereket egy megtervezett struktúrába, amielynek kitűzött céljai vannak.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.D'amener ces personnes dans une structure préconçue qui a des objectifs explicites.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Incluir essas pessoas numa estrutura pré-formada que tenha objetivos explícitos.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Je zet die mensen in een voorgekauwde structuur die expliciete doelen heeft.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.이 사람들을 어떤 사전에 조직된 구조, 명확한 목표가 있는 틀에 집어넣는 것이죠.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Prendere quelle persone e metterle in una struttura già strutturata che ha degli scopi chiari.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Sa atragem aceste persoane intr-o structura pre-existenta care are scopuri explicite.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Um diese Menschen in eine vorgefertigte Struktur zu ziehen, die klare Ziele hat.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Untuk menarik orang-orang itu untuk berperan dalam sebuah struktur yang memiliki tujuan yang spesifik.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Združiť ľudí do predurčenej štruktúry s jasnými cieľmi.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Złączyć ową grupę w pewną zorganizowaną strukturę w jasno określonym celu.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Να συντονίσουμε τους ανθρώπους σε κάποια προκαθορισμένη δομή που έχει σαφείς στόχους.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Да привлечем тези хора в една готова структура, която има ясна цел.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Привлечь этих людей в некую готовую структуру с четкими целями.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.למשוך את האנשים האלו לתוך איזשהו מבנה מאורגן מראש שיש לו מטרות מוגדרות.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.لجذب أؤلئك الناس الى نوع من النماذج المرتبة مسبقاً التي لديها أهداف واضحة محددة .
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.集めるということです この組織化という方法には
İnsanlar okyanus organizmalarını alıp Pandora gezegenine yerleştirmemle ilgili yorumlar yaptılar.Ihmiset ovat kommentoineet, kuinka hyödynsimme merien organismeja