yerleştir ile cümle
yerleştir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sistem, bilgisayara bağlı saha çevresine yerleştirilmiş 8 kameradan oluşmaktadır.Ele possui oito discos verdes orbitando ao seu redor.
En son 2007 yılının Ocak ayında Bukit Barisan Milli Parkına yerleştirilen kamera tuzağına yakalanmıştır.Em janeiro de 2007, parte das cinzas de Bolaños foram levadas para a cidade.
Filiz hanım, onları özel bir liseye yerleştirir.Lizzie é aceite numa escola particular.
Arka plan ve kasıt bir kişiyi şeytani skalaya yerleştirmede göz önüne alınır.Contexto histórico e premeditação são considerados ao classificar uma pessoa no índice da maldade.
İşletmeleri bölgeye yerleştirmeye teşvik etmek için finansal politikalar uygulanır.Os recursos seriam destinados a adoção de medidas de estímulo econômico na região.
Örneğin ilk kabuğa 2 elektron, ikinci kabuğa 8 elektron ve üçüncü kabuğa 18 elektron yerleştirebilir.Ou seja, no primeiro nível, há 2 elétrons, no segundo 8, e assim por diante.
1962'de Küba'ya orta menzilli füzeler yerleştirmeye girişti.Em 1962, Cuba permitiu a instalação, em seu território, de mísseis nucleares soviéticos.
53 millî takım dokuz gruba beşer veya altışar olarak yerleştirilmiştir.Mais duas OVAs foram incluídos no quinto e nono volume.
Motor, karburütorünün kaputa sığmaması yüzünden yerleştirilememiştir.Curiosidades O botão de emergência do elevador não o deixa parado.
Telefon, özel bir şarj cihazına yerleştirilebilir ve kablo bağlantısı olmadan şarj edilebilir.Você pode ir e vir pelo mapa, sem ter de esperar em uma tela de carregamento separada.
İçerisine bir giriş salonu ve bir bar yerleştirilir.Um restaurante e um bar foram adicionados.
Bu durum onu Hertzsprung-Russell diyagramında sağ üst köşeye yerleştirir.Esse processo as move para cima e para a direita no diagrama de Hertzsprung-Russell.
Telefonun arkasına ise güç düğmesi ve ses düğmeleri yerleştirilmiştir.Na lateral, estão localizados ainda o botão power e os controles de volume.
Osmanlı sultanlarından II. Beyazıt yöreye birçok konar-göçer aşiret yerleştirmiştir.Jack, muito esperto, colocou em torno da base da árvore vários crucifixos.
Bu yüzden daima bir gözlemci onunla hareket etmek üzere yerleştirilebilir.A partir de então um policial fica a disposição deles para vigia-la.
Michael Scofield (Wentworth Miller) kaçış planını üzerine dövmeyle yerleştirmiştir.William Watherton em Louca Escapada.
Uygulamalar ancak bir kategoride yerleştirilebilir.Apps kunnen enkel in één categorie worden geplaatst.
Anıtkabir yapı topluluğu içinde, simetri gözetilerek yerleştirilmiş olan on adet kule vardır.Aan het voorste gedeelte van het lichaam (een hoofd is niet goed te onderscheiden) bevinden zich tien ogen.
Tutsakların çoğunu Delhi yöresine yerleştirdi.Hij liet veel Mongoolse inwoners van Delhi arresteren.
Arabasını geri aldıktan sonra bagaja patlayıcı yerleştirir.Bij aankomst worden de koffers uitgeladen.
Sonuç olarak Springfield'a EPA tarafından kocaman bir cam kubbe yerleştirilir.Als gevolg hiervan plaatst de EPA een enorme glazen koepel over Springfield.
2003 yılında APG II system, bu familyayı kabul etmiştir ve Asparagales takımına yerleştirmiştir.In de hier gehanteerde APG II-systeem (2003) is de familie in de orde Asparagales geplaatst.
Burada bir Aedikula içerisine yerleştirilen Petrus'un kemikleri bulunmaktadır.De troon van Petrus staat op een sokkel die voorzien is van een reliëf.
Turän nehri ve Korgos nehirleri arasına (İli nehrinin sağ sahilinde) yerleştirilmişlerdir.In het westen en rond de rivieren en bronnen verbouwt men ook (rijst).
Bir çerçeve hikâye ve bu çerçeve anlatının içine yerleştirilen yedi hikâyeden oluşur.De titel van het boek is afgeleid van een van die zeven verhalen.
Elde edilen toplam ikiye bölünerek yerleştirmeye esas puan elde edilir.Voor elk onderdeel wordt de volgende verdeling gehanteerd:
Werner kardeşler aracın motorunu, kadronun altına iki teker arasına yerleştirdiler.De gebroeders Werner plaatsten hun motorblokje voor het stuur boven het voorwiel.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Door een membraan kan hij zijn ogen onder water openhouden.
Bu yardımlar yolda herhangi bir yere yerleştirilebilir.Bovendien kan in alle richtingen aangebouwd worden.
Bomba yerleştirildikten sonra yaklaşık 20-25 saniye boyunca bomba çözülmez ise bomba patlıyor.Zodra een bom geplaatst is, duurt het zo'n 30 seconden voordat de bom ontploft.
Delikler üzerine, doğal olarak açık duran kapaklar yerleştirilmiştir.In de achtergevel waren oorspronkelijk openslaande tuindeuren geplaatst.
Düşten Güzel'den sonra çıkanları ise 'Sonrakiler”' bölümüne yerleştirdim.Aldus liet hij een indruk van weldoenerij na op latere generaties.
Bu nedenle bir dizi transdüktör gemi altına yerleştirilir.Hierbij zijn meerdere transducers aangebracht onder het schip.
Cesetler yerleştirilmişti.De lijken werden gecremeerd.
Bunun sebebi 5 silindirli motorun enlemesine yerleştirilmesinden kaynaklanıyor.Dit komt doordat de Euro 5 motoren een andere plaatsing vereisten.
Otomatik bir yerleştirme sistemi vardır.En er moest een automatisch herlaadsysteem zijn.
Önceden oraya bomba yerleştirdi.Voorheen stond op deze plaats een draaibrug.
Bu kanal boyunca ayrıca Çinliler Tatar ailelerini (Tarançi) yerleştirmişlerdir.Intussen zijn ook de Chinezen op zoek naar de schat.
Tür, bazı sınıflandırmalarda Steropodontidae'ye yerleştirilmiştir.De soort is in sommige classificaties zelfs in Strigocuscus geplaatst.
Asi Renji, 11. Bölük'e yerleştirildi ve sonunda 6. Mevki'ye yükseldi.Hierna ging Renji naar de 11e divisie en kreeg daar de rang van 6de seat officer.
Lübnan hükümeti, güneye yerleştirilecek birliklerin 15,000 asker gücünde olacağını söylemiştir.Voorts had het land beslist in dat geval 15.000 troepen naar Zuid-Libanon te zullen sturen.
Yerleştirilmesi kolaydır.Moeilijk kunnen plassen.
502 - Nauglamír tekrar dövülür ve ortasına Silmaril yerleştirilir, Thingol ve Cüceler tartışır.502 - De Dwergen smeden de Silmaril in Nauglamir onder leiding van Amroth maar raken slaags met Thingol.
Sonra onu sağlam bir karargâhta yerleştirdik.En plotseling bescheen een groot licht die plaats.
1700 yıllarında Kont Antal Grassalkovich köye Slovakyalıları yerleştirdi.Ecser was in het bezit van graaf Antal Grassalkovich die in de vroege 17e eeuw Slowaken naar het dorp haalde.
Bu, Bien Hoa Hava Üssü'nün pistine tanklar yerleştirilerek yapıldı.Op de startbaan van de Bien Hoa Air Base werden tanks geplaatst.
Gizli operasyonlar için hafızasına sahte anılar yerleştirildi.Hij werd vanwege zijn ondergrondse imago ook geassocieerd met geheime bijeenkomsten.
Devlet tarafından evler yapılmış ve halk buraya yerleştirilmiştir.Het parlement was er gevestigd en de regering zetelde er.
Her yere bombalar yerleştirilmiştir.Overal werd gerookt.
Mozaikler Romalı esirler tarafından yerleştirilmiş olabilir.De fazant is hier waarschijnlijk ingevoerd door de Romeinen.
Örnek olarak kömür parçalarını alarak ateşin içine yerleştirmeye yarayan ateş-maşaları verilebilir.De blikschaar wordt bijvoorbeeld door de brandweer gebruikt om auto's open te knippen.
1254 yılında San Marco Bazilikası ön cephesindeki teras kısmına yerleştirilmiştir.In 1254 op de Basiliek van San Marco geïnstalleerd.
Kontrol kabinine yerleştirilen dayanıklı bir bilgisayar MFC kartı sayesinde robot sistemi ile iletişim kurar.In de besturingskast bevindt zich een industriële PC, die via de MFC met het robotsysteem communiceert.
Constantinus Ren cephesinde güvenliği sağladı ve Galya'dan İtalya'ya uzanan geçitlere asker yerleştirdi.Constantijn beveiligde de grens langs de Rijn, en liet de passen tussen Gallië en Italië bewaken.
Oyun başlamadan önce oyuncular bir lobiye yerleştirilir.Aan het begin van het spel wordt de speler in één van de groepen geplaatst.
Metal levha daha sonra yalıtkan plakası üzerine yerleştirilir.Daarna wordt de metalen plaat op de diëlektrische plaat gebracht.
Daha sonra her uygulama kendi özel nesnelerini ekler ve tuval üzerine yerleştirir.Ten slotte kan dan ieder zijn eigen spullen meenemen en zijn eigen weg gaan.
Livia, matrona olarak tabir edilen asil Romalı kadın modelini yerleştirdi.Livia zou het rolmodel worden voor de adellijke matrona.
Hatta tamir için eşya gerekiyorsa, bu eşyalar bulunup yerleştirilmelidir.Om dit gerecht te maken moeten de ingrediënten worden geroosterd.
O senenin sorusu bir gemi üzerine gemi direklerini yerleştirmenin en iyi yolunun bulunmasıydı.De opdracht was om de beste plaats te bepalen, waar op een schip de mast moet worden geplaatst.