yerleşmek ile cümle

yerleşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yerleşmek ve tarih testi için çalışmak zorundasın.You have to settle down and study for the history test.
Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.Tom is ready to settle down and start a family.
O yerleşmek ve çocuk sahibi olmak istiyor.She wants to settle down and have children.
O yerleşmek istediğini söylüyor.He says that he wants to settle down.
Yerleşmek için bir puanımız var.We have a score to settle.
Tom yerleşmek istediğini söylüyor.Tom says that he wants to settle down.
O, Arkhangelsk'te onunla yerleşmek istiyordu.She wanted to settle down with him in Arkhangelsk.
Yerleşmek zorunda değilsiniz.You don't have to settle.
Mars'a yerleşmek mümkün mü?Can Mars be colonized?
Tom yerleşmek istemiyor.Tom doesn't want to settle down.
Sami yerleşmek istedi.Sami wanted to settle down.
İsrail'e belirli bir statüte olmadan yerleşmekteydiler.They had settled in Israel without official status.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.He may have hoped to settle there, but there is controversy about the reasons for his travels.
İsviçre'ye yerleşmek zorunda kaldı.He settled in Switzerland.
Böylece sayıları artmaya devam etmekte ve hatta artık büyük şehirlere girip yerleşmektedirler.Then, they curve to the west and enter the main part of the city.
Arka planda, Barclays, ihtiyacı Lloyds yerleşmek.Well, behind the scenes, Barclays needs to settle with Lloyds.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.He would settle himself even more deeply in his arm chair.
Hayır... ...onun yanına ben yerleşmek istedim.No. I asked to be near her.
Bu durumda ise, bir parazit bir farenin içine giriyor. Amacı bir kedinin midesine yerleşmek.A parasite gets into a mouse and needs to get into the belly of a cat.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Also proud to have relocated here to Boston, where I actually grew up.
Yerleşmek, henüz değil.Settle? Not yet!
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Settling down in South Korea was a lot more challenging than I had expected.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Reptiles were now equipped to colonize the uplands.
Ama yerleşmek yerine,But instead of settling down,
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.I sat down on an old wooden settle, carved all over like a bench on the Battery.
Yerleşmek için en uygun yerlerse tepelerdi.The only places suitable for settlements were hills.
Doğru Galakside Doğru Yere YerleşmekThe right location in the right kind of galaxy
Ayrıca, McLaughlin Loud yerleşmek, bir aile kurmak ve "normal bir hayat yaşamak" istiyordu.McLaughlin Loud also wanted to settle down, start a family, and "live a normal life".
Savaştan döndükten sonra, yerleşmek için hiç ara vermedi.After he came back from the war, he took no breaks in settling down.
Göçmen (muhacir), bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla göç eden kişidir.Eine Art der Migration ist die Flucht aus dem Heimatland in ein anderes Land.
Japonya dışına çıkan Japonlar buraya yerleşmektedir.Les Japonais s'installent au Cambodge.
Kalıcı göç; yerleşmek amacıyla göç etmek.Campo de refugiados: asentamiento temporal construido para recibir refugiados.
Eyerin en derin kısmına yerleşmek önemlidir.Está ausente en la parte más profunda.
Göçmen (muhacir), bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla göç eden kişidir.Inmigración es la llegada a un país de personas procedentes de otro país o lugar.
O dönemde aklında Avrupa’ya yerleşmek vardı.Non disdegnò, in questo periodo, viaggiare in Europa.
Han'ın hayali ise Tokyo'ya yerleşmekti.После смерти Жизель, Хан переезжает в Токио.
Eğitim almak ve resim yapmak için İspanya, Belçika ve Roma’ya gittikten sonra yerleşmek üzere Paris’e döndü.Прежде чем вернуться и поселиться в Праге, работал в Лондоне, Берлине и Риме.
Kalıcı göç; yerleşmek amacıyla göç etmek.Permanent residence (англ.), Just Landed.
1867 yılının güz başlarında P. Kropotkin, ağabeyi ve ailesi Petersburg'a yerleşmektedirler.В начале осени 1867 года Кропоткин и его брат со всей семьёй переехали в Санкт-Петербург.
O dönemde aklında Avrupa’ya yerleşmek vardı.في هذه الفترة كان في عقله أن يستقر في أوروبا.
Merkezden 8 km güneydoğuda yerleşmektedir.Localiza-se a 8 km ao sul do centro.
Kalıcı göç; yerleşmek amacıyla göç etmek.Duurzaam bouwen is bouwen met duurzaamheid als doel.
O dönemde aklında Avrupa’ya yerleşmek vardı.Ze beslisten toen permanent in Europa te blijven wonen.
İsviçre'ye yerleşmek zorunda kaldı.Usadil se tedy ve Švýcarsku.
Ostrogotlar kendi hayat tarzlarına daha uygun yeni bir bölgede yerleşmek için çabalar göstermekte idiler.Vážky hledají nové vhodné lokality k životu.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Se presupune că era folosit pentru navigație, dar poate avea, de asemenea, și alte scopuri.
Bir rivayete göre de, eski zamanlarda köye yerleşmek için iki yabancı gelmiş.A legenda szerint egyszer két messze idegenből érkezett vendég köszönt be hozzá váratlanul.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Valószínűleg újra tud majd járni, de azon gondolkozik, hogy hogyan tudna kiugrani az erélyen.
İsviçre'ye yerleşmek zorunda kaldı.Asuinpaikkana heillä oli Sveitsi.
O dönemde aklında Avrupa’ya yerleşmek vardı.Την ίδια περίοδο εγκαταστάθηκε μόνιμα στην Ευρώπη.
Göçmen (muhacir), bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla göç eden kişidir.Αποδημία είναι η πράξη κάποιου να φύγει από την πατρίδα του με σκοπό να εγκατασταθεί αλλού.
Bununla birlikte yöreye esas olarak yabancılar yerleşmekteydi.Στην κατασκήνωση παραθέριζαν κυρίως ξένοι.
İsviçre'ye yerleşmek zorunda kaldı.Han tog ophold i Schweiz.
Han'ın hayali ise Tokyo'ya yerleşmekti.Liu's territorium blev indlemmet i Tang.
Genç Dryas'ın soğuk ve kurak dönemlerinde, herhangi bir yere kalıcı olarak yerleşmek imkânsızdı.Selama periode Younger Dryas yang dingin dan kering, tempat tinggal permanen di suatu lokasi adalah mustahil.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Có lịch trình được vạch sẵn nhưng cũng có thể tùy hứng thay đổi trong chuyến đi.
Eyerin en derin kısmına yerleşmek önemlidir.美濃路の宿場では最も小規模である。
Merkezden 8 km güneydoğuda yerleşmektedir.中心部から約8km南西に位置する。
İsviçre'ye yerleşmek zorunda kaldı.后赴瑞士定居。
İsviçre'ye yerleşmek zorunda kaldı.그는 영국을 거쳐 스위스에 정착했다.
İlgili Sayfalar