yerleşik ile cümle

yerleşik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Egy beépített oxigén sűrítővel is rendelkezik.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Er zit een ingebouwde zuurstofconcentrator in.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Este un concentrator incorporat de oxigen aici în partea de jos.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Hay un concentrador de oxígeno instalado aquí.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Hier gibt es einen eingebauten Sauerstoffkonzentrator.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Il y a un concentrateur d'oxygène incorporé là en bas.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Jest tam wbudowany koncentrator tlenu.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.아래쪽에는 산소 발생기가 설치되어 있습니다.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Qui è contenuto un concentratore di ossigeno.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Υπάρχει ένα ενσωματωμένος συμπιεστής οξυγόνου εκεί.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Здесь внизу есть встроенный кислородный концентратор.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.Там има вграден кислороден концентратор.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.יש מרכז חמצן בנוי בתוכה שם למטה.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.يوجد مكثف الأوكسجين مدمجا هنا في الاسفل.
Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.酸素については既に何度か言及してきましたよね
Yerleşik isimler uyuşukluk içindeki büyük şirketler olmadıkları sürece... ...kendi alanlarını savunacaktır.기존의 기업들은 가만히 손 놓고 있는 게 아니라 자기 영역을 지키려 할 것이며 기존 기업의 네트워크 효과도 염두에 둬야 합니다
Yerleşik isimler uyuşukluk içindeki büyük şirketler olmadıkları sürece... ...kendi alanlarını savunacaktır.عادة إن لم يكن شاغلي السوق شركات كبرى تغط في النوم، فإنهم سيحمون مضمارهم وتذكر أثر الشبكة على شاغل السوق.
Yerleşik isimler uyuşukluk içindeki büyük şirketler olmadıkları sürece... ...kendi alanlarını savunacaktır.既存企業によるネットワーク効果もあります 重要なのは商品だけでなく
Yerleşik jeneratörlere sahip.Are la bord generatoare de curent.
Yerleşik jeneratörlere sahip.Ha dei generatori a bordo.
Yerleşik jeneratörlere sahip.Het heeft generatoren aan boord.
Yerleşik jeneratörlere sahip.Il a des groupes électrogènes à bord.
Yerleşik jeneratörlere sahip.선내에 발전기도 있고요.
Yerleşik jeneratörlere sahip.Nó có máy phát điện.
Yerleşik jeneratörlere sahip.Tem geradores a bordo.
Yerleşik jeneratörlere sahip.Tiene generadores a bordo.
Yerleşik jeneratörlere sahip.Έχει πάνω γεννήτριες
Yerleşik jeneratörlere sahip.На борда има генератори.
Yerleşik jeneratörlere sahip.На борту есть генераторы.
Yerleşik jeneratörlere sahip.יש עלייה גנרטורים.
Yerleşik jeneratörlere sahip.وتحتوى على مولدات كهرباء على متنها
Yerleşik jeneratörlere sahip.およそ100万キロワットが発電され、
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular."Co ja z tego mam?" - myślą ludzie.
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.E criam uma sociedade, à qual chamam de estabelecida.
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.Et ils construisent un société, qu'ils appellent établie.
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.Ja he rakentavat yhteiskunnan jota he kutsuvat perustetuksi.
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.그래서 그들이 땅의 일부라고 생각하도록 만들 겁니다 그들은 기성사회를 만들었습니다
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.Och de har byggt ett samhälle som de säger är färdigbyggt.
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.Şi construiesc o societate pe care o numesc "stabilită".
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.Sie bauen eine Gesellschaft auf, welche sie Establishment nennen.
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.Tako oblikujejo družbo, ki jo razumejo kot ustaljeno.
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.Y se ha construido una sociedad, que llaman "establecida".
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.И са установили общество, което те наричат изградено.
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.Они построили общество, называя его устоявшимся.
Yerleşik olarak adlandırdıkları bir toplum kurdular.,وقاموا ببناء مجتمعٍ ، و سموه مـُـنشأة
Yerleşik olarak yaşamayı kanıtlayacak koşullar, örneğin, şunlar olabilir:La residencia permanente puede demostrarse, por ejemplo, mediante los siguientes factores:
Yerleşik olarak yaşamayı kanıtlayacak koşullar, örneğin, şunlar olabilir:Stadigvarande boende kan påvisas till exempel genom följande omständigheter:
Yerleşik olarak yaşamayı kanıtlayacak koşullar, örneğin, şunlar olabilir:Vakinaista asumista voivat osoittaa esimerkiksi seuraavat seikat:
Yerleşik olarak yaşamayı kanıtlayacak koşullar, örneğin, şunlar olabilir:Vous pouvez prouver la résidence permanente avec les points suivants :
Yerleşik olarak yaşamayı kanıtlayacak koşullar, örneğin, şunlar olabilir:Доказательствами вашего намерения постоянно жить в Финляндии могут быть, например, следующие обстоятельства:
Yerleşik olarak yaşamayı kanıtlayacak koşullar, örneğin, şunlar olabilir:يمكن إثبات السكنى الدائمة في فنلندا بما يلي:
Yerleşik olarak yaşamayı kanıtlayacak koşullar, örneğin, şunlar olabilir:您可通过下列方法证明您在芬兰稳定居留:
Yerleşik rakipler vardır. Müşteriler pazarı bilirler.Los clientes pueden nombrar el mercado.
Yerleşik rakipler vardır.Клієнти можуть назвати ринок.
Yerleşik Yazılım:Fast program:
Yerleşik Yazılım:Fast program:
Yerleşik Yazılım:Firmware & #160;:
Yerleşik Yazılım:Firmware:
Yerleşik Yazılım:Firmware:
Yerleşik Yazılım:Firmware:
İlgili Sayfalar