Bu nedenle, bu ikiz görevleri yerine getirmek için bundan birkaç yıl önce Prakash Projesini başlattım.И така, за да приложа тези мисии-близнаци, преди няколко години започнах проекта "Пракаш".
Bu nedenle, bu ikiz görevleri yerine getirmek için bundan birkaç yıl önce Prakash Projesini başlattım.Чтобы выполнить эту двойную миссию, несколько лет назад я запустил проект Пракаш.
Bu nedenle, bu ikiz görevleri yerine getirmek için bundan birkaç yıl önce Prakash Projesini başlattım.Щоб виконати цю подвійну місію, декілька років назад я запустив проект Пракаш.
Bu nedenle, bu ikiz görevleri yerine getirmek için bundan birkaç yıl önce Prakash Projesini başlattım.אז, על מנת לממש את השליחויות התאומות הללו השקתי לפני כמה שנים את הפרויקט "פראקאש".
Bu nedenle, bu ikiz görevleri yerine getirmek için bundan birkaç yıl önce Prakash Projesini başlattım.إذن لكي نحقق هاتين المهمتين أطلقت منذ بضعة أعوام مشروع براكاش.
Bu nedenle, bu ikiz görevleri yerine getirmek için bundan birkaç yıl önce Prakash Projesini başlattım.実行するために 数年前に、プロジェクト・プラカシュを立ち上げました プラカシュは、多くの人が知っているように
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.A ich bratia, Leviti, boli oddaní ku každej službe príbytku domu Božieho.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Bratří pak jejich Levítové jiní oddáni jsou ke všelikému přisluhování příbytku domu Božího.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh em chúng, là những người Lê-vi khác, đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức Chúa Trời.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh_em chúng , là những người Lê-vi khác , đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức_Chúa_Trời .
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Deres Brød Leviterne var pligtige at gøre alt Arbejdet ved Guds Hus's Bolig;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.És testvéreik, a Léviták rendeltetnek vala az Isten háza hajlékának egyéb szolgálatjára.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Fraţii lor, Leviţii, erau însărcinaţi cu toată slujba locaşului Casei lui Dumnezeu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Hun familieleden (alle andere Levieten) waren belast met allerlei andere taken in de tabernakel.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Ihre Brüder aber, die Leviten, waren gegeben zu allerlei Amt an der Wohnung des Hauses Gottes.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.In njih bratje, leviti, so bili določeni za vso službo pri prebivališču hiše Božje.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.저희의 형제 레위 사람들은 하나님의 집 장막의 모든 일을 맡았더라
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Leurs frères, les Lévites, étaient chargés de tout le service du tabernacle, de la maison de Dieu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Mas Arão e seus irmãos, os levitas, foram designados para todo o serviço do tabernáculo da casa de Deus.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Tugas-tugas lain di rumah ibadat diserahkan kepada rekan-rekan mereka orang Lewi juga
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Y sus hermanos, los levitas, fueron asignados a todo el servicio del tabernáculo de la casa de Dios
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.και οι αδελφοι αυτων οι Λευιται, διωρισμενοι εις πασας τας υπηρεσιας της σκηνης του οικου του Θεου.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Братья их левиты определены на всякие службы при доме Божием;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.и братята на левитите, които бяха определени за цялата служба в скинията на Божия дом.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.ואחיהם הלוים נתונים לכל עבודת משכן בית האלהים׃
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.واخوتهم اللاويون مقامون لكل خدمة مسكن بيت الله.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們 的 族 弟 兄 利 未 人 、 也 被 派 辦 神 殿 中 的 一 切 事
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們的族 弟兄 利未 人 、 也 被 派辦 神殿 中的 一切事
Bu olayı yerine getirmek için sandığınızdan daha az çeşitlilik var.Cakupan seluruh even terbatas dari yang anda harapkan.
Bu olayı yerine getirmek için sandığınızdan daha az çeşitlilik var.la portée de ce qu'il peut englober est plus restreinte qu'on ne le pense.
Bu olayı yerine getirmek için sandığınızdan daha az çeşitlilik var.La varietā di ciō che si puō inserire nell'evento č pių ristretta di quanto si possa immaginare.
Bu olayı yerine getirmek için sandığınızdan daha az çeşitlilik var.Nên triển khai phạm vi hoạt động trong thời gian nhất định ít hơn chúng ta tưởng tượng.
Bu olayı yerine getirmek için sandığınızdan daha az çeşitlilik var.Rozsah možností u této události je užší než jste předpokládal.
Bu olayı yerine getirmek için sandığınızdan daha az çeşitlilik var.Вариантите са все по-ограничени.
Bu olayı yerine getirmek için sandığınızdan daha az çeşitlilik var.Наши возможности уже, чем можно подумать.
Bu olayı yerine getirmek için sandığınızdan daha az çeşitlilik var....المدى لتحقيق هذا الحدث أضيق مما تتصور
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!14年間 森へ追放する さよなら 息子よ お前は高貴で正しい
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Aby dotrzymać tej przysięgi, zamiast cię koronować, muszę cię wygnać do lasu na 14 lat!
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Để tôn trong lời thề này, thay vì trao cho con ngôi vua, ta phải đày con vào rừng suốt 14 năm!
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Et pour l'honorer, au lieu de te couronner, je dois t'exiler dans la forêt durant 14 ans.
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!För att infria löftet måste jag- förvisa dig till skogen i 14 år!
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Hogy megtartsam szavamat, most koronázás helyett 14 évre a vadonba száműzlek.
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!K uctění tohoto slibu, místo korunování tě králem, musím tě vyhnat do lesa na 14 let!
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Lupauksen pitääkseni - kuninkaaksi kruunaamisen sijasta, minun on karkotettava sinut metsään 14 vuodeksi.
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Para cumplirlo, en vez de coronarte rey, debo ¡desterrarte al bosque durante 14 años!
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Para honrar esse voto, em vez de coroar-te rei, tenho de Banir-te para a Floresta por 14 anos!
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Pentru a onora acest jurământ, în loc să te încoronez rege trebuie să te surghiunesc în codru pentru 14 ani!
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Per tener fede a questa promessa, invece di incoronarti devo scacciarti nella foresta per 14 anni!
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!Um dieser Schwur verlangt, dass ich statt Dich zu krönen, 14 Jahre lang in den Wald verbannen muß.
Bu yemini yerine getirmek için, seni kral ilan etmek yerine, 14 sene boyunca ormana sürgüne gönderiyorum!כדי לכבד נדר זה, לא אמליך אותך למלך, אלא אגרש אותך ליער לתקופה של 14 שנה.
Ciencias hangi tüm öğrenciler zaman artı vaatlerini yerine getirmek için yüzeylerciencias하는 모든 학생들 때이 용이합니다 그 서약을 이행 할 표면
Ciencias hangi tüm öğrenciler zaman artı vaatlerini yerine getirmek için yüzeylerciencias שהם כאשר כל התלמידים בתוספת משטחים מתכוונים לקיים את הבטחותיה
Ciencias hangi tüm öğrenciler zaman artı vaatlerini yerine getirmek için yüzeylerciencias وهو عندما جميع الطلاب بالإضافة إلى السطوح على الوفاء بتعهداتها
Ciencias hangi tüm öğrenciler zaman artı vaatlerini yerine getirmek için yüzeylerそれが本当に約1万のカタログ 分をカウントし、それはそれだ
Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin isteğini yerine getirmek için gökten indim.Bom zstąpił z nieba, nie iżbym czynił wolę moję, ale wolę onego, który mię posłał.
Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin isteğini yerine getirmek için gökten indim.căci M'am pogorît din cer ca să fac nu voia Mea, ci voia Celui ce M'a trimes.
Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin isteğini yerine getirmek için gökten indim.car je suis descendu du ciel pour faire, non ma volonté, mais la volonté de celui qui m`a envoyé.
Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin isteğini yerine getirmek için gökten indim.for jeg er kommet ned fra himmelen, ikke for å gjøre min vilje, men for å gjøre hans vilje som har sendt mig,
Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin isteğini yerine getirmek için gökten indim.Ik ben niet uit de hemel gekomen om mijn eigen wil te doen, maar de wil van God Die Mij gestuurd heeft.
Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin isteğini yerine getirmek için gökten indim.내가 하늘로서 내려온 것은 내뜻을 행하려 함이 아니요