Ana içeriğe geç
Sözlük

yerinden ile cümle

yerinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca Suriye içinde 6,3 milyon kişi yerinden edilmiştir.Ещё 6,5 млн. сирийцев являлись внутренне перемещёнными лицами.
İskenderiye Kütüphanesi'ne dünyanın her yerinden koleksiyonlar hediye edilmiştir.Собрания трудов в Библиотеке Александрина были пожертвованы со всего мира.
İçinde dünyanın her yerinden getirilmiş özel ağaçlar ve bitkiler bulunur.Здесь располагается богатая коллекция цветов и деревьев со всего мира.
Bunlardan birini yerinden çıkarmak sabitleyici kablo kesilmeli ya da kilidi açılmalıdır.Чтобы украсть один из них необходимо или перерезать крепление, или открыть замок.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Не справившись с последним, компания сбегает с места происшествия.
Michael ise yerinden kalkarak Laurie'ye arkadan saldırmıştır.Это позволяло объяснить, почему Майкл так настойчиво преследовал Лори.
Her yerinden kanlar geliyordu.Повсюду валялись кости.
Iusaaset bu ağacın kendine ait olduğunu söyleyince, Amunet bunu yerinden çıkardı.Полагая, что солдаты хотят поцеловать его руку, халиф протянул им её.
Çocuk.korkunç bir şekilde parçalanmıştı ve her yerinden kanlar fışkırıyordu.Ямы засы́пали только слегка, и через песок проступала кровь.
Eğer tapınak küçük ise yalnızca kapalı bir mantapa ve bir ibadet yerinden oluşur.Подклет у храма отсутствует, трапезная невелика и по длине соответствует помещению храма.
Her yerinden kanlar geliyordu.كانت هناك دماء في كل مكان.
Bugüne dek Türkiye'nin her yerinden 1 milyondan fazla kadın konulu belge derlenmiştir.وحتي يومنا هذا وثقت أكثر من مليون مستند يخص النساء في كل مكان في تركيا.
Bir kişi olay yerinden bir şey alır veya orada kendisinden bir şey bırakır.الاشتقاق من الشق وهو أخذ الشيء من الشيء أو أخذ شقه؛ أي نصفه.
Bunun üzerine amir korkar ve tuğlayı yerinden oynatamaz.فكان يأمر بالمعروف وينهى عن المنكر، ولا يخاف في الله لومة لائم.
385.000 kişilik kapasiteye sahip bu mekana Roma'nın her yerinden insan gelirdi.السيرك قد يصل عدده إلى 385،000 نسمة ؛ شخصا في جميع أنحاء سيزور روما.
Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.وتفرق رجال العصابة بسرعة بعد ذلك ولم يُقبض على أي أحد منهم.
Bu şiddet olayları sonucunda 600.000 insan yerinden edildi ve 300 kişi öldü.أدى الصراع إلى مقتل المئات من السكان وتشريد مئات الآلاف الآخرين.
Şahbudak, yerinden kalkar, ormancının üzerine yürür.هناك شيء يخرج من الغابة ويتجه نحونا.
1.800 kişi öldü ve yaklaşık 100.000 kişi yerinden oldu.قتل أكثر من 850 أو نحو 1،000 شخص.
Ayrıca Suriye içinde 6,3 milyon kişi yerinden edilmiştir.وتستضيف تركيا الآن 1.6 مليون سوري مشرد.
Her yerinden kanlar geliyordu.Havia sangue por todos os lados.
Olay yerinden geçen yazar Edmund White: "herkes huzursuz, sinirli ve canlı.O autor Edmund White, que estava passando, lembrou: "Todo mundo está inquieto, irritado e animado.
ECSS kongrelerine dünyanın her yerinden bilim insanları katılmaktadır.Os congressos do ECSS têm a participação de cientistas do desporto de todo o mundo.
Kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu.Acho que o meu coração se vai partir.
Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.Todos os assaltantes rapidamente se dispersaram, e nenhum foi pego.
Martha Tabram ise 7 Ağustos 1888 tarihinde 39 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür.Martha Tabram foi morta em 7 de agosto de 1888; ela sofreu 39 facadas.
Cass yerinden zıplayarak "Evet' Ben bir Anne olmak istiyorum!" dedi.Shemp: Sim, eu queria estar próxima de mamãe."
Kimdir benim yatağımı yerinden oynatan?"Ou com quem eu fui pra cama?
Bu kanalların açılması 160,000 metre küp toprağın yerinden çıkarılmasını gerekli kılmıştı.Para construir, eles tiveram que ser removidos mais de 180 milhões de metros cúbicos de terra.
Maalesef defineciler bu taşı da yerinden aşagi yuvarlamışlar.Com este fim, as pedras se empilharam na margem.
Yangının ertesinde dünyanın pek çok yerinden bağışlar geldi ve şehir yeniden inşa edildi.Depois do incêndio a cidade recebeu muitas doações de todo o país, e a tarefa de construção se iniciou.
Köy ilk yerleşim yerinden farklı olarak şimdiki yerine kurulmuştur.A primeira ponte foi construída em local diferente ao da hoje existente.
Sonra helikopterle olay yerinden giderler.Alguma coisa cai do helicóptero.
İçinde dünyanın her yerinden getirilmiş özel ağaçlar ve bitkiler bulunur.Lá se podem encontrar belas flores e árvores de todo o mundo.
Kentin büyümesi istila ve yerinden etme süreçlerinden oluşur.A população de El Alto, desenvolve e transforma recursos.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Quando os seguranças tentam detê-lo, ele foge do local.
Her yerinden kanlar geliyordu.Overal stonden bloemstukken.
Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar toplandı​​.Van overal kwam hulp om de stad te herbouwen.
Hitler'in arabası öğleden sonra Braunau'dan, Hitler'in doğum yerinden Avusturya'ya girdi.Hitler zelf stak die middag de grens over bij Braunau, zijn geboorteplaats.
Bununla birlikte dünyanın herhangi bir yerinden üniversiteye devam etmek de mümkündür.Ze kunnen hierdoor naar elke universiteit in het land.
Ayrıca Suriye içinde 6,3 milyon kişi yerinden edilmiştir.In Tsjaad werden rond 3,6 miljoen mensen erdoor getroffen.
Aynı zamanda 5 ağaç da yerinden söküldü.In werkelijkheid werden er 5 bomen in dezelfde put geplant.
Katil hemen olay yerinden uzaklaşır.De moordenaar is hem steevast te vlug af.
Kimdir benim yatağımı yerinden oynatan?Maar wie strijkt de erfenis op?
Saat beşte seni senin yerinden almaya geleceğim.Ik kom u bij u ophalen om vijf uur.
Her yerinden kanlar geliyordu.Wszędzie było pełno krwi.
Martha Tabram ise 7 Ağustos 1888 tarihinde 39 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür.Martha Tabram została zamordowana 7 sierpnia 1888 za pomocą noża.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Przerażony ucieka z miejsca wypadku.
O sırada Sally oradan geçmekte olan bir kamyonete binerek olay yerinden uzaklaşır.Maria postanowiła wówczas położyć się przed nadjeżdżającą ciężarówką.
Kont Louis, ilk oklamada iki yerinden yaralanıp, atından düştü.Ludwik Zamorski spadł z konia i zmarł w wyniku odniesionych ran.
Dr. Loomis aşağı baktığında ise Michael hiçbir şey olmamış gibi yerinden kalkıp gitmiştir.Gdy jednak Loomis spogląda przez nie, Michaela już nie ma.
1.5 milyondan fazla insan yerinden edildi.Wymordowano około 1,5 mln ludzi.
Ayrıca Suriye içinde 6,3 milyon kişi yerinden edilmiştir.6,4 mln osób było uzależnionych od pomocy zagranicznej.
3,000,000 insanın (çoğunlukla Kürt) yerinden edildiği belirtilmiştir.3 tys. ludzi (według mjr.
Uzun yıllar sahada çalışmış; Irak, Afganistan gibi ülkelerde yaşanan savaşları yerinden izlemiştir.Jest żołnierzem; walczył podczas wielu wojen na terenie Iraku.
Bu katedral kentin hemen hemen yer yerinden görülebilmektedir.Katedra najlepiej prezentuje się z zewnątrz.
Kimdir benim yatağımı yerinden oynatan?1967: Kto puka do moich drzwi?
Kimdir benim yatağımı yerinden oynatan?Vem är det som pickar på min vägg?
M.S. 140 civarında Eblana Civitas adlı bir yerleşim yerinden bahsetmektedir.Omkring 140 e.Kr. refererade han till en boplats han kallade Eblana Civitas.
Dr. Loomis aşağı baktığında ise Michael hiçbir şey olmamış gibi yerinden kalkıp gitmiştir.Men då Dr. Loomis tittar ut är Michael borta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yerinden ile cümle - Sayfa 5 - yerinden kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App