Ve kısa süre içinde dünyanın her yerinden insanların gizli kimliklerini alıp, müttefiklerini toplayarakوبسرعة بدأت أسمع من الناس من أنحاء العالم والذين اتخذوا هوياتهم السرية الخاصة
Ve kısa süre içinde dünyanın her yerinden insanların gizli kimliklerini alıp, müttefiklerini toplayarakみんな秘密の自分に変身して 仲間を集め 「スーパ・ベター」になって
Ve manyetik güney, tam olarak nerede olduğunu bilmiyorum. Ama birazcık yerinden oynuyor olabilir.És a Déli mágneses sark, hát, pontosan nem tudom hol van de ez is mozoghat egy kicsit
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.E si spera che non vi fermiate a comprare quelle cose disgustose con la noce peacan... Della Stuckey.
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.I miejmy nadzieję, że nie zatrzymacie się, żeby kupić te okropne pekanowe rzeczy -- Stuckey's.
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.Mong rằng không ai ngừng lại để mua món hồ đào hiệu Stuckey dở tệ này nhé.
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.Şi să sperăm că nu te opreşti să cumperi chestiile acelea îngrozitoare cu pecan -- Stuckey's.
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.Stuckey's 편의점에 들러 그 끔찍한 피칸 요리를 사는 것보다 낫죠.
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.Und hoffentlich halten Sie nicht an und kaufen diese ekligen Pecannuss-Dinger - Stuckey's.
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.Y con un poco de suerte no te pararás a comprar esas nueces horribles... de Stuckey.
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.И се надявам да не спрете да купувате онези ужасни ядки - "Стъкис".
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.Надеюсь, вы не остановитесь и не купите эти ужасные орешки — Stuckey's.
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.בתקווה שלא תעצור ותקנה את ממתק הפקאן האיום הזה "סטוקיס"
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.أملا في ان تقف وتشتري تلك الأشياء السخيفة -من بائعي الطريق-
Ve umarım o korkunç pekan cevizlerin den almak için durmuyosunuzdur -- Stuckey'nin yerinden.私の2冊目の本からです
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.Chcem aby každý na svete, mal možnosť byt súčasťou tohto procesu navrhovania a vývoja.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.Et donc je veux que chacun sur cette planète puisse faire partie de cette conception et de ce développement.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.이 지구 곳곳의 사람들이 디자인과 개발에 참여할 수 있기를 저는 바라고 있습니다.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.Quiero que todos en el mundo entero, puedan participar en este diseño y desarrollo.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.Und die Idee Hersteller zu integrieren -- Fab Labors in jedem Land.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.Vì thế tôi muốn mọi người trên khắp hành tinh có thể trở thành 1 phần của thiết kế và quá trình phát triển
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.Οπότε θέλω ο καθένας από όλον τον πλανήτη, να μπορεί να αποτελεί μέρος αυτού του σχεδιασμού και της ανάπτυξης.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.Искам всички от цялата планета да могат да са част от това развитие и дезайн.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.כך שאני מעונין שאנשים מכל רחבי העולם יוכלו לקחת חלק בעיצוב ובפיתוח.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.لذلك أريد أن يكون بمقدور الجمبع في العالم أن يكونوا قادربن على المشاركة في عملية التصميم والتطوير هذه.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.このデザインと開発の一部を担うことを望みます 必要性を基にするコンペ -- 「残り98パーセントの為のX-Prize」
Yani kalbimizin esnekliğini de Eğer birisi dünyayı yerinden oynatacaksaAinsi, testez la souplesse des artères de votre cœur en faisant ce test de souplesse !
Yani kalbimizin esnekliğini de Eğer birisi dünyayı yerinden oynatacaksaPues, pon a prueba la flexibilidad de las arterias de tu corazón y ¡haz esta prueba de alcance!
Yani kalbimizin esnekliğini de Eğer birisi dünyayı yerinden oynatacaksaQuindi, provate la flessibilità delle artiere del vostro cuore facendo questo test di flessibilità!
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Apa yang harus kita lakukan dengan orang-orang yang kehilangan kampung halaman ini?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Ce facem cu aceşti colegi pământeni dislocaţi, care nu vor mai avea un cămin pe planetă?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Chúng ta làm gì với những nạn dân đã mất nhà của họ trên hành tinh của chúng ta?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Čo budeme robiť s nezabezpečenými ľuďmi, ktorí už nemajú domov na tejto planéte?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Cosa facciamo con quegli esseri umani che non hanno più una dimora sul pianeta?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Co uděláme s lidmi, kteří s námi obývají tuto planetu a přišli o svůj domov?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Co zrobimy z naszymi rodakami Ziemianami, którzy nie mają już swojego domu na naszej planecie?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?이제 지구상에 살 집도 없는 난민이 된 우리의 동료 지구인들에게 뭘 어떻게 해줘야 할까요?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Que faisons-nous de ces camarades terriens déplacés qui n'ont plus de maison sur cette planète?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Que fazemos nós com os outros terráqueos deslocados que já não têm uma casa no planeta?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?¿Qué hacemos con los compañeros desplazados... ...que ya no tienen hogar en el planeta?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Was machen wir mit unseren vertriebenen Miterdenbewohnern, die kein Zuhause mehr auf diesem Planeten haben?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Wat doen we met ontheemde collega aardlingen die niet langer een eigen thuis hebben op de planeet?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Τι θα κάνουμε με τους μετανάστες συνανθρώπους μας που δεν έχουν πλέον σπίτι στον πλανήτη;
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Какво ще правим с нашите приятели, които вече нямат дом на Земята?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?Что нам делать с перемещением этих землян, у которых больше нет дома на планете?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?מה נעשה בקשר לאחינו, תושבי כדור הארץ שאיבדו את ביתם על כוכב הלכת הזה?
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?ماذا سنفعل بشأن رفقائنا في البشرية النازحين الذين لم يعد لديهم وطن على الكوكب؟
Yerinden çıkmış insanlarla ne yaparız?... ...dünyada artık evi olmayan insanlarla?地球人仲間はどうすればよいのでしょうか? モルディブの大統領は
Yerinden çýkacak sandým.Τι είπες ότι σπούδαζε;
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.Ako se vzdigne vladarjeva jeza zoper tebe, ne zapusti mesta svojega; kajti krotkost zabrani velike pregrehe.
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.주권자가 네게 분을 일으키거든 너는 네 자리를 떠나지 말라 공순이 큰 허물을 경하게 하느니라
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.Når en Herskers Vrede rejser sig mod dig, forlad ikke derfor din Plads; thi Sagtmodighed hindrer store Synder.
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.Nếu người cai quản nổi giận cùng ngươi, chớ lìa khỏi chỗ mình; vì sự mềm mại ngăn ngừa được tội lỗi lớn.
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.Nếu người cai_quản nổi_giận cùng ngươi , chớ lìa khỏi chỗ mình ; vì sự mềm_mại ngăn_ngừa được tội_lỗi lớn .
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.Om hos en furste vrede uppstår mot dig, så håll dig dock stilla, ty saktmod gör stora synder ogjorda.
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.Reiser herskerens vrede sig mot dig, så forlat ikke din post! For saktmodighet holder store synder nede.
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.ttam, hogy a szolgák lovakon [ültek;] a fejedelmek pedig gyalog mentek a földön, mint a szolgák.
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.אם רוח המושל תעלה עליך מקומך אל תנח כי מרפא יניח חטאים גדולים׃
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.ان صعدت عليك روح المتسلط فلا تترك مكانك لان الهدوء يسكّن خطايا عظيمة.
Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, Yerinden ayrılma; Çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır.掌 權 者 的 心 、 若 向 你 發 怒 、 不 要 離 開 你 的 本 位 、 因 為 柔 和 能 免 大 過