Bir sonraki aşama yerinden etme aşaması.La siguiente fase que se alcanzó fue el desplazamiento.
Bir sonraki aşama yerinden etme aşaması.Następnym etapem było zastąpienie.
Bir sonraki aşama yerinden etme aşaması.Următoarea fază în care a intrat a fost dezlocuirea.
Bir sonraki aşama yerinden etme aşaması.Наступний етап - заміна аналога.
Bir sonraki aşama yerinden etme aşaması.Следващата фаза до която стигна технологията е отмяната на старата.
Bir sonraki aşama yerinden etme aşaması.Следующей фазой стало вытеснение.
Bir sonraki aşama yerinden etme aşaması.השלב הבא היה החלפת טכנולוגיה אחרת
Bir sonraki aşama yerinden etme aşaması.المرحلة التالية التي وصلت إليها كانت الإستبدال.
Bu balonu her yerinden sıkıştırırsak da balonun hacmini değiştiremeyiz.Hvis du klemmer på denne ballon fra alle sider, vil du ikke kunne ændre ballonens volumen.
Bu balonu her yerinden sıkıştırırsak da balonun hacmini değiştiremeyiz.Jeśli ściśniemy balon ze wszystkich stron, nie będziemy w stanie zmienić jego objętości.
Bu balonu her yerinden sıkıştırırsak da balonun hacmini değiştiremeyiz.Par contre, on ne peut pas compresser un fluide.
Bu balonu her yerinden sıkıştırırsak da balonun hacmini değiştiremeyiz.Ако стиснем този балон от всичко страни, няма да можем да променим обема на този балон.
Bu balonu her yerinden sıkıştırırsak da balonun hacmini değiştiremeyiz.הצדדים, לא אצליח לשנות
Bu balonu her yerinden sıkıştırırsak da balonun hacmini değiştiremeyiz.من جميع الجهات, فلن تستطيع
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...Cóż, był to jedyny sposób na uratowanie naszego małżeństwa, bo Beverly czuła, że ktoś ją zaczyna zastępować.
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...DJ: A fost singurul mod de a-mi salva căsătoria, pentru că Beverly a simţit că era înlocuită, vedeţi. (Râsete)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...DJ: Foi a única forma de preservar o casamento, porque a Beverly sentiu que estava a ser substituída. (Risos)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...Đó cũng là cách duy nhất để tôi cứu vãn hôn nhân của mình vì Beverly cảm thấy là cô ấy đang bị thay thế.
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...데렉 : 이혼당하기는 싫었거든요. 보시다시피 베버리가 자리를 뺏겼다고 느꼈을테니까요. (웃음)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...ДЖ: Це був єдиний спосіб, спасти шлюб, тому що Беверлі побачила, що її місце зайняте. (Сміх)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...דרק:זו הייתה הדרך היחידה בשבילי להציל את הנישואים, כי בוורלי הרגישה שאני מחליף אותה אתם מבינים. (צחוק)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...ビバリーが心配してたのでね (会場: 笑い声) それは冗談ですが
Bugün, burada ve şimdi. Dünya'nın her yerinden insanlardan videolar gördüm.Je sais que ma famille galactique est ici, et c'est le cas pour tous ceux que vous allez entendre.
Bugün, burada ve şimdi. Dünya'nın her yerinden insanlardan videolar gördüm.Œ —Í"ÆŽx"zŒ "ðޏ"¤"©"ç"Å" "è A
Bugün, burada ve şimdi. Dünya'nın her yerinden insanlardan videolar gördüm..שתפרסם או שתיתן גילוי למשהו
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Aceştia sunt profesionişti peste tot în lume.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Ce sont des professionnel qu'on trouve partout dans le monde.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Ci sono professionisti sparsi in tutto il mondo.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Đây là những chuyên gia trên khắp thế giới.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Der er professionelle over hele verden.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Dies sind überall auf der Welt Fachleute.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Dit zijn professionals over de hele wereld.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Ezek a világ minden táján jelenlévő hivatások.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.이들은 전 세계 곳곳에 있는 전문가들입니다
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Mereka adalah para profesional di seluruh dunia
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Profesjonaliści są na całym świecie.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.São profissionais em todo o mundo.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Takoví lidé jsou profesionály po celém světě.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller. Ulaşımı zor olan her köyde onları bulabilirsiniz.Näitä ammattilaisia on missä tahansa luoksepääsemättömässä kylässä ympäri maailman.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller. Ulaşımı zor olan her köyde onları bulabilirsiniz.Se los encuentra en cualquier aldea aislada del mundo.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Αυτοί είναι επαγγελματίες σ' όλο τον κόσμο.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Они, профессионалы, есть по всему миру.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Такива професионалисти има навсякъде.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.Ці фахівці живуть по всьому світу.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.אלו הם מקצוענים בכל רחבי העולם.
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.هؤلاء محترفون في كل بقاع العالم
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.どんな辺鄙な村にもいるのです
Bunlar dünyanın her yerinden profesyoneller.專家遍佈世界各地
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Adun cantităţi mari de date de pe glob.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.En måde at forestille sig det på, er at jeg indsamler datasæt fra hele verden.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.한 가지 방법은 먼저 많은 데이터를 수집하는 것입니다.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Man kann sich vorstellen, dass ich große Datensätze aus der ganzen Welt sammele.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Một cách để tưởng tượng là tôi thu thập những hệ dữ liệu lớn trên khắp thế giới.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Można zebrać duże zestawy danych z całego świata.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Pro představu, sbírám velké soubory dat z celého světa.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Stel je voor dat ik grote gegevensbestanden van over de hele wereld verzamel.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Uma forma de imaginar isto é recolhendo conjuntos grandes de dados de todas as partes do mundo.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Una forma de imaginarlo es que reuna grandes conjuntos de datos de todo el mundo.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Un modo per immaginarlo è raccogliere grandi banche dati da tutto il mondo.
Bunu düşünmenin bir yolu olarak dünyanın her yerinden veri seti topladım.Un moyen d'imaginer ça est de rassembler toutes les bases de données du monde entier.