Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Ale keďže Zem nevieme pohnúť, teda aspoň nie tak ľahko, ale vieme pohnúť malým asteroidom.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Ale nie możemy przesunąć Ziemi, przynajmniej nie tak łatwo, ale małą asteroidę -- owszem.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.A Zemlje ne moremo premakniti, vsaj ne zelo lahko, lahko pa premaknemo majhen asteroid.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Dar nu putem mişca Pământul, cel puţin nu uşor, dar putem mişca un asteroid mic.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.De nem mozdíthatjuk el a Földet, legalábbis nem könnyen, de elmozdíthatunk egy kicsi aszteroidát.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Ma non possiamo spostare la Terra, almeno non facilmente, ma un piccolo asteroide sì.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Men vi kan inte flytta på Jorden, åtminstone inte enkelt, men vi kan påverka en liten asteroid.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Namun kita tidak dapat memindahkan bumi, setidaknya tidak gampang, tapi kita bisa memindahkan asteroid kecil.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Nedokážeme sice pohnout Zemí, alespoň ne snadno, ale dokážeme pohnout malým asteroidem.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Pero no es posible mover la Tierra, al menos no es fácil, pero sí podemos mover un asteroide pequeño.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Но мы не можем отодвинуть Землю, по крайней мере не без труда, но мы можем подвинуть небольшой астероид.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Но ние не можем да изместим Земята, поне не и лесно, но можем да преместим малък астероид.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...하지만 우리는 지구를 움직일 수가 없죠.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...Nhưng chúng ta không di chuyển được Trái Đất, ít nhất
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...O carro passa por nós.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...מתקדמת לעברך? מה אתה עושה? את זה.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...لكننا لا يمكننا تحريك الأرض، على الأقل
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...しかし小惑星なら動かせます
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...但係我地不可以令地球移動
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Prawdziwie jako góra padłszy rozsypuje się, a skała przenosi się z miejsca swego.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Men såsom själva berget faller och förvittrar, och såsom klippan flyttas ifrån sin plats,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Men som et fjell faller og smuldres bort, og en klippe flyttes fra sitt sted,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Mutta vuorikin vyöryy ja hajoaa, ja kallio siirtyy sijaltansa,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Nej, ligesom Bjerget skrider og falder, som Klippen rokkes fra Grunden,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Ohimè! come un monte finisce in una frana e come una rupe si stacca dal suo posto
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Ale teraz ako keď padá vrch, že sa drobí, a skala, keď sa odtrhne od svojho miesta;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Cum se prăbuşeşte muntele şi piere, cum piere stînca din locul ei,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Jistě že jako hora padnuc, rozdrobuje se, a skála odsedá z místa svého,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Kelak gunung-gunung akan runtuh dan porak poranda, dan gunung batu yang kokoh bergeser dari tempatnya
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,무너지는 산은 정녕 흩어지고 바위는 그 자리에서 옮겨가고
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,La montagne s`écroule et périt, Le rocher disparaît de sa place,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Mas, na verdade, a montanha cai e se desfaz, e a rocha se remove do seu lugar.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Még a hegy is szétomlik, ha eldõl; a szikla is elmozdul helyérõl;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Saj še gora se sesuje in razdrobi in skalovje preperi z mesta svojega,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Sin embargo, la montaña cae y se deshace, y la peña es removida de su lugar
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Song núi lở ta thành ra bụi, Và hòn đá bị nhắc dời khỏi chổ nó.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Song núi lở ta thành_ra bụi , Và hòn đá bị nhắc dời khỏi chổ nó .
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Zerfällt doch ein Berg und vergeht, und ein Fels wird von seinem Ort versetzt;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Βεβαιως το μεν ορος πιπτον εξουδενουται, ο δε βραχος μετακινειται απο του τοπου αυτου.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Наистина както и планината като пада унищожава се, И скалата се премества от мястото си;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Но гора падая разрушается, и скала сходит сместа своего;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,ואולם הר נופל יבול וצור יעתק ממקמו׃
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,ان الجبل الساقط ينتثر والصخر يزحزح من مكانه.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,山 崩 變 為 無 有 . 磐 石 挪 開 原 處
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,山崩 變為 無有 . 磐石 挪開 原處
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ale ak ho pohltia z jeho miesta, vtedy ho zaprie a povie: Nevidelo som ťa.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ale gdy go wytną z miejsca jego, tedy się go miejsce zaprze, mówiąc: Niewidziałem cię.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ámha kiirtják helyérõl, megtagadja ez õt: Nem láttalak!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.A však bývá-li zachvácen z místa svého, až by se ho i odečtlo, řka: Nevidělo jsem tě:
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.그 곳에서 뽑히면 그 자리도 모르는 체하고 이르기를 내가 너를 보지 못하였다 하리니
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ko ga pa iztrebi Gospodar, kraj njegov ga zataji: Nisem te videl nikdar!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.L`arrache-t-on du lieu qu`il occupe, Ce lieu le renie: Je ne t`ai point connu!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Maar als de plant van zijn plaats wordt weggerukt, wordt hij daar niet eens gemist.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Mas quando for arrancado do seu lugar, então este o negará, dizendo: Nunca te vi.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Men när så Gud rycker bort honom från hans plats, då förnekar den honom: 'Aldrig har jag sett dig.'
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.men rives han bort fra sit Sted, fornægter det ham: "Jeg har ikke set dig!"
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Mutta kun Jumala hävittää hänet hänen paikastansa, niin se kieltää hänet: En ole sinua koskaan nähnyt.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Nếu nó bị nhổ khỏi chỗ nó , Thì chỗ ấy bèn từ_chối nó , mà rằng : Ta chẳng hề thấy ngươi !
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Nếu nó bị nhổ khỏi chỗ nó, Thì chỗ ấy bèn từ chối nó, mà rằng: Ta chẳng hề thấy ngươi!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ryddes han bort fra sitt sted, så kjennes det ikke ved ham, men sier: Jeg har aldri sett dig.