Romanın bir yerinde Sawyerların aile portresi gözükür.The Londonderrys A Family Portrait.
Ev temelleri yerli yerindedir.Home Is Where The Heart Is.
Bu sırada yüzlerce hayran olay yerinde toplandı, polis Saldivar'ı uzaklaştırırken çoğu ağlıyordu.By that time, hundreds of fans had gathered at the scene; many wept as police took Saldívar away.
Son cemaat yerinden üst kata giriş vardır.Access to the latter was from above.
15 Mayıs 392'de Valentinianus Galya'da Vienne'deki ikamet yerinde kendini asmış bir şekilde bulundu.On 15 May 392, Valentinian was found hanged in his residence in Vienne.
Henüz dünyanın hiçbir yerinde gelişmiş gelgit çitleri yoktur.It will no longer build nuclear power plants anywhere in the world.
Deyim yerindeyse “yaşamın altın çağı”dır.Mentioned in "The Golden Age of Justice."
1993 yılında Kore Ulusal Müzesi'nin eski yerinde bulunan mevcut binasına taşındı.In 1993 it opened in its present site, which was the former site of the National Museum of Korea.
Tapınağın taşlarının çoğu yerinde bırakılmış olup şimdi göl sularının altında yer almaktadır.Most of the rock-cut temple was left in place and is now submerged beneath the waters.
Dünyanın her yerinde bulunurlar.They are found throughout the world.
Martin East, Reginald Lee rolünde: Gözcü yerindeki diğer görevli.Martin East as Reginald Lee: The other lookout in the crow's nest.
Tevrat'ın birçok yerinde bu işlemin yapıldığına dair ayetler vardır.Many fairy tales have been interpreted for their (purported) significance.
Bu sitenin yerinde günümüzde Delancey Park'taki De Saumarez Anıtı bulunmaktadır.Its site is now occupied by the De Saumarez Memorial in Delancey Park.
Bu grevi 2006 güzünde ciddi sağlık problemleri nedeniyle bilinci yerindeyken sonlandırdı.He ended it in the autumn of 2006, due to severe health problems.
Armanın orta yerinde dünya profilinin arkasından yükselen güneş resmedildi.In the center of the emblem, a sun is rising behind a profile of Earth.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Many plant and animal species in the Wet Tropics are found nowhere else in the world.
İsrail Filarmoni Orkestrası ülkenin her yerinde ve yurt dışında birçok konser verir.The Orchestra has held concerts all over the Philippines and abroad.
Duruşma askıya alındı ve yetkililer Kamo'nun akıl sağlığının yerinde olduğunu kararlaştırdılar.The trial was suspended while officials examined Kamo's sanity.
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.In present day, both of them work at the same clinic.
Mennen, Colgate-Palmolive tarafından dünyanın birçok yerinde sahip olunan bir markadır.Mennen is a brand owned in most parts of the world by the Colgate-Palmolive Company.
En dar yerinde, Kannonzaki ve Futtsu Misaki arasında kanalın genişliği 6 km'dir.At its narrowest, between Cape Kannon and Futtsu Point, the channel is 6 km wide.
Hitler'in arabası öğleden sonra Braunau'dan, Hitler'in doğum yerinden Avusturya'ya girdi.The U.S. Seventh Army reached Hitler's birthplace of Braunau am Inn, Austria.
Ireland, 26 Mayıs 1970 tarihinde Kolorado'da küçük bir yerleşim yerinde doğdu.Ireland was born on May 26, 1970, in Longmont, Colorado, a small community outside Denver.
Eski (BNSC) binasının yerinde Swindon, Wiltshire'da kurulmuştur. ^It is based at the former BNSC headquarters in Swindon, Wiltshire.
1977'de bölge müdürlükleri kuruldu ve yerinden yönetim anlayışına geçilmeye başladı.Unlike 1971, the groups were prepared and focused on their target.
Epijin, orta yerinden boyuna kesilmiş bir elma görünümündedir.For illustration, consider an apple falling down from a tree.
Kırmızı renkte bir toprağa sahiptir ve Tebriz'in her yerinden görülebilir.It has red soil and Eynali peak and Dand are visible from almost everywhere in Tabriz.
Dünyanın her yerinde yaygın olarak bulunan, yiyecek olarak tüketilen bitki ürünleridir.They will bear all the ground loadings, whatever the soil settlement.
Türkiye'nin birçok yerinde aynı isimle ilgili yerler vardır.Many places within the country may have the same name.
Martha Tabram ise 7 Ağustos 1888 tarihinde 39 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür.Tabram was killed on 7 August 1888; she had suffered 39 stab wounds.
İstemlerimiz (doğru ve yerinde olan istemlerimiz) tanrı sevgisinin bir parçasıdır.Love of God can mean either love for God or love by God.
Bir kişi olay yerinden bir şey alır veya orada kendisinden bir şey bırakır.One should not neglect it or a part of it, nor should one relinquish it or a part of it.
Bu iş yerinden dolayı lakabı Keseryan idi.He appears to have been financially ruined by this.
Bunlardan birini yerinden çıkarmak sabitleyici kablo kesilmeli ya da kilidi açılmalıdır.To steal one, the securing cable must be cut or the lock unlocked.
B1A4’un ilk solo konseri ‘BABA B1A4’ zamanında dünyanın her yerinden birçok fan bağışta bulundu."비원에이포 단독 콘서트 'BABA B1A4', 스토리가 있는 '종합 선물세트'".
Bunları Afganistan'a götürüp savaşın orta yerinde bırakın."Let them give it to the French and let the slaughter cease’."
Annesinin yanına döndüğünde, onun yerinde olmadığını fark eder.But when he returns to his mother he finds she doesn't recognize him.
Merkezi kütüphanenin bir parçası hala eski akademinin yerinde durur.The library of the city is located in the building of the old school.
20 Ekim 1942'de Müller ele geçirilen siyasi komiserlerin olay yerinde öldürülmesini emretti.On 20 October 1942, Müller again ordered commissars captured in battle to be shot on the spot.
Kafeteryalar ise kentin herhangi bir yerinde bulunabilmektedir.Taxi cabs can be found throughout the city.
Hareket etmek, hızla bir yere gitmek, gidiş, yerinde duramamak, kaçarak kurtulmak.He can sit, stand, walk, or move, but avoids food until he dies.
Akron birden fazla yerleşim yerinde verilmiş bir isimdir.Dunton is the name of more than one place.
İkincisinin yerinden kımıldaması zaman alır.You have to take some time to step back from it.
Devlet yapısın tüm aygıtları yerli yerinde duruyordu eski sistem aynı şekilde işliyordu.The government of that time ensured that everybody used the same system.
Daunte olay yerinde ölürken, Haley ağır yaralanmıştır.His death affected Haley deeply.
Sadece birkaç tanesi şu anda yerindedir.I have a number of them now there.
Ana güverte üzerinde olması gereken filika da yerinde değildi.The proposed siding on the main line was not built.
Müritleri birçok takipçi çekerek Avrupa'nın her yerinde sayısız Hasidik tarikatlar kurmuşlardır.It has an attraction for holiday makers with many people coming from all over Europe.
Seküler hümanist kuruluşlar dünyanın her yerinde bulunmaktadır.Secular humanist organizations are found in all parts of the world.
ACI, Göztepe’deki yerinde o günden bu yana hizmet vermektedir.The plant has been operating under the name of HKNPL since then.
Beyazlarda güvercinin herhangi bir yerinde farklı renkte tüy bulunmamasına dikkat edilir.He does have to be careful not to leave muddy footprints everywhere.
Keyfi yerinde olduğunu ve 10 Kasımda serbest bırakılacağı günü iple çektiğini söyledi.It is about fame coming and going and will be released in November.
Katil hemen olay yerinden uzaklaşır.The loser will leave the show immediately.
Köyün yerinde Durakgiller yaşamaktaydı.Once there were floods in their place.
Saçları uzayınca iş yerinde terfi eder ve Karl adında bir yardımcı tutar.Homer grows hair, and is given a promotion at work which allows him to hire a secretary named Karl.
Devekuşları dünyanın her yerinde çiftliklerde üretilmektedir.The elephant has appeared in cultures across the world.
Onun yerinde olmak istemektedir.She asks to go to his place.
Bir bağlanma yerindeki bu etkileşimlerden bazıları diğerlerinden daha zayıftır.In addition, some of these interactions may be weaker than others.
Köprülerin üç yerinde, gemilerin geçebilmesi için açıklık vardır.It has two bridges under which boats may pass.
Vespasian 66'da, doğunun her yerinde endişeye neden olan Yahudiye'deki savaşı yönetmeye gönderildi.In 66 AD, Vespasian was appointed to suppress the Jewish revolt underway in Judea.