Senin yerinde olsam daha fazla beklemezdim.I wouldn't wait any longer if I were you.
Yerinde olsam bugün oraya da gitmem.I wouldn't go there today if I were you.
Senin yerinde olsam bunu bir daha yapmam.I wouldn't do that again if I were you.
Senin yerinde olsaydım Tom'dan beklemesini isterdim.I'd ask Tom to wait if I were you.
Senin yerinde olsaydım hemen eve dönerdim.I'd go back home soon if I were you.
Yanlış park yerinde park ettim.I parked in the wrong parking space.
Yerinde olsam bunu yaparım.I'd do that if I were you.
Yerinde olsam beklerim.I'd wait if I were you.
Tom iş yerinde değildi.Tom wasn't at work.
Yerinde olsaydım Tom'un araba sürmesine izin vermezdim.I wouldn't have let Tom drive if I'd been you.
Tom iş yerinde yaptığı şeylerden hiç bahsetmez.Tom never talks about what he does at work.
Yerinde olsam Tom'un araba kullanmasına izin vermem.I wouldn't let Tom drive if I were you.
Mary onu aradığında Tom iş yerindeydi.Tom was at work when Mary called him.
Tom'un vücudunun her yerinde yanıkları vardı.Tom had burns all over his body.
Karımın beni iş yerinde aramasından hoşlanmam.I don't like my wife calling me at work.
Karımın beni iş yerinde aramasından hoşlanmıyorum.I don't like my wife to call me at work.
Tom ve Mary iş yerindeler, değil mi?Tom and Mary are both at work, aren't they?
Tom, Mary'nin onu iş yerinde aramasından hoşlanmıyor.Tom doesn't like Mary calling him at work.
Yerinde olsam, bunu yapmayı reddederim.If I were you, I'd refuse to do that.
Tom'un bu sabah keyfi yerinde değildi.Tom was in a bad mood this morning.
Tom stadyumda bir yerinde.Tom is somewhere in the stadium.
Yerinde olsam Tom'a para vermem.I wouldn't lend Tom money if I were you.
Sami'nin yüzünün her yerinde çizikler vardı.Sami had marks all over his face.
Sami olay yerinde bir lateks eldiven bıraktı.Sami left a latex glove at the crime scene.
Sami iş yerindeki bir kadınla ilişki yaşıyor.Sami has been having an affair with a woman at work.
Sami'nin her yerinde dövmeleri vardı.Sami had tattoos all over him.
Sami bir tatil yerinden aradı.Sami called from a resort.
Sami kulübün park yerinde dolaştı.Sami walked through the club's parking lot.
Sami bir balıkçının kamp yerindeydi.Sami was at a fisherman's campground.
Keyfin yerinde gibi görünüyor.You seem like you're in a good mood.
Senin yerinde olsam onu satın almazdım.If I were you, I wouldn't buy that.
Tom omzunu yerinden çıkardı.Tom has dislocated his shoulder.
Tom neşesi yerinde görünüyordu.Tom seemed to be in high spirits.
Senin yerinde olsaydım, Tom'un önerdiği şeyi yapardım.If I were you, I'd do what Tom suggested.
Senin yerinde olsam Tom'un önerdiği şeyi yaparım.If I were you, I'd do what Tom suggested.
Senin yerinde olsaydım, Avustralya'ya taşınmazdım.If I were you, I wouldn't move to Australia.
Senin yerinde olsaydım Avustralya'ya gitmezdim.If I were you, I wouldn't go to Australia.
Bugün Tom'un havası yerinde.Tom is in a very good mood today.
Ben senin yerinde olsam gitmem.If I were you, I wouldn't go.
Senin yerinde olsam gitmezdim.If I were you, I wouldn't go.
Onun akli melekesi yerinde değil.He's not of sound mind.
İş yerinde yemek yememem söylendi.I was told not to eat in the workplace.
İş yerinde kravat takmak zorundayım.In the office, I have to wear a tie.
Çalışma, dünyanın her yerindeki gençlerin yeterince egzersiz yapmadığını tespit ediyor.The study finds young people everywhere in the world do not exercise enough.
Daima yerinde ve zamanında konuşuyor.He seems to always say the right thing at the right time.
İş yerinde sorun yaşadık.We had problems at work.
Ben senin yerinde olsam hiç gitmezdim.If I were in your shoes, I wouldn't go at all.
Nasıl böyle huysuz birine dönüştün? Eskiden hep neşen yerindeydi.How did you become such a curmudgeon? You used to be so cheerful all the time.
Yerinde olsam Tom ile tartışmazdım.I wouldn't argue with Tom if I were you.
Dünyanın her yerinde yaşama imkânın olsaydı nerede yaşamak isterdin?If you could live anywhere in the world, where would you live?
Vücudunuzun herhangi bir yerinde geçmeyen kaşıntı, kızarıklık ya da kuruluk oldu mu?Have you had any persistent itching, rash, or dryness anywhere on your body?
Bir sonraki mola yerinde duracağım.I'm going to stop at the next rest stop.
Eğer ben senin yerinde olsaydım bunu kesinlikle bugün yapardım.I'd definitely do that today if I were you.
Eğer ben senin yerinde olsaydım Tom'dan kesinlikle yardım etmesini isterdim.I'd definitely ask Tom to help if I were you.
Ülkenin her yerinde iş başvurusunda bulundum.I applied for jobs all over the country.
Şehrin her yerinde isyanlar patlak vermeye başladı.Riots started to break out across the city.
"Tarkan'da her şey yerli yerinde"."Tarkan'da her şey yerli yerinde".
Tassimo T65 artık her Second Cup yerinde satılıyor.Tassimo T65 are now sold at every Second Cup location.
"Dünyanın her yerinde şarkı söylemek istiyorum"."Dünyanın her yerinde şarkı söylemek istiyorum".
Olay yerindeki delilleri topladıktan sonra görevlilerden birisi sigara dumanı kokusu alır.After they collect evidence from the scene, one of the officers smells cigarette smoke.