Ana içeriğe geç
Sözlük

yeri ile cümle

yeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben dünü dışarı çıkma yerine kitap okuyarak geçirdim.I spent yesterday reading instead of going out.
Dün dışarı çıkmak yerine evde kaldı.Yesterday she stayed at home instead of going out.
Katil olay yerinde tutuklandı.The murderer was arrested on the spot.
Tabakları dolaptaki yerine koyar mısın?Will you put the dishes away in the cupboard?
Üzgünüm ama isteğinizi yerine getiremem.I am sorry, but I cannot meet your requirement.
İş o kadar başarılıydı ki, onun şimdi hala hali vakti yerinde.The business was so successful that he is still well off now.
İşe gitme yerine bütün gün yatakta kaldım.I stayed in bed all day instead of going to work.
Televizyon seyretmek yerine, çocuklar dışarıda oynadılar.Instead of watching television, the children played outside.
Yerinde olsam, onunla yaşamam.If I were you, I wouldn't live with him.
Yerinde olsam, aynısını yaparım.If I were you, I would do the same.
Oraya senin yerine gideceğim.I will go there in place of you.
Senin yerinde olsam, farklı hareket ederim.I would act differently in your place.
Yerinde olsam ona sorarım.I should ask him if I were you.
Yerinde olsam, böyle kaba bir şey yapmazdım.Were I you, I would not do such a rude thing.
Yerinde olsam böyle bir şey yapmazdım.If I were you, I wouldn't do such a thing.
Ben onun yerini alacağım.I will take his place.
Ben onu ararken sadece bir dakika yerinde kal.Just stay put for a minute while I look for him.
Onun yerinde olsam, henüz vazgeçmem.If I were in her place, I wouldn't give up yet.
Ben babamın yerini alacağım.I'll take my father's place.
Polis gelinceye kadar kaza yerinde bekledik.We waited at the scene of the accident till the police came.
Öğlen yemeğimizi genellikle öğlen yeriz.We usually have lunch at noon.
Biz bir kaşıkla çorba yeriz.We eat soup with a spoon.
O kadar heyecanlıydık ki yerimizde duramıyorduk.We were so excited that we couldn't sit still.
Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.We use chopsticks in place of knives and forks.
Fransızca yerine Rusça öğrendik.We learned Russian instead of French.
Biz sık sık birlikte öğle yemeği yeriz.We often eat lunch together.
Biz sık sık onu tanımadan sağlığımız için zararlı olan yiyecekleri yeriz.We often eat foods which are harmful to our health without knowing it.
Biz yedi ve yedi buçuk arasında akşam yemeğimizi yeriz.We have our dinner between seven and seven-thirty.
Biz haftada bir kez akşam yemeğini dışarıda yeriz.We dine out once a week.
Biz yaklaşık olarak öğleyin öğle yemeği yeriz.We have lunch at about noon.
Yerin titrediğini hissettik.We felt the ground trembling.
Biz genellikle pişmiş balık yeriz.We usually eat cooked fish.
Şiddete başvurma yerine aklımızı kullanmalıyız.We should appeal to reason instead of resorting to violence.
Biz her gün öğleyin öğle yemeği yeriz.We have lunch at noon every day.
Yerinde olsam, parayı bir bankaya koyarım.If I were you, I'd put the money in a bank.
Yerinde olsam, şunu alırım.If I were you, I'd buy that one.
Bana yerinizi vermeniz büyük incelik.It is very kind of you to give me your seat.
Bütün ailemin sağlığı yerinde.My family are all in good health.
Benim hayatım tamamiyle yerli yerinde.My life is perfectly fulfilled.
Benim yerime bunu yapar mısın?Could you do this instead of me?
Benim yerime toplantıya katıldı.He attended the meeting in my place.
Benim yerime toplantıya o gidecek.He will go to the meeting instead of me.
Babam yeri görmem gerektiği konusunda israr etti.My father insisted I should go to see the place.
Babam benim gidip o yeri görmemi istedi.My father wanted me to go and see that place.
Babam hava yoluyla dünyanın her yerine seyahat etti.My father traveled all over the world by air.
Lütfen kendini benim yerime koy.Please put yourself in my place.
Benim aşçılığım anneninkinin yerini tutamaz.My cooking cannot hold a candle to Mother's.
Ben genellikle dışarıda yerim.I usually eat out.
Akşam yemeğini genellikle akşam 7 ve 8 arasında yerim.I usually have supper between 7 and 8 p.m.
Genellikle akşam yedide akşam yemeği yerim.I usually have dinner at seven.
Ben her zaman dışarıda yerim.I always eat out.
Para yerine zaman istiyorum.I want time instead of money.
Ben bir aptal yerine konuluyorum.I was being made a fool of.
Bütün hayatım boyunca sağlığım yerinde oldu.I've enjoyed good health all my life.
Yerin adını hatırlayamadım.I couldn't think of the name of the place.
Kasabanın her yerini biliyorum.I know every inch of the town.
Sabah kahvaltısı için çoğunlukla meyve yerim.I mostly have fruit for breakfast.
Televizyonun, kitapların yerini alacağını sanmıyorum.I don't think television will take the place of books.
Almanca yerine Fransızca öğrendim.I learned French instead of German.
Doğrudan eve gelme yerine uzun bir yol yürüdüm ve postanenin yanında durdum.Instead of coming directly home, I took the long way and stopped by the post office.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod