Ana içeriğe geç
Sözlük

yeri ile cümle

yeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dürüst olmak gerekirse, dışarı gitmek yerine aslında evde kalmak istedim.Frankly speaking, I actually wanted to stay at home, instead of going out.
O, sağlığı yerinde görünüyor.He seems to be in good health.
Neredeyse her gün et yerim.I eat meat almost every day.
Beton sert olduğu zaman pim keski yerine elektrikli matkap kullanırız.When the concrete is hard, we use an electric drill instead of a pin chisel.
Gidecek başka yerim yok.I don't have anywhere else to go.
Tom'un vücudunun her yerinde dövme vardır.Tom has tattoos all over his body.
Tom'un bulunduğu yeri bilmek istiyorumI'd like to know Tom's whereabouts.
Sen benim yerimde kalabilirsin.You can stay at my place.
Başı dertte insanların çoğunlukla dönecek yeri yoktur.People in trouble often have nowhere to turn.
Tom yerine Mary'nin benimle çıkmasını istiyordum.I wanted Mary to go out with me instead of Tom.
Bence ben hayat cümlesi yerine bir aşk cümlesini hak ediyorum.In my opinion I deserve a love sentence instead of a life sentence.
Biri yerimi aldı.Someone took my place.
Ben yeri doldurulamazım.I'm irreplaceable.
Çalıştığım yeri yazdım.I wrote where I was working.
Tom'un yerini al.Take Tom's place.
Beni aptal yerine koymadın.You didn't fool me.
Normalde, günde üç kez yemek yeriz.Normally, we eat three times a day.
Gidecek başka yerim yoktu.I had no place else to go.
Gidecek başka bir yerim yoktu.I had nowhere else to go.
Gidecek bir yerim yok.I've got nowhere to go.
Olmam gereken bir yerim var.I've got someplace I need to be.
Her durumda, ben görevimi yerine getirdim.In any case, I have fulfilled my duty.
Bu yeri işletiyorum.I run this place.
Radyo'nun yerini TV aldı.Radio's been replaced by the TV.
Yerinde olsam bu konuda endişe etmem.I wouldn't worry about it if I were you.
Hâlâ yaşamak için bir yerin var.You've still got a place to live.
Yerinde olsam endişelenirim.I'd be worried if I were you.
Yerinde olsam onu alırım.I'd take it if I were you.
Tom'un gidecek bir yeri yok.Tom has nowhere to go.
Ben seni iş yerinde göreceğim.I'll see you at work.
Tom emri yerine getirmeyi reddetti.Tom refused to execute the order.
Ayakkabılarınızı tutmanın en mantıklı yeri kapının yakınındadır.The most logical place to keep your shoes is near the door.
Daha üç kişi için yerimiz var.We have room for three more.
Tom Mary'nin yerini aldı.Tom took Mary's place.
Yerine git.Go to your spot.
O yeri çılgınca seviyorum.I adore that place.
Onlar sözlerini yerine getirecekler, oldukça eminim.They'll keep their promise, I'm pretty sure.
Temizlemeye başlamadan önce bu yeri görmeliydin.You should've seen this place before I started cleaning it up.
Tatil yerinin büyük bir yüzme havuzu var.The resort has large swimming pools.
Tom mükemmel bir saklanma yeri bulduğunu düşündü.Tom thought he'd found the perfect hiding place.
Saklanacak hiçbir yerim yoktu.I had nowhere to hide.
Gidecek hiçbir yerim yok.I have nowhere to go.
Biz her akşam saat altıda yemek yeriz.We eat every evening at six.
Ben senin yerinde birkaç gün geçireceğim.I'll spend a few days at your place.
İş yerinde ne oluyor?What's going on at work?
O bir tabloyu yerinden söktü.She took a table out.
Kalmak için bir yerin var mı?Do you have somewhere to stay?
Vakit geçirme yerine bir iş bulmaya gitsen daha iyi.You'd better go find a job instead of fucking around.
Her geçen gün dünyanın her yerinde milyonlarca insan sokaklarda açlıktan ölüyor.Day after day, all over the world, millions of people die of hunger in the streets.
Tom dizüstü bilgisayarını yerine koydu.Tom put his notebook away.
Bizim yerimizde saatin kaç olduğunu bilmiyorum.I don't know how much time we have left.
Her gün o restoranda öğle yemeği yerim.I lunch in that restaurant every day.
Dalkavukluk yerine bize dürüst ve samimi tahmin ver!Instead of flattery, give us an honest and sincere estimate!
Şehirin dinlenmek için harika bir yeri vardır.The city has a wonderful place to take a rest.
Kentin, çocuklarla yürümek için harika bir yeri vardır.The city has a wonderful place to walk with children.
Umarın Tom bu akşam akşam yemeği için Mary'nin yerine geçeceğimizi hatırlar.I hope Tom remembers that we're going over to Mary's for dinner this evening.
Tom'un yerine gidelim.Let's go to Tom's place.
Tom'un yerini bulmada güçlük çekiyoruz.We're having difficulty locating Tom.
Tom ve ben sık sık birlikte yeriz.Tom and I often eat together.
Tom yükümlülüklerini yerine getirmedi.Tom didn't fulfill his obligations.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod