Ana içeriğe geç
Sözlük

yeri ile cümle

yeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin yerinde olsam oraya gitmem.I wouldn't go there if I were you.
Traktörler atların ve katırların yerini aldı.Tractors replaced horses and mules.
Neyse ki tedavi zararlı yerine sadece etkisizdi.Luckily, the treatment was only ineffective instead of harmful.
Çıkardığın giysileri dikkatlice yerine koy.Stow away carefully the clothes you removed.
Onların saklanma yerini bulmak için bir haftaya ihtiyacımız var.We need one week to find their hiding place.
Pirinç pilavını genellikle çubuklarla yerim.I usually eat rice with chopsticks.
Satranç oyuncusu rakibinin yerini düzeltti.The chess player put his opponent in check.
Derin ve saygılı huşuyla şamdanı önceki yerine koydum.With deep and reverent awe I replaced the candelabrum in its former position.
Biz ülkenin her yerinde seyahat ettik.We travelled all over the country.
Tom kendini aptal yerine koydu.Tom made a fool of himself.
Tom verdiği sözü yerine getirdi.Tom kept his end of the bargain.
Tom kesinlikle hepimizi enayi yerine koydu.Tom certainly fooled us all.
Tom kesinlikle beni aptal yerine koydu.Tom certainly fooled me.
Tom kesinlikle Mary'yi aptal yerine koydu.Tom certainly fooled Mary.
Taş yerinde ağırdır.A stone is heavy on its own turf.
Sözlerini yerine getirmelisin.You should deliver on your promises.
Tom şemsiyesini yerine koydu.Tom put up his umbrella.
Ben her zaman görevlerimi yerine getirdim.I've always carried out my duties.
Hiç olmazsa yatacak bir yerim var.At least I have somewhere to sleep.
O felaketten kurtulmaya çalışmak yerine kederi içinde debeleniyor gibi görünüyordu.She seemed to be wallowing in her grief instead of trying to recover from the disaster.
Hafta sonlarında birçok kişi dinlenme yerine çalışır.On weekends, many people work instead of having a rest.
Bugünlerde çocuklar okula gitmiyor fakat onun yerine damardan bilgi alıyor.Children these days don't go to school, but instead receive information intravenously.
Bu kutuları depolamak için yeterli yerim yok.I don't have enough space to store these boxes.
Tom onun yerine Mary'nin terfi alması gerçeğine kızdı.Tom resented the fact that Mary got the promotion instead of him.
Notlar alma yerine bütün dersi orayı burayı karalayarak geçirdim.Instead of taking notes, I spent the whole class doodling.
1984'te Kola şeker yerine yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanmaya başladı.In 1984, Coke started using HFCS instead of sugar.
Ben çoğu zaman orada kahvaltı yerim.I eat breakfast there, most of the time.
O yeri özlüyorum.I miss that place.
Park yerinde neredeyse hiç araba yoktu.There were almost no cars in the parking lot.
Araba bisikletin yerini aldı.The car replaced the bicycle.
Sen benim yerimde kalabilirsin.You can stay at my place.
Ben kendi yerimi bulmak istiyorum.I want to find my own place.
Biri birinin yerini unutmaz.One does not forget one's place.
Bence ben hayat cümlesi yerine bir aşk cümlesini hak ediyorum.In my opinion I deserve a love sentence instead of a life sentence.
Yerinde olsam aynı şeyi yaparım.I'd do the same thing in your shoes.
Neredeyse yerinde olabilmeyi diliyorum.I almost wish I could be in your shoes.
Yerimde olsan ne düşünürsün?If you were in my shoes, what would you think?
Tom benim yerimde olsa benim verdiğim aynı kararı verirdi.Tom would've made the same decision I'm making if he were in my shoes.
Bir insanı eleştirmeden önce her zaman kendini onun yerine koymalısın.Before you criticize a man, you should always walk a mile in his shoes.
Ben yeri doldurulamazım.I'm irreplaceable.
Neden sadece okuldan sonra benim yerime uğramıyorsun?Why don't you just come by my place after school?
Neden giysilerini geri yerine koymuyorsun?Why don't you put your clothes back on?
Tom'un yerini al.Take Tom's place.
Bu eşyanın yeri doldurulamaz.This stuff's irreplaceable.
Yerimi kullan.Use my place.
O, yükümlülüklerini yerine getirmedi.He didn't fulfill his obligations.
Beni aptal yerine koymadın.You didn't fool me.
Sadece senin yerini temizlemeyi bitirdim.I just finished cleaning your place.
Hiç Tom'un yerine geçemedim.I could never replace Tom.
Senin yerini alamadım.I couldn't take your place.
Bu yerin ne kadar güzel olduğunu unuttum.I forgot how beautiful this place was.
Tom'a onun yerine onu yaptırdım.I had Tom do it instead.
Olman gereken başka bir yerin olmadığını umuyorum.I hope you don't have anywhere else you need to be.
Umarım bu yeri seversin.I hope you like this place.
Bu yeri biraz seviyorum.I kind of like this place.
Olman gereken başka bir yerin olduğunu biliyorum.I know you have somewhere else you need to be.
Ben aptal yerine konulmayacağım.I won’t be fooled.
Zeminin her yerinde yapraklar var.There are petals all over the floor.
Tom aldığı şeyleri yerine koymaz hiç.Tom never puts things back where they belong.
Tom'da eşyaları yerine koyma huyu yoktur.Tom never puts things back where they belong.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod