Pakistan has üzerinde beş bin yerel valilikler.There are over five thousand local governments in Pakistan.
Japonya'nın şehirleri (市 shi), Japonya'nın yerel idari bölümlerinden biridir.A city (市, shi) is a local administrative unit in Japan.
BSP, 1994 Türkiye yerel seçimlerine SBP listelerinde girmiştir.CNG presented lists to the local elections of 1991.
453 haneye yakın olup kayseri dışına göç azdır YerelnetAs a result, 435 is nowhere near exhaustion.
Yerel ligler kontluk düzeyinde liglere ayrılmıştır.These were based locally on county lines.
Garranger, yerel inanışları inceleyerek Eretoka Adası'ndaki mezarı bulmayı başardı.Garranger was able to locate the grave on Eretoka island by analyzing local folklore.
Yerelnet 2015.Arellano 2015.
Yerel tarih ve etimoloji üzerine çalışmalar yaptı.It has displays on local history and ethnography.
B: Yerel Ligleri üst sırada bitiren takımlar.Group B Final standings Results All times local.
Buna ek olarak, maddenin elektriksel iletkenliği gibi yerel özellikleri ile de bağlantılıdır.This in turn affects other properties, such as electrical conductivity.
Bagyo, Filipinlerde kasırga için kullanılan yerel bir tabirdir.Bagyo is the local term for a tropical cyclone in the Philippines.
1976 yılından itibaren yerel yönetimlerde önemli görevler üstlenmiştir.From 2001, the headmasters took all the administrative responsibility.
907 yılında yerel askeri valiler kontrol edilemez hale gelince Tang tümüyle çöktü.In 907, the Tang disintegrated completely when the local military governors became ungovernable.
Yerelnet Şablon:New York mahalleleriHartwith Heritage Group: New York Mill
Yerel halk arasında hala eski adı kullanılmaktadır.The traditional name is still in use by local residents.
Sonra Pačetin'de yerel topluluk başkanı oldu.He was president of the local community of Pačetin.
Ayrıca İslam, Bangladeş Yerel Yönetim ve Kırsal Kalkınma Bakanı olarak görev yapmıştır.Islam served for a time as Minister of Local Government and Rural Development.
Olay yerel bir otobüsün bir banliyö treniyle çarpışmasıyla meydana geldi.A delayed local train was hit by a special train.
Diğer yapıtlarını ise kamu ve yerel kuruluşların siparişi üzerine gerçekleştirmiştir.He added a Haram and other buildings to accommodate the ruling family and his relations.
Burada yerel halkın muhalefetinden ötürü 1923 yılında okulunu İngiltere'deki Lyme Regis'e taşıdı.Due to the hostility of the local people, it moved again in 1923 to Lyme Regis in England.
Diğer tapınaklar Zeus, Helios, Afrodit, Apollo, Athena ve yerel Tike'ye adanmıştı.Other temples were dedicated to Zeus, Helios, Aphrodite, Apollo, Athena and the local Tyche.
Ayrıca çok sayıda yerel-ulusal TV ve radyo istasyonları da İstanbul'da bulunmaktadır.There are also a number of satellite networks and pay per view television networks in Sri Lanka.
Büyükannesi ve annesi yerel partilerde ve gece kulüplerinde şarkı söylemekteydiler.Her father sang in local nightclubs and at weddings.
Hâlen Dünya Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Birliği (UCLG) eşbaşkanıdır.He was Treasurer of the United Cities and Local Governments organization (UCLG).
Yerelnet --Calloway, -----.
China Amateur League'de 44 yerel lig yer almaktadır.China Amateur Football League includes 44 regional leagues.
Kleine Zeitung, Avusturya'nın en büyük yerel gazetesidir.Poor Fellow My Country is the longest Australian novel.
Burada iki tane yerel kupanın sahibi oldu.He established two nursing homes there.
Çingeneler işlerinden dönerler ve Czipra onlara Barınkay'ı yeni yerel köy-ağası olarak tanıtır.The Gypsies return from their work and Czipra introduces Barinkay as their new local squire.
Tis-sa-ack Mono Lake Paiute adındaki Yosemite yerel halkından kızılderili kızdır.Tis-sa-ack is the name of a Mono Lake Paiute Indian girl in the Yosemite Native American legend.
En son yapılan yerel hükümet seçimlerie Mayıs 2004'teydi.The most recent round of local government elections were held in May 2003.
Yerel arama artık tüm dünyada çalışır.The search was now statewide.
Kurucuları İtalyan Umberto Umberti ve yerel girişimci Selim Mboria'dır.It was founded by an Italian investor Umberto Umberti and Selim Mboria a local investor.
Maliyetin %67'si federal bütçeden %33'ü de yerel bütçeden karşılanmıştır.The cost was paid with 67% federal money and 33% local money.
Düzenleyen: Bilinmeyen YerelnetOwner: Not known Location: Not known.
Onun malzemeleri yerel bina yapımında kullanıldı.Construction materials were obtained locally.
Bu, yabancı sistem çağrılarını, yerel sistem çağrılarına çevirir.This translates system calls for the foreign system into native system calls for the host system.
Bu miting, yerel meclisin düzenlediği yerel bir etkinlikti fakat kısa sürecede ulusal olmuştu.This was a local event organized by the local chapter, but the national organization soon joined in.
Güneş'i de içeren Yerel Kabarcığa en yakın süperkabarcıktır.The horse is associated with the Sun, and its yearly course.
1969 yılından itibaren yerel yönetimlerde yer almıştır.Since 1969 it has been owned by the National Trust.
Yerel Kosova idaresi de ayrıca, bu yeni anayasaya karşı oldu.Local Serb politicians opposed the new constitution.
Okinawaca, genellikle birçok yerel lehçeyi kapsamaktadır.Semionov often uses local color.
Müslüman yerleşimciler yerel halktan kadınlarla evlendiler.Settlers intermarried with the local population.
Daha sonra Samsun'da yerel bir radyoda DJ'lik yaparak işe başladı.He then started working as a DJ in one of Samsun's local radios.
Yerelnet sitesi.A Cheap Seat.
16 yaşında yerel Denbo Diamond Ödülü'nü kazandı.By age 16, he had received a Denbo Diamond Award in his home state.
Farklı Arap bölge ve yerleşim yerlerinde farklı yerel Arapça ağızları vardır.There are different local colloquial dialects among Arabs in different regions and localities.
Geçerli sürüm saklı yordam ve yerel XML veri türünü desteklemez.The current release does not support stored procedures or native XML data type either.
Böylelikle 16. yüzyılda Latincenin yerini yerel dil alıyor.In the 16th century it was the birthplace of Latino Latini.
Doktorlar aynı zamanda yerel çalışanları ruh sağlığı ve diğer tedaviler konusunda da eğitebilir.The doctors may also train local mental health staff.
John Hooke ayrıca yerel bir okulun sorumlusuydu.Sir John Lawes is also a National Teaching School.
Türkiye'nin 81 ilinde düzenlenen eylemlere 2 binden fazla yerel sivil toplum kuruluşu destek verdi.Furthermore, they need local party offices in at least half of the 81 Provinces of Turkey.
İki yerel sanatçısı bulunmaktadır.Die Kunst zweier Städte
Eskiden her yerde yerel gazeteler olurdu.All times were local.
Bu dönemde köy gruplarının başında yerel derebeyler vardı.Several local political leaders were on board at the time.
Bu koşulları yerine getirme olanağı da, ilgili yerel mahkemelerce sağlanmaktadır.It remains to be seen whether the authorities will enforce this court order.
Yerel bir girişimci ve barış aktivistidir.He is an educator and an Israeli peace activist.
Aynı zamanda olay, yerel bir televizyon kanalı tarafından kaydedildi.The incident was recorded by a local television station.
1961 yılında yerel bir fabrikada dökümcü oldu.He became a metalworker at a local factory in 1961.
Durum, en kısa sürede gerekli imkanlar kullanılarak yerel mülki amire bildirilir.Encourage the use of local materials where possible.