Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Este es el aspecto al otro lado de la calle directamente desde donde se encontraban.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Ezt látták az utca túloldalán onnan, ahol álltak.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Isto é olhando directamente para a rua a partir de onde eles estavam.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.이것은 이 아이들이 서있는 곳에서 거리 반대 편쪽을 직접 본 것이구요.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Questa è la visuale esattamente dall'altra parte della strada da dove si trovavano loro.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Så här såg det ut från tvärs över gatan från där de stod.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Se privește direct peste drum din poziția în care stăteau.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Toto je pohled přímo napříč ulicí z místa, kde v tu dobu stáli.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Voici ce que l'on voit directement de l'autre côté de la rue depuis l'endroit où ils étaient.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Αυτό βλέπει ακριβώς απέναντι από το δρόμο από όπου στέκονταν.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Вот так выглядела улица, где они стояли.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.זהו מבט היישר לרוחב הרחוב מן המקום בו הם עמדו.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.هنا الرؤيه مباشره عبر الشارع من حيث كانوا يقفون.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.通りの向かいをまっすぐ見た写真です 捜査官の報告では
Bu dar yerden çok hızlı akar, çıkınca da türbülans oluşturur ve sürtünme oluşur ve benzeri.Díky tomu dochází k tření, až je plát nestabilní natolik, že může prasknout.
Bu dar yerden çok hızlı akar, çıkınca da türbülans oluşturur ve sürtünme oluşur ve benzeri.Dòng chảy qua khỏi ngõ hẹp này trỡ nên bị xáo trộn và tạo nên sự cọ sát vân vân.
Bu dar yerden çok hızlı akar, çıkınca da türbülans oluşturur ve sürtünme oluşur ve benzeri.El contenido de la placa se vuelve inestable debido a la fricción.
Bu dar yerden çok hızlı akar, çıkınca da türbülans oluşturur ve sürtünme oluşur ve benzeri.혈액은 좁아진 부분을 통과하기 위해 매우 빠른 속도로 지나가야 할겁니다. 혈액은 안쪽에서 매우 소용돌이 치게 될 것이고,
Bu dar yerden çok hızlı akar, çıkınca da türbülans oluşturur ve sürtünme oluşur ve benzeri.Във вътрешността си става турбулентна и води до триене.
Bu dar yerden çok hızlı akar, çıkınca da türbülans oluşturur ve sürtünme oluşur ve benzeri.فيجب أن يتدفق بسرعة جداً في هذا الجزء الضيق. وتخرج بقوة وعنف من الداخل و
Bu dar yerden çok hızlı akar, çıkınca da türbülans oluşturur ve sürtünme oluşur ve benzeri.摩擦がおこる。そして不安定なプラークは破綻してしまう。
Bu en alt nokta ve yerden 1 metre yükseklikte. -여기가 제일 낮은 지점, 그리고 이 지점은 땅으로부터 1미터 떨어져 있습니다.
Bu en alt nokta ve yerden 1 metre yükseklikte. -Das ist der tiefste Punkt, und das ist dann 1 Meter über dem Boden
Bu en alt nokta ve yerden 1 metre yükseklikte. -Questo e' il suo punto piu' basso ed sta a un metro dal terreno.
Bu en alt nokta ve yerden 1 metre yükseklikte. - Yani, bu uzaklık 1 metre.Вот она, и вот 1 м над землей.
Bu en alt nokta ve yerden 1 metre yükseklikte. -Това е най-ниската точка, и това е 1 метър над земната повърхност.
Bu korkunç yerden bir an önce kurtulmaktan başka birşey istememiştir takip eden yüzyıllar boyuncaPrima persoană care a pus piciorul pe Galapagos s-a rugat doar pentru scăparea din acest loc dezolant.
Bu korkunç yerden bir an önce kurtulmaktan başka birşey istememiştir takip eden yüzyıllar boyuncaביקש רק לקבל מושג על המקום .מעורר הרחמים הזה ,במאות הבאות
Bu korkunç yerden bir an önce kurtulmaktan başka birşey istememiştir takip eden yüzyıllar boyuncaصلّى فقط للنجاة من هذا المكان التعيس في القرون لإتّباع
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Aku ingin beranjak dari dunia sebelumnya menuju tempat yang kuinginkan. untuk itu aku perlu sesuatu.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Chcela som prejsť odtiaľ, kým som bola, k tomu, čím som chcela byť a k tomu som potrebovala niečo.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Chciałam się przenieść tam, gdzie chciałam być, dlatego potrzebowałam czegoś.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Chtěla jsem jít z místa, kde jsem byla do místa, kde jsem chtěla být, k čemuž jsem něco potřebovala.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.El akartam menni onnan, ahol voltam, oda, ahol lenni akartam, de ehhez szükségem volt valamire.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Eu queria ir do sítio onde estava para onde eu queria estar, e para o qual precisava de algo.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Ich wollte beginnen wo ich mich befand, und dorthin wo ich sein wollte, wofür ich etwas benötigte.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Ik wilde weg van waar ik was naar daar waar ik wilde zijn, en daarvoor had ik iets nodig.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Je voulais aller d'où j"étais au lieu où je voulais être, et pour cela, j'avais besoin de quelque chose.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.지금 상황에서 벗어나 제가 원하는 바대로 가고싶었습니다. 그러기 위해서는 무언가가 필요했습니다.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Quería ir de donde estaba a donde quería estar, para lo cual necesitaba algo.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Voiam să ajung din locul în care mă aflam acolo unde voiam să fiu, iar pentru asta aveam nevoie de ceva.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Volevo andare da dove ero a dove volevo essere, e per questo avevo bisogno di qualcosa.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Исках да премина от там където съм до там където искам да бъда, и за това имах нужда от нещо.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Я хотела уйти оттуда, где я была, туда, где я хотела очутиться, и для этого мне было необходимо нечто.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.Я хотіла поїхати з того місця, де я була, туди, де я хотіла бути, для цього мені щось було потрібно.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.רציתי ללכת מהיכן שהייתי אל היכן שרציתי, ולכך הייתי זקוקה למשהו.
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.اردت ان اذهب من حيث كنت الى حيث اردت ان اكون كنت بحاجة الى شيئ
Bulunduğum yerden olmak istediğim yere gitmek istiyordum, birşeye ihtiyacım olduğu için.自分のなりたい姿を求めていました そのために なにかのきっかけを必要としていました
Bulunduğunuz yerden ileriye dikkatlice bakın --Hãy nhìn ra xa hơn --
Bulunduğunuz yerden ileriye dikkatlice bakın --Kijk eens even verder dan waar we net geweest zijn --
Bulunduğunuz yerden ileriye dikkatlice bakın --Miremos aún más lejos de donde recién estuvimos --
Bulunduğunuz yerden ileriye dikkatlice bakın --Spójrzmy jeszcze dalej niż dotychczas pojechaliśmy.
Bulunduğunuz yerden ileriye dikkatlice bakın --Ну, попробуйте заглянуть ещё дальше того места, где мы только, что были.
Bulunduğunuz yerden ileriye dikkatlice bakın --つまり ここから望遠鏡を覗いてみると
Bulunduğu yerden başka bir yere taşınamaz. . .Czy możemy powiedzieć, że jest sztuka site-specific? - Tak, dokładnie. Nazywamy ją sztuką site-specific.
Bulunduğu yerden başka bir yere taşınamaz. . .Kunnen we zeggen dat het plaatsspecifiek is? >>: Ja, zeker. We noemen dit plaatsspecifiek.
Bulunduğu yerden başka bir yere taşınamaz. . .Může říct, že je to jedinečné. Ano, přesně tak.
Bulunduğu yerden başka bir yere taşınamaz. . .Чи можемо ми сказати, що це особливе розташування? Так, точно. Назвемо це особливим місцем.
Buluruz bir yerden para.Heh?
Buna göre, h'yi, yerden yüksekliklerini zamana göre bir fonksiyon olarak yazmamız gerekiyor.우리는 이제 h에 대한 함수, 즉 높이에 대한 함수를