Bıraktığım yerden devam edeyim ne yapayım o zaman sadece 18 dakikam vardı.Тож я хочу продовжити з цього місця, тому що маю, чесно кажучи, лише 18 хвилин.
Bıraktığım yerden devam edeyim ne yapayım o zaman sadece 18 dakikam vardı.אז אני רוצה להתחיל משם מכיוון שנתנו לי רק 18 דקות, באמת,
Bıraktığım yerden devam edeyim ne yapayım o zaman sadece 18 dakikam vardı.لذلك أريد أن ألتقط الحديث من هناك لأنه لم يكن لدي سوى 18 دقيقة، بصراحة
Bıraktığım yerden devam edeyim ne yapayım o zaman sadece 18 dakikam vardı.なにせ18分しかないのですから ですから 先ほど申し上げた通り...
Boru kurtçuğu adı verilen şeyler gördük, bunlar da karides, hepsi yerden gelen kimyasal enerjiyle yaşıyor.Мы видели так называемых трубчатых червей, а это креветки, живущих за счёт химической энергии из морского дна.
Boru kurtçuğu adı verilen şeyler gördük, bunlar da karides, hepsi yerden gelen kimyasal enerjiyle yaşıyor.ראינו דברים המכונים "תולעת מניפה" - אלה הם חסילונים - כולם ניזונים מאנרגיה כימית שנובעת מתוך כדור הארץ;
Böylece taşındığı yerden rafineriye getirilir.Tak czy siak, trafia do rafinerii.
Böylece taşındığı yerden rafineriye getirilir.Y luego desde allí llega a una refinería
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.이 천체에서 다른 천체로요. 그러니 카이퍼 벨트 내에 생명이 존재 한다면
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.Takže pokud vůbec existuje život v Kuiperově pásu, asi je velmi hojný.
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.Vì thế nếu nó có tồn tại dù là một chút trong Vành đai Kuiper, nó sẽ dễ dàng lan rộng.
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.Zo verspreidt het leven zich van het ene naar het andere object.
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.מעצם אחד לאחר. וכך אם בכלל יש חיים בחגורת קויפר,
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.من جرم لآخر. لذا, إذا كانت الحياة موجودة في حزام كويبر
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.広範囲に存在している可能性が高いのです そうすると --
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Ce soir je veux commencer mon intervention là où Zeray s'est arrêté hier.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Dzisiejszy wykład chciałabym rozpocząć tam, gdzie Zeray skończył swój wykład wczoraj.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.E eu, na minha palestra desta noite, quero retomar o ponto em que Zeray terminou ontem.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Ik wil vanavond in mijn talk doorgaan waar Zeray gisteren gebleven is.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.저는 오늘 저녁 이야기를 어제 제라이가 끝낸 부분에서 이어가려고 합니다.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Ott szeretném kezdeni a beszédemet, ahol Zeray tegnap abbahagyta.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Questa sera voglio riprendere il discorso dal punto in cui ieri si è interrotto Zeray.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Și vreau să-mi încep prezentarea din această seară reluând-o din punctul în care a lăsat-o ieri Zeray.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Und ich möchte mit meinem Vortrag heute Abend dort anknüpfen, wo Zeray gestern aufgehört hat.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Và tôi muốn tiếp nối bài nói của mình tối nay từ chỗ mà Zeray đã để lại hôm qua.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Y quiero retomar mi charla esta noche desde donde Zeray dejó ayer.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Θέλω να ξεκινήσω την ομιλία μου απόψε από εκεί που τελείωσε ο Ζεράι εχθές.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.И аз искам да продължа с моята лекция тази вечер оттам откъдето Зери стигна вчера.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Сегодня вечером я хочу продолжить разговор с того места, на котором вчера остановился Зерэй.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.Сьогодні ввечері я хочу продовжити розмову з того місця, на якому вчора зупинився Зерей.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.בהרצאה שלי הערב אני רוצה להמשיך מהמקום בו זראי סיים אתמול.
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.وأود أن أتناول في حديثي هذا المساء من حيث توقف زيري بالأمس
Bu akşam konuşmama dün Zeray'ın bıraktığı yerden başlamak istiyorum.昨日のザライの続きから始めましょう アウストラロピテクス 3歳の女児 セラムについて話がありました
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Este complet automatizată -- mergi spre toaletă, iar capacul se ridică.
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.É totalmente automática — a tampa levanta quando nos aproximados dela.
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Hij is volledig automatisch -- je loopt er op af en de bril gaat omhoog.
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Je plně automatizovaná - přijdete k tomu, poklop se nadzvihne.
Bu banyoyu kullandım bu arada. Her şey otomatik -- tuvalete doğru yöneldiğinizde klozet yerden yükseliyor.Напълно автоматизирана е - тръгваш към нея, и седалката се вдига.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Berie zisky z jedného miesta a alokuje ich na ochranu ekologických zdrojov.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Bierze zyski z jednego miejsca i przeznacza je na ochronę zasobów ekologicznych.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Det tar vinster från en plats och tillför dem till skydd av ekologiska resurser.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Đó là lấy lợi nhuận từ một chỗ phân phối chúng tới sự bảo vệ nguồn tài nguyên sinh thái.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Es heisst, Profit zu nehmen und es weiterzuleiten, in den Schutz der ökologischen Ressourcen.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Está a tirar os lucros de um sítio para alocá-los à proteção de recursos ecológicos.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Está tomando ganancias de un lugar y asignándolas a la protección de recursos ecológicos.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Het neemt winsten op een plaats en gebruikt ze voor de bescherming van ecologische bronnen.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.그러니까 한 쪽에서 수입을 올려 그걸 생태계 자원 보호 쪽으로 돌리는 거죠.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.On prend les profits à un endroit et on les alloue à la protection de ressources écologiques.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Prende i profitti da una parte e li alloca nella protezione di risorse ecologiche.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Se ia profitul dintr-un loc si se aloca pentru protejarea resurselor ecologice.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Παίρνει έσοδα από το ένα μέρος και τα κατανέμει σε άλλο για την προστασία των οικολογικών πόρων.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Печалбите се вземат от едно място и се разпределят за опазването на екологичните ресурси.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Это значит зарабатывать деньги в одном месте и вкладывать их в защиту экологических ресурсов.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.היא נוטלת רווחים ממקום אחד ומפרישה אותם להגנה על משאבים אקולוגיים.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.إنها تأخذ أرباح من مكان وتخصصها إلى حماية الموارد البيئية.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.生態資源の保護に それを割り当てる これは新たな経済をめざす
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.A to widok na drugą stronę ulicy z miejsca, w którym stali.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Das ist die Sicht direkt über die Straße von dort aus, wo sie standen.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Đây là nhìn trực tiếp từ bên kia đường từ nơi mà chúng đang đứng.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.Dit is een beeld van de straat waar ze stonden.