Golden sonra Combi yerden kalkıp Meazza'nın elini sıktı.לאחר השער קומבי קם ולחץ את ידו של מאצה.
Filmin başlangıcı, ilk filmin sona erdiği yerden başlamaktadır.הסרט השני נגמר בנקודה בה הסרט הראשון מתחיל.
(Bakara, 75) Onlara şöyle denildi: Şu kentte oturun, orada istediğiniz yerden yiyin.И ще рече при Бояна: „Оставете тук плячката.
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Както и в случая с Мери Ан Никълс, гърлото е прерязано два пъти.
Diğer tanrılar onu saklandığı yerden çıkarmak için bir oyun kurarlar.Другите богове се заели да я извадят иззад камъка.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Оръжия от паднали врагове могат да се взимат и да попълват арсенала на играчите.
Böylece hayvanlar sayesinde bir yerden bir yere taşınırlar.Миграциите са придвижването на животните от едно местообитание към друго.
Bu sefer, oğlan kâfiri yerden yere vurdu.Този път мъжът се приземява на земята.
Top iki elle tutulup, baş arkası ve üstünden, ayakların yerden kesilmemesi koşuluyla atış yapılır.Топката се хвърля с две ръца, над главата, а краката трябва да са неподвижни.
Herman saklandığı yerden çıkar ve onun önüne gelerek üç kartın sırrını kendine vermesi için yalvarmaya başlar.Герман застава пред нея на колене и моли тя да му разкрие тайната на трите карти.
Mewtwo bir şeyi bir yerden bir yere taşıyabilir.Дженгал може да бъде изкачен от няколко места.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Има асансьор до наблюдателна площадка на височина 85 метра.
Dağlar aşağılardan daha soğuktur, çünkü Güneş Dünya'yı yerden yukarıya doğru ısıtır.Причината планините да са по-студени от равнините е свързана с това как слънцето затопля земната повърхност.
Dizinin final sezonunun kaldığı yerden devam eder.Точките след краят на редовния сезон се запазват.
Bu sayede M151 hem yerden daha yüksekte duruyor aynı zamanda ağırlık merkezi yere daha yakın bulunuyordu.Новост при М151 е сниженият център на гравитацията, както и по-голямото вътрешно пространство.
Sular birkaç yerden fışkırır.Минералните води бликат от няколко извора.
Gidip, bir yerden bıçak satın alıp geldim.Ще си отида у дома и ще измисля някакъв начин да си го върна.
1905 yılında tekrar denize açıldı ve Alman donanmasında görevine kaldığı yerden devam etti.През 1910 г. се връща в Германия и продължава службата си във флота.
(Bu bir Hummer'ın gövdesinin yerden yüksekliği kadardır).Maksimijan (Maksimijan Ravenski, Maksimijan Ravenjanin, lat.
Aut atışı veya alan içinden kazanılan bir serbest vuruş, alan içindeki istenilen bir yerden kullanılabilir.Gol-aut ili bilo koji slobodan udarac za momčad koja se brani može se izvesti bilo gdje unutar ovog prostora.
Meydana toplam dokuz yerden girilebilmektedir.Općina Odžaci se sastoji od 9 naselja.
Özetten sonra ikinci film, ilk filmin tam kaldığı yerden devam ediyor.Kao i Povratak u budućnost 2, i ovaj film počinje gdje je završio prethodnik.
Bayrağı kaldırın yerden." diyerek bayrağı kaldırtmıştır.Žarko Domljan: Visoko podignimo zastavu.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Oružja mrtvih neprijatelja se može prisvojiti, kao i municija za oružje koje trenutno nosite.
Oyunun hikâyesi ilk oyunun bittiği yerden başlar.Treći dio započinje točno tamo gdje je prethodnik završio.
86.12 metre uzunluğunda olan kule, şehrin dışındaki her yerden görülebilir ve Modena'nın simgesidir.Visok je 86,12 metara i kako je vidljiv sa svih strana grada postao je simbolom Modene.
Aydınlık yine kaldığı yerden devam eder.Samo što preostane biva osvjetljeno.
Beklendiği gibi hiçbir yerden cevap gelmez ve üyeler okullarını bitirmekle meşgul olurlar.Kad je krenuo napad, Splićani su napustili svoja radna mjesta, a škole prekinule rad.
Rüzgârın hızı yerden 10 metre yüksekte ölçülür.Brzina je vjetra na tlu oko 1 m/s.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.Status "sloboda" se je mijenjao vremenom i ozemljem.
Fakat sonra, bu duruma uyum sağlayıp hayatına kaldığı yerden devam edebilmiştir.Pođoše dakle i vidješe gdje stanuje i ostadoše kod njega onaj dan.
Bunu görüp şaşıran Germano da saklandığı yerden çıkar.Ovaj se naljuti i lupi po mjestu gdje je pasanac pobjegao.
Rüyasında yerden göğe uzanan bir merdiven gördü.Počas spánku mal sen, že kráča po rebríku do neba.
Bir yerden bir yere ışınlanmalarını sağlar.Vznikli na uvoľnené pozorovanie z jedného miesta.
"Süyutî" lakabının sebebi doğduğu bu yerden kaynaklanmaktadır.Prezývka "Neco" vznikla podľa mesta, v ktorom sa narodil.
Oyun, Sands of Time'ın kaldığı yerden devam eder.Dej sa odohráva 7 rokov po Sands of Time.
Ardından ara verdiği porno sektörüne Ocak 2006'da kaldığı yerden devam etti.V cudzine, kam sa uchýlil, však v januári nasledujúceho roku zomrel.
Yeşil parlamalar ufuk çizgisinin alçak olduğu her yerden görülebilir.Pre vysokú zeleň výhľad do okolia z úpätia rozhľadne nie je.
Henry Birinci Bölüm'ün sona erdiği yerden başlar.Drugi del se začne tam, kjer se je prvi del zaključil.
Fakat ne kadar hızlı koşsalar da oldukları yerden ileri gidemezler.In bolj ko bežimo, bolj daleč smo od dežele, ki jo iščemo.
Ameliyat sonrası kaldıkları yerden devam ettiler.Post se odsvetuje po operacijah.
86.12 metre uzunluğunda olan kule, şehrin dışındaki her yerden görülebilir ve Modena'nın simgesidir.Visok je 86,12 metra in je simbol Modene, saj je viden z vseh smeri zunaj mesta.
1631'de çalıştığı yerden çıkarıldı.Zgrajen je bil leta 1631.
Akşam bir yerlere gitme plânlarına kaldıkları yerden devam ederler.Zvečer so prišli k zapuščenemu gradu, kjer so hoteli prenočiti.
Katılımcılar tele konferansa evden veya telefon bağlantısının olduğu herhangi bir yerden katılabilirler.Gledalci so lahko glasovali z glasovalnimi lističi ob odhodu iz dvorane ali pa preko mobilnih telefonov.
Bu noktada atın bütün ayakları yerden kesilir.Iz teh izrastkov izraščajo noge.
Ama hiç kuşkusuz psikanaliz yerden fışkırmış ya da gökten düşmüş değildir.Pomembno je, da svetijo navzdol in ne v nebo.
(Bu bir Hummer'ın gövdesinin yerden yüksekliği kadardır).Aukštis: 28,5; 27,4; 28,6; 33,2; 27,0; 27,4.
Filmin başlangıcı, ilk filmin sona erdiği yerden başlamaktadır.Filmo istorija prasideda iškart nuo ten, kur pasibaigė pirmasis.
Sonra köpeklerin yardımıyla yerden av kaldırılır.Skrisdamas geba nuo vandens paviršiaus pastverti auką.
Mahallenin kuruluş yeri, şu an kurulu olduğu yerden farklıdır.Komiteto darbo tvarka beveik nesiskiria nuo Tarybos.
Kahveyi yerden uzak tutmak için kahve filtresi.Į puodą įstatomas filtras, kad nepraleistų kavos grūdelių.
Bir yerden bir yere ışınlanmalarını sağlar.Objektas teleportuojamas iš vienos vietos į kitą.
"Onun kaldığı yerden devam etmek zorundaydık".Mina vastasin: “Ta läks tagasi sinna, kust ta oli tulnud.”
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Siiski jõuti õnnelikult kohale.
Ancak onda da 7 varsa bir sonraki oyuncu yerden 6 kart çeker.Kui tema punktisumma on juba kuus või seitse, keeldub ta endale pakutavast kaardist.
Oyunun hikâyesi ilk oyunun bittiği yerden başlar.Lugu suundub samasse kohta, kust ta alguse sai.
Gemi 2 gün sonra dalgaların etkisiyle karaya oturduğu yerden kurtuldu.Laev oli piirivalvel aktiivses kasutuses ainult kaks suve.
1631'de çalıştığı yerden çıkarıldı.Sellele ametipostile jäi ta 1631. aastani.
Sıkıntılı bir şekilde sokağa çıkar ve kaldıkları yerden kasaba merkezine kadar yürür.Tänav algab Puiestee tänavalt ja kulgeb kuni linna piirini, kus ristub Vahi tänavaga.