Ana içeriğe geç
Sözlük

yerden ile cümle

yerden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
3. Kural: Başka bir yerden gelir sağlamak yasaktır.3: Tænke tilbage fra mål til status.
Her Şeyin Bittiği Yerden adlı kitabın yazarı.Forfattertitlen er blevet hvermandseje.
Filmin başlangıcı, ilk filmin sona erdiği yerden başlamaktadır.Den forskudte tid bliver først afsløret i slutningen af filmen.
Thomas, kuşatmaya kaldığı yerden devam edemedi.Anne er ude, hvor hun ikke kan bunde.
En büyük doğal ardalan ışınımı kaynağı yerden havaya karışan radon'dur.Radon er den mest betydelige kilde til radioaktivitet i naturen omkring os.
Onlar gidince Susanna saklandığı yerden çıkar.Hvor efter Samara bliver stille.
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Som med mordofferet Mary Ann Nichols var strupen kuttet med to kutt, det ene dypere enn det andre.
(Muhtemelen doğru olan) İsrail kelimesi bir yerden ziyade bir halkı temsil etmektedir.Dette var Israels andre seier, og landets andre seier på rad.
Bir yerden diğer bir yere ışınlanabilir.Det er mulig at den er flyttet hit fra et annet sted.
Böylece film, kitabın kapladığı yerden çok daha az yer kaplamış olur.Filmen er imidlertid mindre krass enn boka den er basert på.
1909 yılında Kongo'daki dehşeti yerden yere vurduğu "Kongo'daki Suç" adlı uzun bir kitapçık yazdı.Han skrev «The Crime of the Congo» i 1909, en lang pamflett som fordømte overgrepene i Kongo.
Fakat ne kadar hızlı koşsalar da oldukları yerden ileri gidemezler.Jo lengre unna de var, jo raskere forflyttet de seg bort fra oss.
Yerdeniz, Ursula K. Le Guin tarafından yazılan fantastik romanlar serisi.Jordsjø er en bok-serie skrevet av Ursula K. Le Guin.
Torununun ölüm haberini aldığında kendini yerden yere atmış ağlamış acısını belli etmiştir.Da hans far fikk høre om sønnens død, hengte han seg i beltet sitt.
16 Haziran 2015 günü kaldığı yerden devam etmiştir.Hun gikk av 16. juni 2015.
İmparator genellikle istediği yerden ülkeyi yönetirdi.Utnevnelsen skjedde som regel av kongen.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.Statusen til «sloboda» varierte over tid og etter territorium.
Sana Bunları Hiç Bilmediğin Bir Yerden Yazıyorum (6:45) İnce Buz Üstünde Yürüyorum (feat.Omtrent 12.50 passerte (en bruggskjuts, overs. trengs) stedet uten å merke til noe ras.
Yerden yükseldikçe hava sıcaklığı düşer.Når lufta stiger synker temperaturen.
Oyun, ilk oyunun bıraktığı yerden kısa süre sonrasını konu almaktadır.De røyker først opp resten av det som ble igjen etter festen.
Sular birkaç yerden fışkırır.Ut av Raet kommer flere steder kildevann.
Ameliyat sonrası kaldıkları yerden devam ettiler.Informasjon om tiden etter operasjon.
Dişilerin de aynı yerden salgı yaptıkları gözlemlenmiştir.Amtsforretningene ble ivaretatt av landfogdene (se nedenfor).
Daha büyük ve yüksek performanslı bazı uçaklar ise genellikle yerden 1500 ft yükseklikte meydan turu yaparlar.For større fly som flyr landingsrunde, benyttes oftest 1500 fot høyde over rullebanen.
Özetten sonra ikinci film, ilk filmin tam kaldığı yerden devam ediyor.Oppfølgeren starter direkte fra der den første filmen sluttet og fortsetter historien.
İnternet gezgini ile internet erişimi olan her yerden erişilebiliyor.Man kan også styre den fra hvor som helst i verden over Internett.
Bayrağı kaldırın yerden." diyerek bayrağı kaldırtmıştır.Dette flagget ble kjent som «trevådsflaggan».
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Sama seperti kasus Mary Ann Nichols, tenggorokannya juga digorok dengan dua sayatan.
Mewtwo bir şeyi bir yerden bir yere taşıyabilir.Bisa jadi Molly sedang pergi ke suatu tempat.
Temizlendikleri vakit, Allah’ın size gösterdiği yerden onlara varın..."Apabila mereka telah suci, maka campurilah mereka itu di tempat yang diperintahkan Allah kepadamu.
Paul Guhl'un eşliğinde Peiper esir edildiği yerden kaçmaya çalıştı.Ditemani Paul Gühl, Peiper berusaha meloloskan diri dari penahanan dan pulang ke rumahnya.
Mahallenin kuruluş yeri, şu an kurulu olduğu yerden farklıdır.Keadaan pondok pada masa kolonial sangat berbeda dengan keberadaan pondok sekarang.
Bir yerden diğer yere iletilen veri güvenli bir ağ kurulumu için çok önemli olmuştur.Transmisi data dari satu tempat ke yang lain telah menjadi penting untuk membangun jaringan yang handal.
Su yüksek aw değeri olan yerden düşük aw değeri olan yere doğru göç eder.Air akan berpindah dari benda dengan aw tinggi ke benda dengan aw rendah.
En büyük doğal ardalan ışınımı kaynağı yerden havaya karışan radon'dur.Kontribusi dosis radiasi alam yang terbesar dari kerak bumi berasal dari Radon.
Gidip, bir yerden bıçak satın alıp geldim.Jadi aku pergi keluar dan membeli catatan dan itu saja.
Her Şeyin Bittiği Yerden adlı kitabın yazarı.Nama penulis dihilangkan bila sudah ada dalam teks.
Kızlar fundalık bir yerden geçerken birden bir çığlık duymuşlar.Tiba-tiba, dari dalam tenda, terdengar suara teriakan.
Su yüksek aw değeri olan yerden düşük aw değeri olan yere doğru göç eder.Nước thì di chuyển từ nơi có aw cao đến nơi có aw thấp.
Yüksek bir yerden düşerse zemine yapışır.Khi kích thước lớn, nó sẽ rơi xuống mặt đất.
Golden sonra Combi yerden kalkıp Meazza'nın elini sıktı.Ngay sau bàn thắng, Combi đã đến bắt tay thán phục Meazza.
22 Ağustos günü general Samsonov'un 2. ordusu Almanları başarılı bir biçimde birkaç yerden geri attı.Ngày 22 tháng 8, Samsonov đã gặp mặt và chặn đứng được quân Đức ở nhiều nơi.
Ürktüklerinde bulundukları yerden en fazla 100 ila 500 m. öteye uçarak kaçarlar.Chúng thường bay ở độ cao 300 đến 500 m trên khu vực của mình.
Serbest kaldıktan sonra tekrar parti çalışmalarına kaldığı yerden devam etti.Ngay khi ra khỏi tù, bọn chúng lại tiếp tục công việc cũ.
Fakat sonra, bu duruma uyum sağlayıp hayatına kaldığı yerden devam edebilmiştir.Mặc dù vậy, nó có thể theo sau và bảo vệ cậu trong suốt cuộc hành trình.
'SEYRE' adını seyirlik yerden almaktadır.Tên của ông cũng được đổi từ Cảnh Thông thành Cảnh.
Dünyanın en yerden yüksekte yer alan köprü yüzeyi: Tarn Nehiri’nin 270 metre yüksekliğinde yer alıyor.Sàn cầu cao cạn cao nhất thế giới, cao 270 m trên sông Tarn tại điểm cao nhất.
Sular birkaç yerden fışkırır.Mực nước dâng vài trượng.
Ancak dizinin yeni sezonda kaldığı yerden devam edeceği açıklanmıştır.Cô cũng khẳng định sẽ rời ghế huấn luyện viên vào mùa tới.
Bu noktada atın bütün ayakları yerden kesilir.Rồi lần lượt nhiều giống ngựa lai dừng chân ở đây.
Ama güneşin şu anda durduğu yerden başlayarak artık hiç savaşmayacağım.今、日が昇るこの地から、もはや戦うことはないだろう。
Gök yerden ayrılırken yaratılmıştır.これが天地創造の由来である。
Sonra ışıl ışıl bir yerden girerek dans ederler.ここでは鮮やかなライトの下でダンスが執り行われる。
22 Ağustos günü general Samsonov'un 2. ordusu Almanları başarılı bir biçimde birkaç yerden geri attı.8月22日サムソノフの部隊はドイツ軍と遭遇し幾つかの地点で押し出すことに成功した。
Ateş: Yerden müdahale (tek tip kayarak müdahale vardır.ガード不能の炎で地面を薙ぎ払う。
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.場所が見つかってとても嬉しい。
Bu noktada atın bütün ayakları yerden kesilir.この行動中、一斉にすべての足が地面から離れる。
Sahneye çıkınca ayakları yerden yere kesildi, dili tutuldu, ne yapacağını bilemedi.堤は制止する際に足を滑らせてステージから落ちたが、怪我はなかった。
On yıl sonra, 1955 yılında fotoğrafları sakladığı yerden çıkarıp bir bankanın kasasında sakladı.1975年頃より13年間、売上から取り除いた現金を差引き、地下倉庫にある金庫に蓄財。
Bayrağı kaldırın yerden." diyerek bayrağı kaldırtmıştır.旗と言う旗を奪い、将と言う将を斬った。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod