Yerden yükseldikçe hava sıcaklığı düşer.Wraz ze wznoszeniem się od podłoża ogrzane powietrze ochładza się.
Bunun üzerine Ash ve Danny, maça kaldıkları yerden devam etmeye karar vermişlerdir.Ray i Danny decydują się przed odejściem załatwić tę sprawę.
En büyük doğal ardalan ışınımı kaynağı yerden havaya karışan radon'dur.Pierwiastkiem powodującym największą naturalną promieniotwórczość jest radon.
Oyunun hikâyesi ilk oyunun bittiği yerden başlar.Gra zaczyna się dokładnie w tym samym momencie, w którym skończyła się poprzednia część.
Güvenlik önlemleri yeniden sağlanınca araç, pisti terk eder ve yarış kaldığı yerden devam eder.Po uporządkowaniu toru i wyjeździe samochodu bezpieczeństwa z toru wyścig został wznowiony.
Bu askerler kontrol noktalarinda konumlanıp karakterin o yerden geçmesine izin vermemektedir.Jestem odpowiedzialny za konwój i nie pozwolę wam na kontrolę!
Özetten sonra ikinci film, ilk filmin tam kaldığı yerden devam ediyor.Drugi wątek, zaczynający film opowiada samą akcję.
Gidip, bir yerden bıçak satın alıp geldim.Musiałem wiać i gdzieś się schować.
Gök yerden ayrılırken yaratılmıştır.Kiedy warzył, niebo pokrywało się chmurami.
Bu film tam olarak ilk filmin bittiği yerden başlıyordu.Film rozpoczyna się dokładnie w tym momencie, w którym zakończyła się część pierwsza projektu.
Böylece hayvanlar sayesinde bir yerden bir yere taşınırlar.Przenośny kojec pozwala przewieźć zwierzę w inne miejsce.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Broń poległych wrogów można podnieść w celu zastąpienia nią arsenału gracza.
Bayrağın alt kısmı yerden en az 2,5 metre yüksekte bulunmalıdır.Strop powinien znajdować się na wysokości co najmniej 2,8 m od podłogi.
KLM yerden nihayet kalktığında Pan Am'dan 100 metre ilerideydi.Wrak KLM szorował jeszcze po pasie przez 300 m.
Tom yerden kalktı.Tom podniósł się z ziemi.
Tom yerden kalktı.Tom podniósł się z podłogi.
Cadı: Yerden iskeletler çıkararak hem karşı tarafa zarar verir, hem kendini korur.Gog och Magog stör ordningen och sår fördärv på jorden.
Don Pasquale bu pusulayı yerden alır.I don Pasquales hem hopar sig räkningarna.
Yerden çıkan küçük su kaynaklarının iyelerine Çaygara (Çaykara) veya Çığanak (Çağanak) İyesi denilir.Jordhus (piséhus) är byggnader uppförda med väggar av packad (stampad) jord, eller lerblandad jord.
Düştüğü yerden tırmanarak çıktıktan sonra, yaklaşık 20 metrelik dik yamaçtan aşağı tek eliyle inmeyi başardı.När han kom ut ur kanjonen var han tvungen att klättra 20 meter ner till marken med bara en arm.
Bayrağı kaldırın yerden." diyerek bayrağı kaldırtmıştır.Lista över flaggor ^ ”nationsflagga”.
Buradan itibaren film, öncekinin kaldığı yerden devam eder.Filmen fortsätter där den förra slutade.
Bu film tam olarak ilk filmin bittiği yerden başlıyordu.Filmen börjar precis där första filmen slutade.
Gemi 2 gün sonra dalgaların etkisiyle karaya oturduğu yerden kurtuldu.Den dockade med rymdstationen två dagar senare.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Och jag är nöjd med hur det blev.
Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş-geliş demektir.För att hitta resurser förflyttar sig städerna från en plats till en annan.
Oyunun hikâyesi ilk oyunun bittiği yerden başlar.Handlingen tar vid där det förra spelet slutade.
Her bir yerden buraya insanlar yemekleriyle gelirler ve eğlenirlermiş.Under vandringen ordnar deltagarna själva med mat och husrum.
Bunun yanı sıra domatesin gövdeyle birleştiği yerden girerek de tüm gövdeyi çürütebiliyor.Där deras huvud kan ta sig in, passerar också hela kroppen.
Fakat ne kadar hızlı koşsalar da oldukları yerden ileri gidemezler.Та скільки вони не біжать, лишаються на місці.
Gök yerden ayrılırken yaratılmıştır.«When Fords Ruled the Sky (Part Two).»
Bayrağın alt kısmı yerden en az 2,5 metre yüksekte bulunmalıdır.Нижня сторона таблички повинна розташовуватися на висоті 2-2,5 м від землі .
Meydana toplam dokuz yerden girilebilmektedir.Внутрішні приміщення розташовуються на дев'яти рівнях-поверхах.
Gidip, bir yerden bıçak satın alıp geldim.Знаходив і купував нові експонати.
Bayrağı kaldırın yerden." diyerek bayrağı kaldırtmıştır.Тому скрізь де треба, наказую підняти український прапор“.
Oyun hareketin olduğu yerden başlatılır.Гра починається з початкової позиції.
Bu noktada atın bütün ayakları yerden kesilir.Говорять, що у коня сплутані ноги.
Bu parçanın başka herhangi bir yerden satın alımı mümkün değildi.Однак ґрунтовних розкопок на цій ділянці не було.
Gök yerden ayrılırken yaratılmıştır.Poté následoval výstup do nebe (mirádž).
Temizlendikleri vakit, Allah’ın size gösterdiği yerden onlara varın..."A když provádíte běh z Arafátu, vzpomínejte Boha poblíže místa posvátného!
Rüzgârın hızı yerden 10 metre yüksekte ölçülür.Rychlost větru se standardně měří v 10 metrech nad zemí.
Trista ile Teresia yine de vazgeçmeyip onu yerden kaldırmaya çalışmıştır.Nicméně Trista s Teresií se nevzdávaly a stále se jí snažily zvednout.
Bu yerleştiği yere, yerden yükselen jeotermal buharlar nedeniyle Reykjavík (Duman Körfezi) adını vermiştir.Místo bylo pojmenováno Rejkjavík (záliv Kouře), kvůli geotermické páře stoupající zde ze země.
Faulden sonra beyaz topun kaldığı yerden devam edilir.Po faulu, zůstává bílá koule na místě, kde skončila.
Havacılıkta yerden yükseklik tanımlanırken AGL (Above ground level) kısaltması kullanılır.Při letech v přízemních výškách se používají výšky nad zemí (AGL - above ground level).
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Návštěvníci se pomocí výtahu mohou dostat do výšky 85 m, kde se nachází vyhlídková terasa.
Harabe yerden kaçıp Liberty City'e gelmiştir.Z Teplic odešel do Liberce.
Eğer gereken yerden gereken elması (Kraliçenin Elması) çalıp getirirlerse yüklüce para alacaklardır.Jestliže však při nich byli chyceni, byli trestáni bitím, případně jim byla odpírána strava.
Oyunun hikâyesi ilk oyunun bittiği yerden başlar.Hra začíná tam, kde předchozí část skončila.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Nejradši jsem tam, kde zrovna nejsem.
Göğüs ölçünüz Göğsünüzündeki en geniş yerden göğüs çevrenizi ölçün.Již jsme si změřili obvod hrudníku a od něho odečteme obvod přes nejvyšší místo prsou.
İçi sızlayıp yerden aldı.Ty posléze zajal a vypudil ze země.
"Onun kaldığı yerden devam etmek zorundaydık".Dál za prostorem, který obývalo.”
Açlıktan ölmek üzeredir ve bu yüzden bebeği gömüldüğü yerden çıkararak yer.Když jej začala nudit, uškrtil ji a odvezl do nedaleké pouště, kde ji pohřbil.
Forks’a geri dönerler ve Edward hiç gitmemiş gibi yaşamlarına kaldıkları yerden devam ederler.S Raven a ostatními se vrací do Arkádie, kde už nikdo nezůstal.
Mewtwo bir şeyi bir yerden bir yere taşıyabilir.Alej má vést od určitého místa k cíli.
Ameliyat sonrası kaldıkları yerden devam ettiler.Přechodně se objevují i po operacích.
Kemerleri Test ve Booker T'ye kaybettikten sonra, aralarındaki rekabet kaldığı yerden devam etti.După ce și-au pierdut titlurile la echipe în fața lui Booker T și Test, cei doi și-au continuat conflictul.
Oyun, Sands of Time'ın kaldığı yerden devam eder.Jocul continuǎ povestea din Sands of Time și are mai multe opțiuni de luptă.
Don Pasquale bu pusulayı yerden alır.Don Pasquale iese din ascunzătoare.