Oyunun bitiminin ardından oyuna istediğiniz yerden devam edebilirsiniz.احفظ اللعبة إذا شئت وأكمل التقدم.
Füze seyir halindeyken hedef uçağın yerden takibi de sürekli devam eder.بعد الإطلاق يطارد الصاروخ الطائرة أينما ذهبت.
O da babası gibi bir yerden sonra kendini içkiye verir.ويصنع منه شراب كحولي باسمه.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.لا يوجد دخان من غير نار.
Gök yerden ayrılırken yaratılmıştır.Logo após, ele criou o Céu (皇天, Tian) e a Terra.
Güneş beş gündür aynı yerden doğdu.O sol nasceu no mesmo sítio durante cinco dias.
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Assim como Mary Ann Nichols, sua garganta foi aberta por dois cortes, um mais profundo que o outro.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.O lugar no qual estou feliz.
Ardından bölüm, kaldığı yerden devam eder.Nós recomeçamos de onde paramos, sabe?
Kralların Çarpışması, Taht Oyunları'nın bıraktığı yerden devam eder.A Clash of Kings começa onde A Game of Thrones terminou.
Oyunun bitiminin ardından oyuna istediğiniz yerden devam edebilirsiniz.Desse ponto você poderá continuar o jogo, se assim desejar.
Teoriye göre gemi ölümcül bir yerden darbe aldı ve battı.Oficialmente a nave sofreu de um erro e caiu.
Ama güneşin şu anda durduğu yerden başlayarak artık hiç savaşmayacağım.De onde o sol está agora, eu não irei lutar nunca mais."
Onlar kapıların yerden yukarıda menteşelere bağlı olduklarını keşfettiler.Eles descobriram que as portas foram colocadas alto acima do chão em dobradiças.
İnternet gezgini ile internet erişimi olan her yerden erişilebiliyor.Desta forma podemos acessá-los de qualquer lugar com uma conexão com a Internet.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Armas de inimigos abatidos podem ser usadas em substituição àquelas no arsenal do jogador.
Sıkıntılı bir şekilde sokağa çıkar ve kaldıkları yerden kasaba merkezine kadar yürür.É possível ir a pé até lá, a partir do centro da cidade.
1909 yılında Kongo'daki dehşeti yerden yere vurduğu "Kongo'daki Suç" adlı uzun bir kitapçık yazdı.Em 1909, ele escreveu O Crime do Congo, um grande panfleto no qual ele denunciava os horrores daquele país.
İsrail çölleri için tasarlandığından, bir yerden bir yere havadan taşınmak için oldukça ağırdır.Por estar praticamente no meio do deserto, o cerco a Gaza foi fácil de ser arquitetado.
"Onun kaldığı yerden devam etmek zorundaydık".A levaria exatamente para onde ela pretendia ir".
Yerden 85 metre yukarıda, asansör vasıtası ile ulaşılabilen bir gözetleme güvertesi yer almaktadır.Um elevador leva os visitantes até 85m de altura, onde um piso de observação está localizado.
Mewtwo bir şeyi bir yerden bir yere taşıyabilir."Megumi precisa ficar em casa, onde há um problema.
Bayrağı kaldırın yerden." diyerek bayrağı kaldırtmıştır.Um exclamou, "A bandeira move-se."
Rick'in grubu gizlendikleri yerden çıkar ve elleri havadadır.Os Salvadores desarmam o grupo de Rick e alinha-os, ajoelhados no chão.
Ortodoks Yahudiliğe göre ise korbanotlar mesih döneminde kaldığı yerden devam edecektir.O judaísmo afirma que os mortos justos serão ressuscitados na era messiânica com a vinda do Messias.
Bunun üzerine Paşa 'bir yerden İzmir'i görmek kabil midir?' dediler.Gabriël zei tegen mij: "Hij die jij nu ziet, is Idris.
Böylece hayvanlar sayesinde bir yerden bir yere taşınırlar.Hierdoor kunnen soorten zich van het ene naar het andere gebied verplaatsen.
Brisingr, bir önceki kitap Eldest'in bittiği yerden hemen sonra başlar.Brisingr begint bijna meteen na de gebeurtenissen in het vorige deel, Oudste.
Bayrağı kaldırın yerden." diyerek bayrağı kaldırtmıştır.Er uit met de vlag'.
Bitkileri kolayca kapalı yerden açık yerlere taşıyabilmeye yarar.Door de uitlopers kan het makkelijk open plekken opvullen.
Yerden küçük bir taş alarak mezar taşına sürer ve şifa dileğinde bulunur.Alleen een kleine steen op het graf herinnert aan hem.
Her bir yerden buraya insanlar yemekleriyle gelirler ve eğlenirlermiş.Daar aangekomen zoekt iedereen zich een plaatsje, nu is er eten in overvloed.
Filmin başlangıcı, ilk filmin sona erdiği yerden başlamaktadır.De reeks eindigt waar de film begint.
Ardından bölüm, kaldığı yerden devam eder.De serie gaat daarna verder waar het gebleven was.
Harabe yerden kaçıp Liberty City'e gelmiştir.Hij is naar Liberty City geëmigreerd vanuit Oost-Europa.
"Onun kaldığı yerden devam etmek zorundaydık".Hij vervolgde met "Dat ze terugkeert van waar ze komt".
Bunun üzerine Aydın'ın babası silahı yerden alıp Mithat'ın kafasına ateş edip öldürür.De klant neemt een geweer mee en gaat terug naar de waarzegster, die zij in de armen van haar man aantreft.
Bu yer bugünkü yerden farklı bir yerdedir.Het dorp lag destijds op een andere plaats dan tegenwoordig.
Kemerleri Test ve Booker T'ye kaybettikten sonra, aralarındaki rekabet kaldığı yerden devam etti.Later verloren ze hun titel aan Test en Booker T en zetten hun vete opnieuw voort.
Ameliyat sonrası kaldıkları yerden devam ettiler.Voorts doorliep ze de operaklas.
Havacılıkta yerden yükseklik tanımlanırken AGL (Above ground level) kısaltması kullanılır.De hoogte die hiermee gemeten wordt, noemt men height (AGL, Above Ground Level).
Ralston sıkıştığı yerden kurtulsa da, hala arabasına gidebilmesi gerekiyordu.Armstrong, die achter hem reed, moest even door het veld om hem te ontwijken.
Film, Bridget Jones'un Günlüğü filminin bıraktığı yerden dört hafta sonra başlar.Sam Jones werd slechts vier dagen voor het begin van het filmen gecast.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Bezoekers kunnen via een lift het observatieplatform bereiken.
Oyunun hikâyesi ilk oyunun bittiği yerden başlar.Het spel gaat verder waar het eerste spel stopte.
Bunu öğrenen James Bond çalıştığı yerden istifa eder.James Bond krijgt de opdracht de zaak te onderzoeken.
Ancak bir yerden Monika çıkar ve onu siler.Voordat ze verder kan gaan grijpt Monika in en verwijdert haar uit het spel.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.Waar rook is, is vuur.
Kısa bir moladan sonra işine kaldığı yerden devam etti.Hij hervatte zijn werk na een korte pauze.
Blok, oldukça yüksek bir yerden onun ayak parmağına düştü.Het blok viel vanaf een redelijke hoogte op zijn teen.
Başka yerden mi geliyorsun?Kom je van elders?
Allah, sizi (Âdem)i yerden bitirdi.Bóg nałożył na was obowiązek zwolnienia się z takich przysiąg.
Fetih 84 yerden 45'ini kazandı.Tomasz Kiendyś wygrał 48.
(Aslında bu özdeyiş herhangi bir yerden alınmamış, yönetmen tarafından uydurulmuştur).7,9-27; 8,13.14; 9,24-27; 4 Mojż.
Yerden 85 metre yukarıda, asansör vasıtası ile ulaşılabilen bir gözetleme güvertesi yer almaktadır.Na 85. metrze znajduje się galeria widokowa, do której wjeżdża się windą.
Şu anki anlamı yerleştiği yerden gelmektedir.Jego przydomek pochodzi od miejsca, w którym znajduje się jego praca.
Sonra ışıl ışıl bir yerden girerek dans ederler.Kobiety oświetla blask bijący z zewnątrz.
Oturdukları yerden kalkıp etrafını sardılar.Wycofali się z niego i je otoczyli.
Minarelerin ikisi de beden duvarına oturmaz, yerden başlar.Pierwotnie obydwa minarety stały w narożnikach, nie przylegając do ceglanych murów.
Bayrağı kaldırın yerden." diyerek bayrağı kaldırtmıştır.Flaga Niemczy – flaga jest prostokątem.