Ana içeriğe geç
Sözlük

yer yer ile cümle

yer yer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Su, yeryüzünün yaklaşık %70'ini kaplamaktadır.Water covers about 70% of the earth.
Son parça bulmacaya yerleştirildi.The final piece was placed in the puzzle.
Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a fine because he parked in the wrong place.
Mary'nin köpeği onu her yerde izler.Mary's dog follows her everywhere.
Seni aptal yerine koymak zor mu?Is it hard to fool you?
Özgürlük bir yer ya da bir fikir midir?Is freedom a place or an idea?
Bu son derece bir yerçekimi sorunudur.This is a matter of the utmost gravity.
Yerçekimi insan vücuduna baskı yapıyor.Gravity stresses the human body.
Yerçekimi her şeyi dünyaya düşürür.Gravity brings everything down to Earth.
Yerden kir kazıyabilirsin.You can dig dirt from the ground.
Bazı şirketlerin resepsiyonda resepsiyonist yerine korumaları var.Some companies have guards at the front desk instead of receptionists.
Bu termit tepesi Tanzanya'da yer almaktadır.This hill of termites is located in Tanzania.
Sahilde bir köpekle yürümek birçok yerde yasal değildir.In many places it isn't legal to walk a dog on the beach.
Mary kız kardeşinden daha az yemek yer.Mary eats less than her sister does.
Kaktüsler kuru yerde yaşayan bitkilerdir.Cacti are plants that live in dry places.
Tom her gün yerel kahve dükkanında kahvaltı yapar.Tom has breakfast at the local coffee shop every day.
Açık hava pazarları yerel çiftliklerde yetiştirilen gıdaları satar.Open-air markets sell food grown on local farms.
Et yer misin ya da bir vejetaryen misin?Do you eat meat or are you a vegetarian?
Onlar haftada bir kez et yerler.They eat meat once a week.
Bir maden değerli madenleri bulduğun yerdir.A mine is where you find precious minerals.
Ayda bir kez, babası ile birlikte öğle yemeği yer.Once a month, she has lunch with her father.
Birçok yerde, doğa insan faaliyeti tarafından tehdit edilir.In many places, nature is threatened by human activity.
Koşucu yerin içindeki deliğin üzerinden zıpladı.The runner jumped over the hole in the ground.
Hapishane suçluların cezalandırılmak için gittiği yerdir.Jail is where criminals go to be punished.
Çiftliğimiz kırsal Nebraska'da yer almaktadır.Our farm is located in rural Nebraska.
Başka bir yatak için odada yer yok.There's no space in the room for another bed.
Amerikalılar Şükran gününde özel yemekler yer.Americans eat special foods on Thanksgiving.
İnsanlar meditasyon yaparken bir yerde kalırlar.People stay in one place while meditating.
Diş hekimi geçici dolgu yerleştirdi.The dentist put in a temporary filling.
Benim doğduğum yer büyük bir şehre yaklaşık 20 dakikalık mesafede yer almaktadır.My hometown is located about 20 minutes from a large city.
Dikkatli ol, yer ıslak.Be careful! The floor is wet.
Dünyanın en büyük hayvanat bahçesi Berlin, Almanya'da yer almaktadır.The world's largest zoo is in Berlin, Germany.
Beşe kadar iş yerinden ayrılamam.I can't leave work until five o'clock.
İnekler ot yer.Cows eat grass.
Maalesef dileklerim yerine getirilmeyecek.I'm afraid that my wishes will not be fulfilled.
Ne zaman akşam yemeği yersin?When do you eat dinner?
Pencere yanı mı yoksa koridorda mı bir yer istersiniz?Would you like a place by window or by passage?
Bütün yerler dolu.All the positions are full.
Direniş hareketi yeraltına indi.The resistance movement has gone underground.
Niçin benim yerime onu destekledin?Why did you side with him instead of me?
Neden benim yerime onun tarafını tuttun?Why did you side with him instead of me?
O, babasına verdiği sözü yerine getiremedi.He couldn't fulfill the promise he made to his father.
Benim için endişelenme; Cehennem tüm ilginç insanların gittiği yer.Don't worry about me; hell is where all the interesting people go.
Eğer bir yeri gerçekten bilmek istiyorsan sık gidilen yere gitmek zorundasın.If you really want to get to know a place you have to go off the beaten track.
Dünyadaki en güzel yer hangisidir?What is the most beautiful place in the world?
Yerel gazete muhafazakar adayı destekliyor.The local newspaper is endorsing the conservative candidate.
İşte onların genellikle akşam yemeği yedikleri yer.Here's where they usually have dinner.
Dolmalık biber yer misin?Do you eat bell peppers?
Yerdeki delikten iğrenç bir koku çıktı.A putrid smell came up out of the hole in the ground.
Pirinç dünyanın çeşitli yerlerinde yetiştirilir.Rice is cultivated in several parts of the world.
Fırtınada çok sayıda kiremit çatıdan yere düştü.Quite a few shingles flew off the roof during the storm.
İtalyanlar günde iki kez büyük yemek yerler.Italians eat a big meal twice a day.
Ne kadar çok yersen, o kadar şişmanlarsın.The more you eat, the fatter you'll get.
Bir yıl Kyoto'daki bütün yerleri ziyaret etmek için yeterli değil.One year is not enough to visit all the places in Kyoto.
Televizyon seyretmek yerine, dışarıya çıkıp biraz temiz hava al.Go out and breathe some fresh air instead of watching TV.
Televizyon izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al.Go out and breathe some fresh air instead of watching TV.
TV izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al .Go out and get some fresh air instead of watching TV.
Saat beşte seni senin yerinden almaya geleceğim.I'll come at five to pick you up at your place.
Birkaç gün önce başka bir yerdeydim.Some days ago I was in another place.
Hiçbir yer güvenli değildir.Nowhere is safe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod