Bin Ladin'in olumu ulkemizin El Kaide'yi yenmek cabalarinin en onemli basarisinin isaretidirChắc chắn al Qeada sẽ tiếp tục tấn công chúng ta.
Bin Ladin'in olumu ulkemizin El Kaide'yi yenmek cabalarinin en onemli basarisinin isaretidirDupă un schimb de focuri, au ucis Osama bin Laden şi a luat custodia corpului său.
Bin Ladin'in olumu ulkemizin El Kaide'yi yenmek cabalarinin en onemli basarisinin isaretidir알카에다와의 전쟁에서 빈 라덴의 생포나 사살을 최우선 목표로 삼아달라고 말이죠.
Bin Ladin'in olumu ulkemizin El Kaide'yi yenmek cabalarinin en onemli basarisinin isaretidirNo cabe duda de que al Qaeda continuará sus intentos de atacarnos.
Bin Ladin'in olumu ulkemizin El Kaide'yi yenmek cabalarinin en onemli basarisinin isaretidirNon ci sono dubbi che al Qaeda continuerà a complottare attacchi contro di noi.
Bin Ladin'in olumu ulkemizin El Kaide'yi yenmek cabalarinin en onemli basarisinin isaretidirSamalla meidän tulee myöskin vakuuttaa, ettei Yhdysvallat tule koskaan käymään sotaa islamia vastaan.
Bin Ladin'in olumu ulkemizin El Kaide'yi yenmek cabalarinin en onemli basarisinin isaretidirΟ θάνατός του δεν αποτελεί το τέλος των προσπαθειών μας.
Bin Ladin'in olumu ulkemizin El Kaide'yi yenmek cabalarinin en onemli basarisinin isaretidir就任してからすぐにレオン・パネッタをCIA長官に任命しました。
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Anda dapat membuat teka-teki catur namun tujuan sebenarnya adalah mengalahkan pemain lainnya.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Bạn có thể làm câu đố cờ, nhưng mục tiêu là đánh bại đối thủ.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Je kan een schaakpuzzel maken, maar het doel is eigenlijk om de andere speler te verslaan.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.진정한 목표는 상대방을 이기는 것입니다.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Man kann ein Schachrätsel machen, aber das eigentliche Ziel ist es, den Gegenspieler zu schlagen.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Podemos fazer um puzzle de xadrez, mas o objetivo real é derrotar outro jogador.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Potete fare un rompicapo dagli scacchi, ma il vero obiettivo è battere l'altro giocatore.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Poți face un puzzle din șah. dar obiectivul acestuia este să bați un alt jucător.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Pueden hacer un puzzle de Ajedréz, pero la verdadera meta es vencer al jugador contrario.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Są zagadki szachowe, ale naprawdę chodzi o pokonanie przeciwnika.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Да, можно сделать шахматную головоломку, но на самом деле цель игры - победить соперника.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.Може да се направи шахматен ребус, но целта всъщност е да се победи друг играч.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.אבל המטרה היא לנצח שחקן אחר.
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.لكن الهدف الحقيقي من اللعبة أن تهزم من يلاعبك
Bir satranç puzzle'ı yapabilirsiniz ama aslında amacınız diğer oyuncuyu yenmektir.パズルは芸術だと思います
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Biciklizésnél legyőztük a félelmünket.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Die Angst vorm Radfahren verlieren.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Không còn sợ lái xe.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Mengatasi ketakutan mengendarai sepeda.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Onze fietsangst overwinnen.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Superamos el miedo de montar en bici.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Surmonter notre peur de faire du vélo.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Vincere la paura di andare in bicicletta.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek. Yataklarımızı yapmak.자전터 타기의 두려움을 극복한 것, 침대를 정돈한 것,
Bisiklete binme korkumuzu yenmek. Yataklarımızı yapmak.Przezwyciężenie obawy przed jazdą na rowerze, ścielenie łóżek.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek. Yataklarımızı yapmak."התגברנו על הפחד מרכיבה על אופניים." "הצענו את המיטות שלנו."
Bisiklete binme korkumuzu yenmek. Yataklarımızı yapmak.التغلب على خوفنا من ركوب الدراجة. ترتيب أسرّتنا.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek. Yataklarımızı yapmak.上手くいかなかったことは? 「算数の計算問題と...
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Να ξεπεράσουμε το φόβο μας για τα ποδήλατα.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Ми перестали боятися їздити на велосипеді.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Мы больше не боимся кататься на велосипеде.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Преодоляване на страха да караме колело.
Bizi yenmek mi?Besegra oss?
Bizi yenmek mi?Besejre os?
Bizi yenmek mi?¿Derrotarnos?
Bizi yenmek mi?Derrotar-nos?
Bizi yenmek mi? Lütfen, dene.Sopii yrittää.
Bizi yenmek mi? Lütfen, dene.Να μας κερδίσεις; Ναι, προσπάθησε!
Bizi yenmek mi?Pokonasz nas?
Bizi yenmek mi?Sconfiggerci?
Bizi yenmek mi?Уничтожить нас?
EL Kaide'nin networkunu cozmek, yikmak ve yenmek icin daha genis cercevede calismalarimiza devam ettik.Cu toate acestea, Osama bin Laden evitate de captare.
EL Kaide'nin networkunu cozmek, yikmak ve yenmek icin daha genis cercevede calismalarimiza devam ettik.이 사악한 공격을 저지른 사람들을 정의로 데려오기 위해서 말이죠.
EL Kaide'nin networkunu cozmek, yikmak ve yenmek icin daha genis cercevede calismalarimiza devam ettik.Pourtant, Oussama Ben Laden a échappé à sa capture à travers la frontière afghane, se réfugiant au Pakistan.
EL Kaide'nin networkunu cozmek, yikmak ve yenmek icin daha genis cercevede calismalarimiza devam ettik.必ずや仕留めてみせるという決心をもとに結束しました。
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Abbiamo dovuto battere i potenti giapponesi e la loro tecnologia.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Am avut de luptat împotriva japonezilor puternici cu toată tehnologia lor cu tot.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Chúng tôi phải chống lại người Nhật với công nghệ tiên tiến.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Il nous fallait battre les puissants japonais avec toute leur technologie.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Kami harus mengalahkan Jepang yang sangat kuat dengan semua teknologinya
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.우리는 강한 기술력을 갖춘 막강한 일본을 이겨야 했습니다.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Museli jsme porazit silné Japonce a jejich technologie.