Bu tarz yenilikler daha sonra diğer şehirlerin dini yapılarında da uygulanmıştır.Tyto principy byly však při plánování výstavby použity v pozdější době i v dalších městech.
ABBYY USA Mayıs 2006'da Fujitsu Dönemsel Yenilikçi Liderlik Ödülü'nü aldı.În mai 2006 ABBYY USA a obținut premiul Fujitsu Quarterly Innovative Leadership Award.
Bu son yenilikler bilhassa Altiplano serisinde kullanılmıştır.Aceste ultime inovații au fost folosite în special în colecția Altiplano.
Dönemin yenilikçi sanatçılarının yaşadığı Montmartre semtinde bir süre para içinde yaşadı.De la 3$/oră la arhitectul care a marcat Montrealul
Marne Taksileri, otomobilin açtığı yeniliklere bir örnektir.Prețurile sunt pentru o mașină nouă în DM.
O zaman, bu bir yenilik idi.Dar a fost o nouă amăgire.
Yenilikçi teknolojiler tıkalı damar rekanalizasyonunu tanımlıyor.Indică metode de replantare a dinților dizlocați.
Öğretimdeki yenilikçi tarzı nedeniyle kendini eyalet valisiyle çatışma içinde buldu.În cele din urmă cu minciuna sinuciderii, reușește să-l ademenească în casă pe profesor.
İktisadi alanda yenilikler yapmaya çalıştı.În domeniul mecanicii a realizat cercetări importante.
Bu eserin hazırlanmasında Lully eserleri için bazı yenilikler ortaya çıkmıştır.Az alábbi lista Lully műveiből sorol fel néhányat.
O zaman, bu bir yenilik idi.Ez akkor egyedülálló újítás volt.
2009 yılı ise aynı yöntemle "Avrupa Yaratıcılık ve Yenilik Yılı" olarak adlandırılmıştır.Uniós kezdeményezésre a Kreativitás és Innováció Európai Éve 2009 az Imagine.
Nedir bu yenilikler?De mik is azok a fenyérek?
Oldukça da faydasını gördü.Bu arada petrol çıkarma ve taşıma işlerinde yenilikler yaptı.Közli, nem jóságból tette, egyszerűen benzint akar cserébe.
Albüm gothic rock'a getirdiği yeniliklerle başarılı bir albüm olarak görüldü.Az album sikerének köszönhetően Irv Gotti is ismert név lett.
DC-9'un tasarımı tamamen yenilikçiydi.DC-9 perustui aivan uudelle suunnittelulle.
Romalıların birçok pratik yenilikleri daha evvelki Yunan tasarımlarından uyarlanmıştı.Moni käytännöllinen roomalainen innovaatio perustui aikaisempiin suunnitelmiin.
O zaman, bu bir yenilik idi.Se olisi siis pitänyt uusia.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.Nykyisin KUKA keskittyy edistyksellisiin teollisen tuotannon automaatiosovelluksiin.
Silah üzerinde Remington firmasının yardımıyla da birçok yenilikler gerçekleştirilmiştir.Niistä suurin osa oli peräisin Remington–kivääristä.
Yahudiliğe ilişkin yenilikçi düşünceleriyle tanınmıştır.Junge Freiheit tunnetaan uusoikeistolaisesta linjastaan.
Oyuna yenilikler eklenmeye devam ediyor.Peliin julkaistaan edelleen uusia päivityksiä.
Bu son yenilikler bilhassa Altiplano serisinde kullanılmıştır.Οι τελευταίες αυτές καινοτομίες χρησιμοποιήθηκαν ιδιαιτέρως στον σχεδιασμό της σειράς Altiplano.
Yenilik innovasyonΚοινωνική και Νομισματική Καινοτομία
Vivaldi’nin müziği yenilikçidir.Η μουσική του Βιβάλντι ήταν καινοτόμος στην εποχή της.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Η καινοτόμος δομή του προβλημάτισε κάπως τους κριτικούς.
Atatürk Stadyumu'nda 2008 yılında birçok yenilik olmuştur.Από το 2008 το μέγεθος της μεταναστευτικής τάσης στο κέντρο της Αθήνας είναι μεγάλος.
Antik Mısırlılar takı yapımında çok yenilikçiydiler.Οι αρχαίοι Αιγύπτιοι ήταν καλά εξοικειωμένοι με την τέχνη του βερνικώματος.
İç içe geçen yenilikçi yapısı karışık tepkiler almıştır.Τέλος, ο νέος σχεδιασμός της Radical Entertainment, συναντήθηκε με ανάμικτες αντιδράσεις.
Bir başka önemli yenilik de 1967'de ortaya çıkan BMP-1'dir.Πρώτη η Σοβιετική Αμυντική Βιομηχανία το 1967 σχεδίασε ΤΟΜΑ, το BMP-1.
Bu, otomotiv tarihindeki en önemli yeniliklerden biriydi.Ήταν ένα από τα πιο σημαντικότερα πρόσωπα στην ιστορία της οθωμανικής αυτοκρατορίας.
1933'te, ortografik yenilikler kaldırıldı.Το 1943 εκδόθηκαν οι Σκοτεινές Λεωφόροι.
I. Dünya Savaşı'nda zehirli gazın kullanımı, büyük bir askeri yenilikti.Brugen af giftgas i 1. verdenskrig var en stor opdagelse inden for militæret.
KDE 4.3 birçok yenilik içeriyor.I mange sammenhænge er 3,14 en tilstrækkelig god tilnærmelse.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Romanens innovative struktur forvirrede kritikerne en smule.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.I dag koncentrerer sig KUKA om avancerede løsninger til automatisering af industrielle produktionsprocesser.
Yenilik innovasyonUnderstanding Evolution
Görev süresince reform niteliğinde yenilikler yapmıştır.Det blev i forbindelse med reformen lagt under amterne.
Geminin otomatik kapıları bile 1966 için bir yenilikti.Nørager Station var stadig betjent i 1966.
John’un son dönem resimleri ilk dönem resimlerinden daha az yenilikçidir.One Hot Minute indeholder færre seksuelle temaer, end deres tidligere udgivelser.
Özellikle yüksek yapıların konstrüksiyonuna getirdiği yeniliklerle tanınmıştır.Den indvandrede især til de nyplantede nåletræsplantager.
MÖ 4. yüzyılda, bir dizi yenilik yürürlüğe kondu.1700-tallet bød på flere monetære nyskabelser.
Boas, fiziksel antropoloji alanında da büyük bir yenilikçi sayılmaktadır.Han regnes som vigtig indenfor fysisk antropologi.
Araştırma ve Yenilikler Yardım Merkezi yeni Laboratuvar binasında da kurulmuştur.Aide senter for forskning og innovasjon har også blitt etablert i det nye laboratoriet.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.I dag konsentrer KUKA seg på avanserte løsninger for automatisering av industrielle produksjonsprosesser.
I. Dünya Savaşı'nda zehirli gazın kullanımı, büyük bir askeri yenilikti.Bruken av giftgass i første verdenskrig var en stor oppdagelse innenfor militærets historie.
Silah üzerinde Remington firmasının yardımıyla da birçok yenilikler gerçekleştirilmiştir.Grunnen var produksjonen av det nye Remington-geværet.
Bu da havacılıkta bir yenilik oldu.I tillegg var det tåke på flyplassen.
Sonuçta yenilikçiler Moskova ve Kazan'a iltica etmek zorunda kaldılar.Mange nogajer ble flyttet til Kasakhstan og Dagestan.
Bu tip, bir yenilik oluşturmaktadır.Dette for å skape fornyelse.
Askeri olarak İkinci Pers Seferi'nde taktik ve stratejik olarak belirgin bir yenilik yoktur.Forskjellen mellom taktisk og strategisk bombing kan være uklar.
Bu hükümet, biriktirilen paranın balıkçılık ve tarımda yapılacak olan yeniliklere yatırılmasında karar kıldı.Fangene her fikk lov å tjene penger med å arbeide i jordbruk og fiske.
Kafasında tüm sanat dallarında ama özellikle şiir ve edebiyatta sarsıcı bir yenilik yapma fikri vardı.Faktisk hadde han en umettelig nysgjerrighet for alle menneskelig aktiviteter, spesielt i kunst og litteratur.
Fusûl-ül-Bedâyi' fî Usûl-iş-Şerâyi:Şeriat usulünde yenilikler meydana getirme. .«Nå vil jeg ikke leke med teitinger mer» (Kjøtt) «Nei nei nei» (Et nytt og bedre liv!)
2015 WSJ Dergisi Yılın Moda Yenilikçisi Ödülü. ^ "Miuccia Prada".2015 Penghargaan Inovator Mode Terbaik versi WSJ.Magazine. ^ "Miuccia Prada".
Bu son yenilikler bilhassa Altiplano serisinde kullanılmıştır.Inovasi terakhir ini terutama dipakai dalam model Altiplano.
Fusûl-ül-Bedâyi' fî Usûl-iş-Şerâyi:Şeriat usulünde yenilikler meydana getirme. .Tembung Wilangan / ꦠꦼꦩ꧀ꦧꦸꦁꦮꦶꦭꦔꦤ꧀ (kata bilangan).
Görev süresince reform niteliğinde yenilikler yapmıştır.Ia mengenalkan sejumlah reformasi pada masa jabatannya.
Genel anlamda yenilik kabul edilir.Sebagai gantinya, pengampunan akan diberikan secara umum.
DC-9'un tasarımı tamamen yenilikçiydi.PC-21 adalah desain pesawat yang sama sekali baru.