Amerikalı turist İtalyan stili dondurmada ısrar etti, zira o normal dondurma için çok yenilikçi idi.Il turista americano insisteva sul gelato italiano perché era troppo moderno per il gelato normale.
Çin şu anda giderek yerli yenilikleri amaçlamakta ve kalan zayıflıkları düzeltmeyi hedeflemektedir.La Cina sta ora puntando sempre di più sull'innovazione interna e mira a riformare le restanti debolezze.
Ratmir Timashev, CRN Magazine dergisi tarafından 2013'ün en yenilikçi 25 kişisinden biri olarak seçilmiştir.Ratmir Timashev è stato nominato tra i migliori 25 innovatori del 2013 dalla rivista CRN.
Bu son yenilikler bilhassa Altiplano serisinde kullanılmıştır.Queste ultime innovazioni sono state utilizzate in particolare nella linea Altiplano.
İnovasyonlar HTC 17 Şubat 2010’da Fast Company tarafından dünyanın en yenilikçi 31. şirketi olarak gösterildi.Il 17 febbraio 2010, Fast Company classificò HTC come la 31ª compagnia più innovativa del mondo.
Hangi batı, hangi yenilik?30, Da che parte per il west?
O zaman, bu bir yenilik idi.Si trattava allora di un neologismo.
Bu eserin hazırlanmasında Lully eserleri için bazı yenilikler ortaya çıkmıştır.Per lo svolgimento della storia vedi Armide di Lully.
Vesalius, Padua’da çalışmaya başlar başlamaz bir yenilik getirdi.La carriera vera e propria di Vesalio inizia a Padova.
Ona göre bu sanatçılar sanatsal ve siyasi yenilikçiliği yeni bir potada erittiler.Sarà il momento per lui di decidere tra carriera politica e vocazione artistica...
Araştırma ve Yenilikler Yardım Merkezi yeni Laboratuvar binasında da kurulmuştur.Nella nuova struttura è stato costruito anche il Research and Innovations Aide Centre.
Bu eser opera janrında iki önemli yenilik getirmiştir.Qui l'opera presenta inoltre due caponiere ai lati dell'opera.
Nedir bu yenilikler?Che sono queste ferite?
O zamandan beri bu makinenin yaratıcılıkları ve yenilikleri gittikçe arttı.Durante questo periodo, l'importanza e la forza marittima di Nizza crebbe costantemente.
Yenilik olarak multimedya Side Bar bulundurmaktaydı.Alcuni aspetti del contratto a mezzadria vennero però mantenuti.
5.0 sürümü pek yenilik getirmiyordu.Evitare di arricchire il testo 5.5.
Ayrıca kullanıcılar, kamera yazılımı alanında büyük ölçekli değişiklikler ve yenilikler aldı.А также пользователи получили масштабные изменения и нововведения в области программного обеспечения камеры.
Yenilik innovasyonИнновации Инновационная экономика
Lumia 1520'de modlarla ilgili yenilikler de vardı.В Lumia 1520 появились и нововведения по режимам.
Ekonominin gelişmesinin temel dinamiği insan sermayesi ve yarattığı yeniliklerdir.Главными драйверами роста и развития экономики являются человеческий капитал и порождаемые им инновации.
O zaman, bu bir yenilik idi.Для того времени это было новшеством.
Festival Şehri RAK STB Promosyon&Yenilik Merkezi Dubai Festival Şehri’nde kuruludur.Центр развития и инноваций «Фестиваль Сити» RAK FTZ находится в «Фестиваль Сити Дубай» в Дубай.
Tablolardaki kompozisyon, döneme göre oldukça yenilikçidir.В остальном картина оказалась абсолютно новаторской для своего времени.
FileMaker 15 sürümü ile 5 farklı noktada yenilik içermektedir.Настоящий Кирби сражается с ними в пяти лигах различного уровня сложности.
Haziran 2013'te Google, Waze'i 1.3 milyar dolar karşılığında satın alarak haritalama işine yenilik ekledi.В июне 2013 Google купила Waze за 1,1 млрд долларов.
Yapıtları, biçimsel yeniliklerinden ötürü büyük ilgi uyandırdı.Вид получил широкую известность благодаря своему репродуктивному поведению.
Bu şekilde O, kendi üslubuna uygun bir yenilik yapmış sayılıyordu.Как было задумано, он получил полноценное своё здание.
Bu eser opera janrında iki önemli yenilik getirmiştir.Марк сделал две голевые передачи в той встрече.
Aynı zamanda süper ölçekliydi, fakat getirdiği asıl yenilik sıra dışı işleyişindeydi.Кроме того, он был суперскалярным, но это главное новшество было неисправно.
John’un son dönem resimleri ilk dönem resimlerinden daha az yenilikçidir.Также Джон существенно моложе своего прототипа.
Sonuçta yenilikçiler Moskova ve Kazan'a iltica etmek zorunda kaldılar.В нём приняли участие сильнейшие составы динамовок Москвы и Казани.
Ve Windows Vista Ultimate müşterilerine özel ek yenilikler sağlanmaktadır.Windows Ultimate Extras — специальные приложения, доступные только для пользователей Windows Vista Ultimate.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.Сегодня KUKA концентрируется на передовых решениях в сфере автоматизации производственных процессов.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Мнение критиков о романе неоднозначно .
Okula getirdiği yenilikler şikayete yol açmıştı.Пропуски уроков из-за показов привели к проблемам в школе.
Pleblerin yurtseverliği onları herhangi bir yenilik isteğinden alıkoydu.Колонисты-землевладельцы выразили своё недовольство новыми требованиями.
Bir başka önemli yenilik de 1967'de ortaya çıkan BMP-1'dir.USAAF GB-4 — управляемая планирующая бомба, созданная на базе GB-1 в 1944 году.
Okula getirdiği yenilikler şikayete yol açmıştı.أدت الإبتكارات الجديده التي أدخلها في المدرسه إلي الشكوي.
Christopher Doyle gibi bazı fotoğrafçılar, filtreleri yenilikçi kullanımlarıyla tanınırlar.عُرف بعض المصورين السينمائيين مثل كريستوفر دويل باستعمالهم المبتكر للمصفيات.
İlk Amerikan spor otomobili sayılan 1953 model Chevrolet Corvette birçok yenilik taşımaktadır.ويحمل نموذج شيفروليه كورفيت 1953 عدة ابتكارات والذي يعد أول سيارة رياضية أمريكية.
Yönettiği derginin etrafında yenilikçi bir grup aydın toplanmıştı ve dergi, bu sanat topluluğuna ismini verdi.تجمع مجموعه مبتكره من المثقفين حول المجله التي كان يديرها وأعطي اسم هذه المجله إلي مجتمع الفن.
Türk edebiyatı, batı edebiyatının yeniliklerini, akımlarını uygulamaya başlamıştır.وبدأ الأدب التركي تطبيق تيارات التجديد في الأدب الغربي.
Romalıların birçok pratik yenilikleri daha evvelki Yunan tasarımlarından uyarlanmıştı.العديد من الابتكارات العملية رومان اعتمدت في وقت سابق من تصاميم اليونانية.
Edirne Hahambaşısı olarak başarısı ve yenilikçi görüşleri İstanbul Hahambaşılığına getirilmesini sağlamıştır.حفزه التقدير الذي حصل عليه ليبذل ده إبداعي وآماله ليخلف "جراند" بدت مواتية.
O zaman, bu bir yenilik idi.وكان هذا أمرًا جديداً.
Bu yenilik Dilenciler Kethüdalığı'ndan, Fukara Müdürlüğü'ne geçiştir.تنزيه الأنبياء عما نسب إليهم حثالة الأغبياء.
2009 Yaratıcılık ve Yenilik Yılıمؤلف ومخرج 2009 ليل.
Yenilikler, genelde hataların giderilmesi biçimindeydi.غالبا، يلوم الآخرين على أخطائه هو.
Bu dönemde çok sayıda mekanik yenilik geldi.لذا صعدت عدة حركات ألفية في ذلك الوقت.
Bu son yenilikler bilhassa Altiplano serisinde kullanılmıştır.ولقد استعملت هذه الابتكارات الأخيرة في تشكيلة ساعة ألتيبلانو.
Bu taktiksel yenilik Osmanlı tarzı savaş biçiminin 18. yüzyıla değin temelini oluşturur.أصبحت هذه الفكرة التكتيكية حجر الأساس في الخطط العثمانية الحربية حتى القرن الثامن عشر.
Ayrıca Japon saldırıları teknolojik olarak yapılan yenilikler sayesinde daha etkili olmaktaydı.والأهم من ذلك هو حقيقة أن الشعب الياباني أصبح الآن القدرة على أن يصبحوا أكثر تعليما.
Haziran 2013'te Google, Waze'i 1.3 milyar dolar karşılığında satın alarak haritalama işine yenilik ekledi.في 11 يونيو 2013، أكملت جوجل استحواذها على ويز بمبلغ 1.3 مليار دولار أمريكي حسب التقارير.
Ratmir Timashev, CRN Magazine dergisi tarafından 2013'ün en yenilikçi 25 kişisinden biri olarak seçilmiştir.Ratmir Timashev foi nomeado um dos 25 inovadores de 2013 pela Revista CRN.
Ülke yenilik ve ticaret özgürlüğü gibi alanlarda son zamanlarda önemli gelişmeler kaydetmiştir.O país fez melhorias substanciais recentemente em áreas como inovação e liberdade comercial.
İlki Yılın Yenilikçisi ve ikincisi ise Estonya'daki orta ölçekli en rekabetçi kurum ödülüydü.O primeiro título como Inovadora do Ano e o segundo como empresa de tamanho médio mais competitiva na Estónia.
O zaman, bu bir yenilik idi.Foi uma inovação.
Aynı zamanda süper ölçekliydi, fakat getirdiği asıl yenilik sıra dışı işleyişindeydi.Era também superescalar, mas sua inovação principal era execução out-of-order.
ABBYY USA Mayıs 2006'da Fujitsu Dönemsel Yenilikçi Liderlik Ödülü'nü aldı.Em maio de 2006 a ABBYY foi premiada com o Fujitsu Quarterly Innovative Leadership.
Yenilik ve heyecan arzularından dolayı kendilerini tehlikeli durumlara sokarlar.Por costumarem ansiar por novidades e excitação, podem colocar-se em situações de risco.