Ana içeriğe geç
Sözlük

yenilik ile cümle

yenilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Et cela favorise l'innovation au niveau des États dans ces laboratoires de la démocratie.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Het stimuleert de innovatie op het niveau van de staat in deze laboratoria van de democratie.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Și asta promovează inovația la nivel de stat în aceste laboratoare ale democrației.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Taki projekt wspiera również innowacyjność na szczeblu stanowym.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Und es fördert Innovation auf Länderebene in diesen Laboren der Demokratie.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Y fomenta la innovación en el ámbito estatal en estos laboratorios de la democracia.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.К тому же это способствует развитию инноваций в штатах, в этих лабораториях демократии.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Плюс това създаваме иновации на ниво щати в тези лаборатории за Демокрация.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.וזה מטפח חדשנות ברמת המדינה באותן מעבדות דמוקרטיה.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.وهذا يعزز الإبداع على مستوى الولاية في مختبرات الديمقراطية.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.イノベーションを促進させます 最近の政策を眺めている人たちは こう言うかもしれません
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Aceasta este a treia principală inovaţie a componentei transfrontaliere a IPA.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.A toto je třetí, hlavní inovace přeshraničního prvku IPA.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Detta är den tredje huvudinnovationen med IPA:s gränsöverskridande komponent.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Dette er den tredje hovedfornyelse af IPA’s grænseoverskridende komponent.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Dies ist die dritte wesentliche Neuerung der grenzüberschreitenden Komponente des IPA.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Dit is de derde grote vernieuwing van de grensoverschrijdende component van het IPA.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Esta é a terceira grande inovação da vertente « transfronteiriça » do IAP.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Po pierwsze oznacza to, że programy będą wieloletnie.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Telle est la troisième innovation majeure du volet «transfrontalier» de l'IAP.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Това е третото основно нововъведение в трансграничния компонент на ИПА.
Bu düşünce, o dönemin teolojik felsefesine göre oldukça yenilikçiymiş.Tento přístup byl nový a radikální, čímž čelil jiným teologickým tezím.
Bu düşünce, o dönemin teolojik felsefesine göre oldukça yenilikçiymiş.Це був новий радикальний погляд, що суперечив іншим теологічним теоріям того часу.
Bu eserle sanatçının getirdiği bazı yeniliklere de değinelim.Myslím, že tu jsou konzervativní aspekty, ale je to komplikovanější. Boří příliš mnoho hranic.
Bu eserle sanatçının getirdiği bazı yeniliklere de değinelim.Я думаю, що тут присутні консервативні аспекти, але все набагато складніше. Вона ламає багато кордонів.
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Alkotók, gondolkodók... [...újítók...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Ces gens étaient des penseurs, des acteurs de leur vie...] [...innovateurs...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Deze mensen waren denkers, doeners ...] [... vernieuwers ...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Estas personas eran pensadores, hacedores...] [...innovadores...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Estas pessoas eram pensadores, executantes...] [...inovadores...] [...até inventarem o nome...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][이러한 사람들은 사상가고, 행동가고....] [변혁가였어....] [다음과 같은 이름을 만들기 전까지 말이야...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Mówiono o nich: myśliciele, działacze...] [....innowatorzy..]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Những người đó là người biết suy nghĩ, biết làm việc...] [...nhà đổi mới...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Oamenii aceştia erau gânditori, făuritori...] [...inovatori...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Queste persone erano pensatori, gente che sapeva fare...] [...innovatori...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Tihle lidé byli myslitelé, dříči ...] [... inovátoři ...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Αυτοί οι άνθρωποι ήταν στοχαστές, δραστήριοι...] [...καινοτόμοι...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Тези хора били мислители, дейци...] [...иноватори...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][Эти люди были мыслителями, делателями...] [...новаторами...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...][האנשים האלה היו אנשים חושבים, בעלי מעשה...] [...חדשניים....] [...עד שהמציאו את המונח...]
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...]لقد كان هؤلاء الاشخاص مفكرون .. مبدعون مخترعون حتى تم وصفهم لاحقاً
[Bu insanlar düşünürdüler, eylemciydiler...] [... yenilikçiydiler...] [... ta ki...]イノベーターと呼ばれていた そう 相応しい名前が見つかるまでは... 起業家!
Buna akademik yenilik deniyor.Chúng tôi gọi nó là sự đổi mới trong giáo dục
Buna akademik yenilik deniyor.Das nennt sich akademische Innovation.
Buna akademik yenilik deniyor.Det kaldes akademisk innovation.
Buna akademik yenilik deniyor.É a chamada inovação académica.
Buna akademik yenilik deniyor.Ezt akadémiai innovációnak hívjuk.
Buna akademik yenilik deniyor.Het heet academische innovatie.
Buna akademik yenilik deniyor.교육 혁신이라 불리지요.
Buna akademik yenilik deniyor.Nazywa się to innowacją akademicką.
Buna akademik yenilik deniyor.On appelle ça l'innovation académique.
Buna akademik yenilik deniyor.Se llama innovación académica.
Buna akademik yenilik deniyor.Se numeşte inovaţie academică.
Buna akademik yenilik deniyor.Si chiama innovazione accademica.
Buna akademik yenilik deniyor.Λέγεται ακαδημαϊκή καινοτομία.
Buna akademik yenilik deniyor.Це зветься академічною інновацією.
Buna akademik yenilik deniyor.Это называется академической инновацией.
Buna akademik yenilik deniyor.זה נקרא חדשנות אקדמית.
Buna akademik yenilik deniyor.وهذا يسمى تجديد أكاديمي.
Buna akademik yenilik deniyor.どういう意味か?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod