Girişilen savaşta Histiaeus'un kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğradı, büyük bir bölümü öldürüldü.Остання у битві при Мадурі зазнала цілковитої поразки, а столицю було пограбовано.
Yaşam gücünü geliştirmek, ama kazanım ile veya yenilgi ile bağlanmamaktır.І він же буде нести відповідальність за успіх або невдачу.
Savaş İngilizler açısından tam bir yenilgiyle sonuçlandı.Битва завершилась повною перемогою англійців.
Ancak 1214 yılında Bouvines Savaşı'nda ağır bir yenilgi yaşadı.Tuto svou snahu završil roku 1214 v bitvě u Bouvines.
1945 - Vietnam'da, Viet Minh kuvvetleri, Dien Bien Phu'da Fransızları yenilgiye uğrattı.1954 – Jednotky Viet Minh zaútočily na Francouze v bitvě u Dien Bien Phu.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Znovu byl poražen.
İmkansızlıklar nedeniyle Kolombiya'da ağır yenilgiler aldı ve Jamaika'ya gitmek zorunda kaldı.Pokusil se porazit Španěly ve Venezuele, ale byl donucen se stáhnout do Kolumbie a pak na Jamajku.
Bu, kulüp tarihinde ligde alınan en büyük yenilgiydi.Byla to pro Slavii nejvyšší porážka v celé historii klubu.
Şehremini bir hükmen yenilgi aldı.Zklamaný soudce odchází z města.
Yenilgiyi hazmedemez ve Johnny'i öldürür.Porazí otce ale je zabit Jonesem.
Wehmacht açısından bu yenilgi, muhtemelen tüm savaş boyunca uğradığı en büyük yenilgiydi.Nikdy nezapomeňme, že toto vítězství ve válce bylo největší ze všech, která jsme dosud vybojovali.
Taç Kulübüne karşı da bir galibiyet ve bir yenilgi aldı.Za zadlužený klub zaplatila jednu korunu.
Bozgunculuk, çaba gösterilmeden yenilginin kabullenilmesidir.Defétismus čili poraženectví je přijetí porážky bez boje.
İlk olarak Asurlular, Muşkilerin (Moshiler ya da Meshiler) kabile birliğini yenilgiye uğrattılar.Někdy předtím byly k Čekanicím připojeny nedaleké Lažany.
Ancak, ezici bir yenilgi aldı.Utrpěli jsme snad definitivní porážku?
Kısa zamanda Portekiz ordusu yenilgiye uğradı.Nedlouho předtím porazilo tureckou armádu.
Ancak alınan seçim yenilgisi sonucu bu hareket kısa sürede dağıldı.Tato volba se však ukázala jako nešťastná, neboť dílo brzy zchátralo.
Tokat Belediye Plevnespor'un bir hükmen yenilgisi var.Okresní běžecká liga má před sebou pauzu.
Savaş, Fransa’nın yenilgisi ile sonuçlandı.Na řadu přichází porážka Francie.
Aynı zamanda ezeli rakiplere karşı da yenilgiler alındı.Jsou zde také představeny osudy povstalců samotných.
Japon tarihindeki iktidar partisinin uğradığı dördüncü en büyük yenilgi oldu.Nejdelší zápas v historii soutěže zatím dospěl do čtvrtého prodloužení.
Bu yenilgi onu sıralamada 3 numaraya düşürmüştür.Toho jednoznačně porazil na body.
Bu sefer Sargeras yenilgi kabul etmezdi.Šávar se odmítl s porážkou smířit.
Bu yenilgiden sonra İsveç İmparatorluğu bir daha eski gücünü kazanamamıştır.V této době královská moc ve Švédsku upadla jako nikdy předtím.
14 Haziran'da yeni bir saldırı düzenleyen Kuva-yi İnzibatiye yine yenilgiye uğradı.14. června se Brusilov rozhodl provést novou ofenzívu.
Bu yenilgi üzerine görevinden istifa ettiği açıkladı.V případě porážky nabídl svou rezignaci.
Bu da Osmanlı İmparatorluğu için bir yenilgi oldu.I tentokrát utržila Osmanská říše porážku.
Magallanes (1962) Record Primera División'daki en farklı yenilgi — 0-6 v.Magallanes (1962) Cea mai mare înfrângere în Primera División — 0–6 v.
Orada o güne dek hiç yenilgi yüzü görmemişlerdir.El nu îngăduia nimănui, odată ajuns acolo, să mai vadă lumina zilei.
Tampere yenilgisinden sonra, Kızıl Muhafızlar doğu yönünde geri çekildi.După înfrângerea de la Tampere, Gărzile Roșii au început o lentă retragere către est.
Siraküza tiranı II. Hiero Mamertinler'i Longanus Nehri kıyısındaki Mylae yakınlarında yenilgiye uğrattı.Hieron al II-lea, tiranul Siracuzei, i-a învins pe mamertini lângă Mylae pe râul Longanus.
Eğer Singapur saldırısı uzun sürerse yenilgimiz kaçınılmazdı.Știam că dacă trebuie să duc o luptă îndelungată pentru Singapore, voi fi învins.
21 Ocak 1949'da Kuomintang kuvvetleri ÇKP kuvvetlerine karşı çok ağır yenilgiler aldı.La 21 ianuarie 1949, forțele Kuomintangului au suferit pierderi masive în fața forțelor lui Mao.
Yenilgilerin bir felaket olmadığına inanmaya çalıştılar.Și-au arătat convingerea că mizeria nu este fatală.
Ancak devrim hareketi yenilgiye uğradı.Revoluția fusese învinsă..
Hellespont Muharebesi'nde Licinius'un donanması büyük bir yenilgiye uğramıştı.În bătălia de la Hellespont, flota lui Licinius a suferit o înfrângere catastrofală.
Kısa zamanda Portekiz ordusu yenilgiye uğradı.În câteva zile, trupele japoneze au fost înfrânte.
Şu ana kadar hiçbir federasyon elemelerin tamamında yenilgisiz kalmayı başaramadı.Și iarăși, parcă nicăieri accidentul nu a fost mai savuros integrat ansamblului.
Sadová'daki yenilgiden ötürü hala kızgın olan Fransız halkı savaş istedi.Publicul francez, încă rănit în orgoliu de înfrângerea de la Sadová, a cerut război.
Bu, Kızıl Ordu tarihinin en büyük yenilgisiydi.Este cea mai grea înfrângere din istoria armatei spaniole.
Sard'a saldırmış olan İyon kuvvetlerini yenilgiye uğrattılar, izlediler ve onları gemilere sürdüler.El a văzut sufletele martirilor la dreapta lui Adam și pe cele ale păcătoșilor, la stânga acestuia.
Nazi Almanyası'nın yenilgisinden sonra, 10 Mayıs 1945 tarihinde İngilizler tarafından tutsak edildi.După căderea Germaniei naziste, este capturat de trupele britanice la 10 iunie 1945.
Sparta, Tebler tarafından Leuctra savaşında yenilgiye uğratılana kadar önemli bir Yunan gücüydü.A dominat spațiul grecesc până când a fost învinsă de Tebani în bătălia de la Leuctra.
Osmanlı devleti ilk yenilgisini aldı.Vocea României, prima înfrângere.
MÖ 331 - Makedonya kralı Büyük İskender, Pers İmparatoru III. Darius'u Gaugamela Savaşı'nda yenilgiye uğrattı.331 î.Hr.: Alexandru cel Mare îl învinge pe Darius al III-lea al Persiei în bătălia de la Gaugamela.
Buna rağmen Osmanlılar kesin bir yenilgiden kurtuldular.Ei au salvat practic insurecționarii de la înfrângere.
Savaş, Fransa’nın yenilgisi ile sonuçlandı.A venit apoi înfrângerea Franței.
Takımı ilk yenilgisini Aralık ayında aldı.Echipa a câștigat primul meci în deplasare din noiembrie încoace.
Roussel yenilgiye uğratılıp tekrar esir alındı.Însă cu toate acestea, Geraldine este din nou înfrântă și închisă.
Safeviler yenilgiye uğradı.Cresus a fost înfrânt.
Bu yenilgi Pers Ordusu'nun Yunanistan'dan çekilmesine neden olmuştur.Această înfrângere zdrobitoare l-a obligat pe Antiohie să se retragă din Grecia.
Bu savaşta Hariciler ezici bir yenilgiyle karşılaşmış ve büyük kayıplar vermişlerdir.În bătălia care a urmat, americanii au ieșit victorioși, dar cu mari pierderi umane.
Norveç yenilgisinden sonra, Norveç grev kuvveti kalıntılarıyla Orkney'e geri dönerek kışlaları dolaştı.După înfrângerea norvegienilor, a navigat înapoi în Orkney cu rămășițele forțelor, unde au petrecut iarna.
Muharebe Osmanlı yenilgisiyle sonuçlandı.Bătălia s-a încheiat cu victorie otomană.
Demokratik rakibi Hubert H. Humphrey'yi yenilgiye uğratarak başkan seçildi.Este reales președintele republican George W. Bush, care îl învinge pe senatorul democrat John Kerry.
Eleme gruplarında yaşanan mücadeleci oyun, hiçbir takımın grupları yenilgisiz tamamlayamamasına neden oldu.Din cauza numărului mic de meciuri nici o echipă nu va juca împotriva tuturor celorlalte echipe.
Bu yenilgi, MÖ 496 ve 495 yıllarında taraflar arasında bir denklik sağlamıştır.Anul acestei celebrări este un subiect de dezbatere și este situat între 496 și 499.
Sahasında tek yenilgiyi Samsunspor dan aldı 1-0.De-abia în etapa a Vl-a înregistrează prima înfrângere, 0-1, la Tg.
Hazırlıksız yakalanan Göktürk ordusu büyük bir yenilgi aldı ve Işbara bozkırlara doğru çekilmek zorunda kaldı.Dupǎ o luptǎ cumplită, armata normandă a fost înfrântǎ, fiind nevoită sǎ se retragǎ.
792, 811 ve 813'teki ilk Bizans başarılarına rağmen ezici yenilgiye uğradılar.A 792-es, 811-es és 813-as kezdeti bizánci sikerek ellenére nagy vereséget szenvedtek.