Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar. Ve bu hasar birikiyor.Pokaždé, když se obnoví, dojde k poškození.
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar. Ve bu hasar birikiyor.Si de fiecare data cand se regenereaza sunt si defectiuni.
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar. Ve bu hasar birikiyor.Und jedes Mal, wenn sie sich erneuern, nehmen sie leichten Schaden.
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar. Ve bu hasar birikiyor.Y cada vez que son sustituidas se produce algún daño.Y el daño se acumula.
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar. Ve bu hasar birikiyor.Και κάθε φορά που ανανεώνονται υπάρχει μερική ζημιά.
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar. Ve bu hasar birikiyor.И всеки път, когато се подновяват, има известни щети.
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar. Ve bu hasar birikiyor.И каждое такое воспроизведение сопровождается потерей.
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar. Ve bu hasar birikiyor.Кожен такий цикл оновлення супроводжується втратами.
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar.ובכל פעם שהם מתחלפים
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar.و في كل مرة تقوم هذه الخلايا بهذه العملية،
Ve her yenileme sırasında, bir miktar hasar görüyorlar.いくらかダメージを受ける ダメージは蓄積され
Ve ilk görevimiz de Kongre'ye, milletimiz için çok geç olmadan, kendisini yenilemesi için baskı yapmak olsun.그리고 우리의 첫 번째 임무로 국회를 개혁하도록 압박합시다. 우리나라를 위해 너무 늦지 않도록 말입니다.
Ve ilk görevimiz de Kongre'ye, milletimiz için çok geç olmadan, kendisini yenilemesi için baskı yapmak olsun.Laten we allereerst het Congres ertoe brengen zichzelf te hervormen, vóórdat het te laat is voor ons land.
Ve ilk görevimiz de Kongre'ye, milletimiz için çok geç olmadan, kendisini yenilemesi için baskı yapmak olsun.Naszą pierwszą misją będzie wywarcie presji na Kongres aby się zreformował zanim będzie za późno.
Ve ilk görevimiz de Kongre'ye, milletimiz için çok geç olmadan, kendisini yenilemesi için baskı yapmak olsun.Và nhiệm vụ đầu tiên là khiến cho Quốc hội tự cải cách lại, trước khi quá muộn cho đất nước của chúng ta.
Ve ilk görevimiz de Kongre'ye, milletimiz için çok geç olmadan, kendisini yenilemesi için baskı yapmak olsun.И давайте начнём с того, что заставим Конгресс провести внутренние реформы, пока ещё не поздно.
Ve ilk görevimiz de Kongre'ye, milletimiz için çok geç olmadan, kendisini yenilemesi için baskı yapmak olsun.ליותר יעילה ויותר הומנית. אז זה אפשרי. אנחנו יכולים לעשות זאת.
Ve ilk görevimiz de Kongre'ye, milletimiz için çok geç olmadan, kendisini yenilemesi için baskı yapmak olsun.و نجعل اول مهامنا ان يتغير الكونجرس من الداخل قبل فوات الاوان لشعبنا
Ve ilk görevimiz de Kongre'ye, milletimiz için çok geç olmadan, kendisini yenilemesi için baskı yapmak olsun.私たちの国にとって手遅れにならないうちに ありがとうございました (拍手)
Ve sonra yan ürünü ilk aktive edilmiş elektronu yenilemek için kullanıyoruz.Další vedlejší produkt byl elektron potřebný na výměnu prvního excitovaného elektronu.
Ve sonra yan ürünü ilk aktive edilmiş elektronu yenilemek için kullanıyoruz.Dan kemudian sampingan adalah bahwa kami perlu elektron untuk menggantikan elektron tereksitasi pertama.
Ve sonra yan ürünü ilk aktive edilmiş elektronu yenilemek için kullanıyoruz.그리고 우리는 처음에 흥분되었던 전자를 대신할 전자가 필요합니다.
Ve sonra yan ürünü ilk aktive edilmiş elektronu yenilemek için kullanıyoruz.Y luego, el subproducto era el que necesitábamos (el electrón) para reemplazar el primer electrón excitado
Ve sonra yan ürünü ilk aktive edilmiş elektronu yenilemek için kullanıyoruz.Далі нам потрібен електрон, аби замінити отой перший збуджений електрон.
Ve sonra yan ürünü ilk aktive edilmiş elektronu yenilemek için kullanıyoruz.И тогава вторичният продукт е това, от което се нуждае електронът, за да замести този първи възбуден електрон.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.A díváme se dopředu na generace, které opravdu potřebují, abychom teď přebudovali svoje životy.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.A pozeráme sa vpred na generácie, ktoré skutočne potrebujú, aby sme teraz reorganizovali naše životy.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Dan kami menunggu generasi yang benar-benar memerlukan kita untuk memperlengkapi kembali hidup kita.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.És olyan generációkra gondolunk előre, akikért most kell újragondolni az életünket.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Estamos a pensar no futuro de gerações que precisam que reequipemos agora a nossa vida.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.E stiamo guardando alle generazioni future che hanno davvero bisogno di noi per rinnovare le nostre vite, ora.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Et nous regardons les générations de l'avenir qui ont vraiment besoin que nous repensions nos vies maintenant.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Ja katsomme myös tulevia sukupolvia, jotka todella tarvitsevat meidän muuttavan elämäämme.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.우리는 우리의 삶을 다시 개편해야할 필요가 있는 세대를 내다보고 있습니다.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Och vi spanar framåt på generationer som verkligen behöver att vi ändrar våra vanor nu.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Og vi kigger frem mod generationer, som virkelig har brug for, at vi nyskaber måden vi lever på i dag.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Patrzymy na przyszłe pokolenia, dla których musimy zmienić nasz sposób życia.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Şi privim în viitor spre generaţii care au nevoie ca noi să ne reutilăm vieţile acum.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.We kijken vooruit naar generaties die het echt nodig zullen hebben dat we onze manier van leven herdenken.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Y estamos mirando hacia el futuro a generaciones que realmente nos necesitan para renovar las vidas.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.И гледаме напред към поколения, които наистина имат нужда от нас да модернизираме живота си сега.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.И мы заглядываем в будущее к поколениям, которым необходимо, чтобы мы сейчас переоснастили наши жизни.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.Й ми думаємо про прийдешні покоління, що справді потребують, щоб ми переоснащували наші життя вже зараз.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.ואנחנו מסתכלים קדימה על דורות שבאמת צריכים שאנחנו נשתמש בכלים חדשים עכשיו.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.وننظر قُدما للأجيال التي تحتاج إلينا لإعادة تجهيز حياتنا الآن.
Ve yaşamımızı şimdi yenilememize gerçeken ihtiyacı olan nesillere bakıyoruz.今こそが暮らし方を改革するときなのです さあ皆さん 私たちとともに
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.FBIいわく 銃の販売では
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.I dlatego wzrasta liczba ludzi, którzy muszą mieć wymienione plomby.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.그래서 요즘 치아에 충진한 것을 교체해야하는 사람들이 늘었습니다.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.Quindi c'è un incremento di persone che devono sostituire le otturazioni.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var. Silahlar:Dus is er een stijging van het aantal mensen die vullingen laten vervangen.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var. Silahlar:Et il y a donc une augmentation des personnes qui font remplacer leurs plombages.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var. Silahlar:Si asa creste numarul oamenilor care trebuie sa-si schimbe plombele.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var. Silahlar:Има и покачване в броя на хората, които сменят пломбите си.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.Und so ist die Zahl der Leute gestiegen, die neue Füllungen gebraucht haben.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.Y así habrá un incremento de personas que necesitarán reemplazar sus empastes.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.Επομένως έχουμε αύξηση των ατόμων που χρειάζεται να αντικαταστήσουν σφραγίσματα.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.Кроме того, увеличилось количество людей, которым пришлось поменять пломбы.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.במספר האנשים שבאים לתקן את הסתימות שלהם.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var.لذا، فهناك زيادة في عدد الأفراد الذين يريدون استبدال حشوة أضراصهم