Karısı İzebel yanına gelip, ‹‹Neden bu kadar sıkılıyorsun? Neden yemek yemiyorsun?›› diye sordu.فدخلت اليه ايزابل امرأته وقالت له لماذا روحك مكتئبة ولا تأكل خبزا.
Karısı İzebel yanına gelip, ‹‹Neden bu kadar sıkılıyorsun? Neden yemek yemiyorsun?›› diye sordu.王 后 耶 洗 別 來 問 他 說 、 你 為 甚 麼 心 裡 這 樣 憂 悶 、 不 喫 飯 呢
Karısı İzebel yanına gelip, ‹‹Neden bu kadar sıkılıyorsun? Neden yemek yemiyorsun?›› diye sordu.王后耶 洗別來問 他 說 、 你 為甚麼心裡這樣憂悶 、 不 喫飯呢
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?De ce nu mananci zilele astea?
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Dlaczego ostatnio nic nie jesz?
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Kenapa kau tidak makan belakangan ini?!
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Perchè non stai mangiando in questi giorni?
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Pourquoi tu ne manges pas ces derniers temps ?
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Sao mấy ngày hôm nay cậu chả ăn gì vậy?
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Varför äter du inte dom senaste dagarna?
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Waarom ben je deze dagen niet aan het eten?
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Warum isst du nichst mehr in letzter Zeit?
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Γιατί δεν τρως αυτές τις μέρες;
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?Почему в эти дни ничего не ешь?!
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?لماذا لا تأكلين في هذه الايام؟
Neden bu günlerde birşey yemiyorsun?食欲がないんだもん
Neden gelip biraz yemiyorsun?Czemu nie miałabyś przyjść i zjeść trochę?
Neden gelip biraz yemiyorsun?De ce nu vii sa manaci ?
Neden gelip biraz yemiyorsun?Kenapa kau tidak datang dan mencobanya?
Neden gelip biraz yemiyorsun?Perchè non vieni e ne mangi un pò?
Neden gelip biraz yemiyorsun?Pourquoi tu viendrais pas y goûter ?
Neden gelip biraz yemiyorsun?Sao cô không đến và ăn thử xem sao.
Neden gelip biraz yemiyorsun?Varför kommer du inte å äter lite av det?
Neden gelip biraz yemiyorsun?Waarom kom je niet mee en eet je wat?
Neden gelip biraz yemiyorsun?Warum kommst du nicht mit und isst ein paar davon?
Neden gelip biraz yemiyorsun?Γιατί δεν έρχεσαι και να φας απ'αυτό;
Neden gelip biraz yemiyorsun?Почему бы тебе не придти попробовать?
Neden gelip biraz yemiyorsun?ربما يجب ان تاتى وتجربى بعض منها
Neden gelip biraz yemiyorsun?じゃ、行くぞ
Neden yemiyorsun?De miért nem eszel?
Neden yemiyorsun?Mais pourquoi ne manges-tu pas ?
Neden yemiyorsun?لماذا لا تأكلين؟
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Con bé chẳng rời phòng lấy một bước, mà hầu như chẳng ăn gì nữa.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Dia tidak berpindah se-inci pun dari kamarnya dan dia tidak mau makan.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Elle ne bouge pas d'un pouce de sa chambre et ne mange rien du tout.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Hon rör sig inte ens en mm. från sitt rum och hon har knappats ätit nåt.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Nie ruszyła się z pokoju nawet na krok i ledwo jada cokolwiek.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Non muove un dito dalla sua stanza e non mangia quasi niente.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Nu se misca deloc din camera ei nu manaca mai nimic.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Sie will kein Fuß aus dem Raum setzen und sie isst auch gar nichts.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Ze beweegt niet eens een inch van haar kamer en ze is nauwelijks aan het eten.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Zo svojej izby nevystrčila ani palec a ledva niečo zjedla.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Δε κουνιέται ούτε εκατοστό απ'το δωματιό της και με το ζόρι που τρώει κάτι.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Не излиза на сантиметър от стаята си и почти нищо не яде.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.Она никуда не выходит из своей комнаты и почти ничего не ест.
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.היא לא מוכנה לזוז מילימטר מהחדר שלה והיא בקושי אוכלת משהו
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.لا تريد ان تتحرك انشاً وحداً خارج غرفتها وبالكاد تأكل شيئاً
Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.みんな寝たら 出て歩き回ってるよ
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Als we dat voor lunch hebben dan eet hij het nauwelijks.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor. Ben seviyorum!Když jsme to měli k obědu, sotva to snědl. já to mám rád!
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Cind apare la pranz (felul de mancare), abia se atinge de el.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Gdy jest na lunch, ledwie ją rusza.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Keď je to na obed, ledva to zje.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.급식에 나오고 거의 안 먹는데...
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.När det kommer ut till lunch så äter han knappt det.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Quand il y a ça au déjeuner il le mange à peine.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Quando c'è per pranzo lo mangia a malapena.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Trưa nay cậu ấy ăn rất ít.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Wenn es Mittags serviert wird, isst er es kaum.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Όσες φορές το είχαμε για μεσημεριανό με το ζόρι έτρωγε λίγο.