Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Nein, das ist es nicht, Ich schwöre es... ...sie meinten sie wollten Tanz üben oder sowas...
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Non è così. Ve lo giuro... Avevano detto che avevano intenzione di ballare o qualcosa del genere...
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Nu e asa. Va jur ca.. au spus doar ca vor sa practice dansuri sau ceva de genul asta..
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...To nie tak. Naprawdę przysięgam że... powiedzieli, że zamierzają poćwiczyć taniec czy coś takiego...
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Δεν είναι αυτό. Μπορώ να σας ορκιστώ πως... είπαν πως επρόκειτο να κάνουν εξάσκηση χορού ή κάτι ανάλογο...
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Нет, я клянусь... Они сказали, что им нужна студия, чтобы учить танцам
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...ليس كذلك. أُقسم بـأن ذلك.... لقد أخبروني بأنهم سيقومون بالتدرب على الرقص أو شيء من ذلك/هذا القبيل...
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:"A maior parte da alma está fora do corpo...
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:Có một trích dẫn rất thú vị từ lời tuyên thệ Hippocrates
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:Es ist ein passendes Zitat von Hippokrates aus dem hippokratischen Eid das besagt:
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:Ez egy nem hivatalos idézet a hippokratészi esküből, mely így szól:
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:Hippocrates, van de eed van Hippocrates, zei:
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:히포크라테스의 선서에서 히포크라테스가 인용한 애매모호한 어구가 있습니다.
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:Voici une citation adroite et élégante tirée d'Hippocrate, célèbre pour son serment
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:Όπως με απλά λόγια έχει πει ο Ιπποκράτης στον όρκο του
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:Много удобен и модерен е един цитат от Хипократовата клетва, който казва:
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:זה ציטוט של היפוקרטס, אותו אחד מ"שבועת היפוקרטס",
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:انها إشارة يدوية من الطراز الأول من أبقراط صاحب قسَم أبقراط
Hipokrat'ın Hipokrat yemininde geçen yararlı bir alıntı der ki:これは医師が宣誓する『ヒポクラテスの誓い』 から抜粋した大変便利な言葉です 「魂の大部分は身体の外側に宿り
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.A ki osztozik a lopóval, gyûlöli az magát; hallja az esküt, de nem vall.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Celui qui partage avec un voleur est ennemi de son âme; Il entend la malédiction, et il ne déclare rien.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Chi è complice del ladro, odia se stesso, egli sente l'imprecazione, ma non denuncia nulla
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Cine împarte cu un hoţ îşi urăşte viaţa, aude blestemul, şi nu spune nimic. -
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Den som deler med en tyv, hater sitt liv; han hører opropet til ed og gir allikevel ingen oplysning.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Den som skiftar rov med en tjuv hatar sitt eget liv; när han hör edsförpliktelsen, yppar han intet.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.El cómplice del ladrón aborrece su vida; aunque oiga las maldiciones, no lo denunciará
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Hæleren hader sit Liv, han hører Forbandelsen, men melder intet.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Joka käy osille varkaan kanssa, se sieluansa vihaa; hän kuulee vannotuksen, mutta ei ilmaise mitään.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Kdo má spolek s zlodějem, v nenávisti má duši svou; zlořečení slyší, však neoznámí.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Kdor deli s tatom, sovraži dušo svojo; preklinjanje sliši, pa greha ne naznani.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Kẻ nào chia phần với tay ăn trộm ghét linh hồn mình; Nó nghe lời thế, mà không tỏ điều gì ra.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Kẻ nào chia phần với tay ăn_trộm ghét linh_hồn mình ; Nó nghe lời thế , mà không tỏ điều gì ra .
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.도적과 짝하는 자는 자기의 영혼을 미워하는 자라 그는 맹세함을 들어도 직고하지 아니하느니라
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Kto spółkuje ze złodziejem, ma w nienawiści duszę swoję; także też kto przeklęstwa słyszy, a nie objawia go.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.O que é sócio do ladrão odeia a sua própria alma; sendo ajuramentado, nada denuncia.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Ten, kto sa delí so zlodejom, nenávidí svoju dušu; čuje kliatbu, ale neoznámi.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Wer mit Dieben teilhat, den Fluch aussprechen hört, und sagt's nicht an, der haßt sein Leben.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Ο συμμεριστης του κλεπτου μισει την εαυτου ψυχην ακουει τον ορκον και δεν ομολογει.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Който е съдружник на крадец мрази своята си душа; Той слуша заклеването, а не обажда.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Кто делится с вором, тот ненавидит душу свою; слышит он проклятие, но не объявляет о том.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.חולק עם גנב שונא נפשו אלה ישמע ולא יגיד׃
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.من يقاسم سارقا يبغض نفسه. يسمع اللعن ولا يقرّ.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.人 與 盜 賊 分 贓 、 是 恨 惡 自 己 的 性 命 . 他 聽 見 叫 人 發 誓 的 聲 音 、 卻 不 言 語
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.人 與盜賊 分贓 、 是 恨惡 自己 的 性命 . 他 聽見 叫人 發誓 的 聲音 、 卻 不 言語
'Horatio'nun Yemini' tablosunda da aynı temayı görürüz.A to je námět, který vidíme na obraze "Přísaha Horatiů".
'Horatio'nun Yemini' tablosunda da aynı temayı görürüz.Dies ist das Thema, das wir im "Schwur der Horatier" sehen
'Horatio'nun Yemini' tablosunda da aynı temayı görürüz.Jest to tematyka, z którą spotykamy się także w obrazie zatytułowanym "Przysięga Horacjuszy"
'Horatio'nun Yemini' tablosunda da aynı temayı görürüz.Цю тематику ми бачимо також у картині "Присяга Гораціїв".
Hükümet kurmak için yemin etmişlerdi ama işler Fransa'da, özellikle de Paris'de, çirkinleşiyordu.그들은 헌법을 만들겠다는 서약을 했었습니다 그렇지만 다른 모든 면에서는 상황이 험악하게 돌아갔습니다 프랑스에서, 특히 파리에서요.
Hükümet kurmak için yemin etmişlerdi ama işler Fransa'da, özellikle de Paris'de, çirkinleşiyordu.Slíbili, že vytvoří ústavu. Avšak situace se ve Francii začala zvrhávat zvláště pak v Paříži.
Hükümet kurmak için yemin etmişlerdi ama işler Fransa'da, özellikle de Paris'de, çirkinleşiyordu.Но в други отношения нещата загрубяват доста във Франция, и особено в Париж.
Hükümet kurmak için yemin etmişlerdi ama işler Fransa'da, özellikle de Paris'de, çirkinleşiyordu.けど別の見方をすると、フランス、特にパリでの 混乱はすさまじいものに、なってきている。 革命の舞台は、もうパリとヴェルサイユに
İncil'in üzerine yemin ettirdiğimizde ve kopya çekme imkanı verdiğimizde, hiç kopya çekmediler.성경에 대고 맹세하도록 한 다음 부정행위를 유도했을 때도 아무도 속이지 않았습니다.
İncil'in üzerine yemin ettirdiğimizde ve kopya çekme imkanı verdiğimizde, hiç kopya çekmediler.la tarea de jurar en la Biblia y les dimos la oportunidad de hacer trampa, no lo hicieron en absoluto.
İncil'in üzerine yemin ettirdiğimizde ve kopya çekme imkanı verdiğimizde, hiç kopya çekmediler.את המשימה להישבע על ספר התנ"ך ואז נתנו להם הזדמנות לרמות, הם לא רימו כלל.
İncil'in üzerine yemin ettirdiğimizde ve kopya çekme imkanı verdiğimizde, hiç kopya çekmediler.مهمة القسم على الإنجيل وأعطيناهم الفرصة للغش، لم يقوموا بالغش بتاتاً.
İncil'in üzerine yemin ettirdiğimizde ve kopya çekme imkanı verdiğimizde, hiç kopya çekmediler.不正を働く気はなくなったのです
İnsanlığı yok eden salgını durdurmaya yemin etmiştim.Я, правда, думал как, как так получилось, что ты
İşte o zaman bir yemin ettim.A quel punto ho fatto un giuramento.
İşte o zaman bir yemin ettim.Det var då jag svor min ed.