Ana içeriğe geç
Sözlük

yemin ile cümle

yemin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ertesi gün görevi için yemin etti.היא הושבעה לתפקיד יום לאחר מכן.
1973 yılında avukat olarak göreve yemin etti.בשנת 1937 הוסמכה בתור עורכת דין.
Yemin şöyledir.אני נשבע באללה!
Claudius Praetorianları bir daha evlenirse kendisini öldürmeleri için yemin ettirdi.קלאודיוס השביע את אנשי המשמר הפרטוריאני כי יהרגו אותו אם יעז להינשא שוב.
Naibi, Tafari üzerinden hüküm süreceğine yemin etti.אגווין מתעקשת שהן יגיעו להישבע על מוט השבועות.
Dünyada ilk yemin töreni George Washington ile 30 Nisan 1789'da New York Federal Salonu'nda gerçekleştirildi.טקס ההשבעה הראשון, של ג'ורג' וושינגטון, התקיים ב-30 באפריל 1789.
Evlilik sırasında Marcianus, Pulcheria'nın bekâret yeminine saygı gösterecekti.הנישואים אורגנו בהסכמה שמרקיאנוס יכבד את שבועת הבתולים של פולכריה בת ה-51.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.גלקטוס עוזב את כדור הארץ ונשבע שלא ינסה לכלות אותו שוב.
Biya 3 Kasım'da yemin etti.טרודו הושבע לתפקידו ב-4 בנובמבר.
Yeminden sonra El Cid’in bayraktarlık sıfatı ondan alınarak düşmanı Kont Garcia Ordóñez’ e verilir.תפקידו של אל סיד כנושא הדגל נלקח ממנו וניתן ליריבו, הרוזן גרסיה אורדונייס.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!אני נשבע באללה, אם תנסה לחצות את הים, נחצה אותו ביחד איתך!
Etrafta toplanmış bulunan askerler Milano'yu tiran diktatörlerden savunup koruyacaklarına yemin ederler.הלוחמים נשבעים להגן על מילאנו בפני העריצים.
21 Aralık 2000 tarihinde bu defa ülkesinin başbakanı olarak yemin etti.ב-21 בדצמבר הושבע כראש ממשלה.
6 Ağustos 2010 tarihinde yemin etti.הוא יצא לאקרנים ב-6 באוגוסט 2010.
Erişim tarihi: 4 Temmuz 2011. ^ "TBMM sıralarında CHP var, yemin yok".תסתכלו על עצמכם, באתר הארץ, 14 בינואר 2013 פרודיות: רגע, את לא יהודייה?
Rudd, ikinci dönem için Başbakan olarak yemin etti. ^ביום זה גם הושבע בנו אנדרו לכהונה שנייה כמושל.
Herkes birleşip İtalya birliği davasını destekleyeceklerine dair bir yemin ederler.הנוכחים מתאחדים בשבועה להגן על איטליה.
Onu gerçekten sevdiğine yemin eder.Тя го кълне с ненавист.
Bu olaydan sonra Bruce Wayne ailesini öldüren kötülüğü şehirden silmeye yemin eder.Брус Уейн се заклева да отърва града от злото, което е отнело живота на родителите му.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Заклех се – дал съм дума за Народа да умра.
11 Mayıs 2007 tarihinde ülkenin Kongresi tarafından seçildi ve aynı gün yemin etti.Той е избран с гласуване от Народното събрание на 19 април и се заклева в същия ден.
Tedavi görüp bir hafta sonra sete döner ve bir daha uyuşturucu almayacağına yemin eder.Посрамен, дава клетва никога повече да не пие.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.За това той бе принуден да напусне Женева и никога да не се завърне в своя собствен град.
Bu nedenle arkadaşlarından intikam almaya yemin eder.Тя си отмъщава на враговете.
Birliğin ettiği şartlı yemin SS birlikleri arasında tektir.Той изисква, както е по договор, войски от готите.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Претендентите дали исканата клетва.
Bu sırada büyücü Rothbart çıkagelir ve prense kızıyla evlenmek için ettiği yemini hatırlatır.Ротбарт се появява и настоява принцът да изпълни обещанието си и да се ожени за Одилия.
Bu dükkanda propaganda faaliyetleri yürüttü; birçok genci cemiyetin yeminli üyesi yaptı."Очевидно е, че имам опит и има много млади играчи в този състав.
Yemin Ettim Bir kere 1966 yapımı Türk filmidir.Тази статия е за български филм от 1968.
Bu yemin, hukukun üstünlüğü ilkesini ve hukukun bütün bireylerden üstün olduğu kabulünü temsil eder.Всичко се свежда до това дали любовта и справедливостта ще надделеят пред всичко останало.
Tüm bu gelişmeler neticesinde her iki aday da görev yemini ederek göreve başladıklarını ifade etmişlerdir.Всичко изглежда че както и през предишния сезон и двамата ще се борят за титлата.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.Те му отвръщат с клетва за вярност.
1975 yılında yemin ederek avukatlık yapmaya başlamıştır.През 1758 година е признат за адвокат.
Sansa Stark'ı aramak için yemin ediyor.В отговор, Кана се закле, че ще накара Серина да я уважава.
Yemin şöyledir.Krsni zavjet
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Nakon njegove smrti Eleonora se zaklela da se više neće udavati.
1 Eylül 1999 tarihinde göreve yemin etti.Preuzeo je dužnost 1. rujna 2007.
Erdoğan cumhurbaşkanlığı için yemin ederken, 28 Ağustos 2014. ^Kličko je objavio svoju kandidaturu za predsjednika Ukrajine 28. veljače 2014., no, 29.
Çoğu zaman yeminli tanıkların ifadeleri de kanıt sayılır.Osim toga, često se prakticiralo ispitivanje svjedoka pod zakletvom.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Marka svečano prisegnuo za trećeg hrvatskog predsjednika.
Bu sırada büyücü Rothbart çıkagelir ve prense kızıyla evlenmek için ettiği yemini hatırlatır.Tada dolazi zli Rothbart i bori se s princom.
Fakat Daphne, bakire kalmaya yemin etmiştir.Marcijan je zauzvrat prisegnuo da će poštovati njeno djevičanstvo i braniti vjeru.
Ertesi gün Müşerref tarafından yemin etti.Sljedećeg dana Savez ga je proglasio nedužnim.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Pušten je uz uvjet da se doseli u Petrograd i nikad više ne vrati u Ukrajinu.
Bu arada bütün Sahra kabileleri de kendisine bağlılık yemini etti.Nakon toga je u Biogradu na Moru stanovništvo prisegnulo na vjernost duždu.
Medvedev, 7 Mayıs'ta yemin etti.Nikolić je položio prisegu 31. svibnja.
Touré, 8 Haziran 2002 tarihinde yemin etti.Tomato je započeo s radom 20. lipnja 2006. godine.
Atanma süresi ve yemin şeklinin esasları belirtilmiştir.Podobný (a nie jasne vymedzený) je termín prevzatie či pohltenie (angl. takeover).
Catherina, Arthur ile evliliklerinin hiç tamamlanmadığına yemin etmiştir.Katarína prisahala, že manželstvo s princom Arturom nebolo naplnené.
Bunun yerine birbirlerine evlilik yemini verirler ve yüzük değişirler.Pred odchodom si sľúbia vernosť a vymenia si prstene.
Medvedev, 7 Mayıs'ta yemin etti.Medvedev nastúpil na post prezidenta 7. mája 2008.
Bu sırada büyücü Rothbart çıkagelir ve prense kızıyla evlenmek için ettiği yemini hatırlatır.V tom sa tam objaví Rothbart a princovi pripomína sľub, ktorý dal Odílii.
Yemin edilirken eğilip kılıç öpülür.Apoštol padá bodnutý mečom počas bohoslužby.
Eğer babası ölürse kendisi de ölünceye kadar bir şey yemeyeceğine dair yemin etti.Pred smrťou však prisahala, že "nebo a zem" dokáže jej nevinu.
Açılış töreni sırasında bütün sporcular ve hakemler olimpiyat yemini ederler.Olympijský sľub prednáša športovec a rozhodca v priebehu otváracieho ceremoniálu olympijských hier.
6 Ağustos 2010 tarihinde yemin etti.Funkcie sa ujal 6. augusta 2010.
İki hükümdar kutsal kitaplarına el basarak yemin ettiler.Obaja odmietli zložiť prísahu kráľovi.
Cassius Dio'ya göre Sezar bu suçlamaların doğru olmadığını yemin ederek reddetmiştir.Sám Caesar, podľa Cassia Diona, pod prísahou poprel túto povesť.
Erdoğan cumhurbaşkanlığı için yemin ederken, 28 Ağustos 2014. ^Zomrel bývalý kandidát na prezidenta Milan Sidor . pravda.sk, 31. máj 2014.
Horaslar, selam vererek kılıçları üzerine yemin ederken gösterilmiştir.Bratje so upodobljeni kako prisegajo (pozdravljajo) s svojimi meči.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yemin ile cümle - Sayfa 32 - yemin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App