Parlamento tarafından onaylandıktan ve 17 Şubat 2005 tarihinde yemin etti.أكدت من قبل البرلمان وأدت اليمين في 17 فبراير 2005.
Atanma süresi ve yemin şeklinin esasları belirtilmiştir.وخيرات الدنيا والآخرة، كلها من آثار رحمته.»
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.وعندما كان قسطنطين على فراش الموت اقسم على عدم زواجه مره اخرى.
Eğer babası ölürse kendisi de ölünceye kadar bir şey yemeyeceğine dair yemin etti.فأقسمت لوالدها بأنها لن تمارس الجنس قبل الزواج.
Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer tarafından 17 Mayıs 2016 yeni görevi için yemin etti.وعُين في مهامه في 17 مايو 2016 من قبل الرئيس النمساوي هاينز فيشر.
2 Ağustos 1981'de Yemin töreni'nden sonra resmen cumhurbaşkanı oldu.أصبح رئيسا رسمياً في 2 أغسطس عام 1981.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.عهد على قول الحق..
Gök ve yere yemin edilir, ikisinden birden yardım istenir."إنه المنقذ الوحيد للبشرية، خالق السماوات والأرض، والإله الحق الوحيد.»
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!ضاحي خلفان: أقسم بالله إني بريء من دم المبحوح..
Bu nedenle arkadaşlarından intikam almaya yemin eder.وحينها أقسم ابن صباح على الانتقام من صديقه.
Chen'in intikam almaya yemin eder.شعر جين بالحزن وأقسم على الانتقام.
17 Mart 2015 tarihinde yemin etti.تم اعلانها قديسة في 17 مايو 2015.
Argante'yi kendine sadakasizlikle itham eder ve ondan intikam alacağına yemin verir.يرفض جلجامش، وتغضب لذلك عشتار، وتتعهد بالأنتقام منه.
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.وذلك بأن يجعلوا ما على أيمانهم على شمائلهم، ويستقبلوا القبلة، ويدعو الله رافعي الأيدي، مبالغين في ذلك.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.لذا اقسمت ألا أكون عبدة لأي رجل.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.وكنا قد أقسمنا على القرآن بالولاء للخلافة.
Bütün kişisel yeminlerimiz ve adanmalarımız yok sayılsın."وقال: خسرنا كل شئ إلا الشرف.
Babasi, yeminli mahkeme kâtibiydi.ووالد جده كان قاضيا بالمحكمة العليا.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti.1974 - إيزابيلا بيرون أرملة الرئيس خوان بيرون تقسم اليمين كأول رئيسة لجمهورية الأرجنتين.
2000 yılında gruptan ayrıldı ve tekrar müziğin içinde olmayacağına dair yemin etti.تشكلت الفرقة في عام 2000 وهي لا تزال نشطة في المجال الموسيقي.
Yemin ederim, ben bir şey yapmadım.أقسم أنني لم أفعل أي شيء.
Tom bir şey söylememem için bana yemin ettirdi.توم جعلني اقسم يمين ان لا أقول شيئ
Dale ve Andrea, ne olursa olsun ikizleri koruyacaklarına yemin eder.Dale e Andrea juram proteger os gêmeos, não importa o que aconteça.
Don Carlo mektupların içindekilerine bakmayacağına yemin eder; fakat arkadaşına şüphe ile bakmaya başlar.Don Carlo jurou não olhar para o conteúdo das cartas, mas ele começa a suspeitar de seu amigo (“Morir!
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Nós todos juramos, tu viverás!
Senato olup bitenleri öğrenince, Sezar tüm Belgic kabilelerinden bunun intikamını almaya yemin etti.Quando o Senado Romano soube dos eventos, César jurou subjugar todas as tribos belgas.
Nina Micheltörena'yı da hiç tanımadığına yemin eder.Ele nega, conhecendo Nina Micheltorena.
Aleksios, 1097 tarihli yemini geçersiz saymayı kabul etti.Aleixo concordou em considerar os juramentos de 1097 inválidos.
Arnold, Tell ve Walter İsviçre'nin ulusal egemenliğini kazanması için uğraşacaklarına birlikte yemin ederler.Arnold, Tell e Walter fazem um juramento de livrar a Suíça.
Suyun dökülmesi, yemin bozulursa kanın döküleceğine dair bir hatırlatmadır.O derramamento de água foi um lembrete que se o juramento é quebrado, sangue seria derramado.
Biya 3 Kasım'da yemin etti.Ele fez o juramento em 3 de outubro.
Jack de ondan intikam almaya yemin eder.Ruth então jura se vingar dele.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.Temos concluído com nosso juramento de fidelidade.
Doktor ve Bill günümüze döndüklerinde Nardole, Doktor'u dünyada kalma yeminini bozduğu için azarlar.Eles retornam ao presente, onde Nardole repreende o Doutor por quebrar seu juramento de permanecer na Terra.
Onu gerçekten sevdiğine yemin eder.Jurou protegê-la com a vida.
Daenerys ise bunun intikamını alacağına dair yemin eder ve Rakharo için cenaze töreni düzenler.Daenerys então jura vingança, enquanto prepara uma pira funerária para Rakharo.
Bu olaydan sonra Bruce Wayne ailesini öldüren kötülüğü şehirden silmeye yemin eder.Bruce Wayne faz um juramento para livrar a cidade do mal que tinha tomado a vida de seus pais.
Medvedev, 7 Mayıs'ta yemin etti.Farruquito apesentou-se no dia 7 de maio.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Miguel jurou nunca mais se virar contra ele e que nunca mais tentaria nada contra ele.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Eles juraram ser mentira.
Poppea intikam yemini eder.Bond então jura vingança.
Salih 27 Eylül'de yeni dönem için yemin etti.Mubarak foi empossado para seu novo mandato em 27 de setembro.
Kardeşleri, Bağdat Hatun’un namusunu korumak için yemin ederler.Ela jurou proteger os irmãos Kane.
Murtagh Eragon'a zorunlu olarak Galbatorix'e bağlandığını, ve ona yemin ettiğini söyler.E Eragon decide que teria de matar Galbatorix custe o o que custasse.
Herkes birleşip İtalya birliği davasını destekleyeceklerine dair bir yemin ederler.Os três chegaram a defender a seleção italiana.
Babam da bağlılık yemini yapmıştı.Ele também deu a seus funcionários um juramento de lealdade a ele.
Aynı şekilde Sparta kralı da kanunlara uyacağına yemin ederdi.O novo Rei deveria jurar e manter as leis catalães.
İason Medea'dan intikam almaya yemin eder.Romano jura vingar-se de Bernarda.
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.Ele jurou jamais se casar de novo para não dividir o afeto da filha com outra pessoa.
Gece Nöbetçileri'nin yeminli üstadı.O guardião da meia noite.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Posteriormente, o ministro federal faz um juramento de fidelidade ao rei.
Trapani o gün babasının intikamını almaya yemin etti.Ao chegar Martín, jura um dia vingar a morte de sua esposa.
Yeminli Tercüman'lık noterlerce yapılır.«Tradução juramentada de documentos».
Ve ona Lupa'yı bir canavara dönüştüreceğine dair yemin eder.Assumiu jurando fazer do Brasil uma democracia.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.Jurar é fazer um juramento, uma promessa solene.
Rodolfo gelir ve yaptığı hileyi itiraf eder ama Luisa'ya sevgisinin çok samimi olduğuna yemin eder.Rodolfo chega e jura a Luisa que ela é a sua única noiva.
Ertesi gün Müşerref tarafından yemin etti.Assim, foi confirmado como candidato ao pleito logo no dia seguinte.
Erdoğan cumhurbaşkanlığı için yemin ederken, 28 Ağustos 2014. ^Consultado em 27 de agosto de 2014 Prefeitura do Rio de Janeiro (8 de dezembro de 2011).
Selahaddin, Renaud'un kafasını bizzat kendisi kesmeye yemin etmiştir.Por sua vez, Saladino fez um juramento de cortar a cabeça de Reinaldo se alguma vez o aprisionasse.
17 Mart 2015 tarihinde yemin etti.Consultado em 17 de março de 2015.