Ana içeriğe geç
Sözlük

yemin ile cümle

yemin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yemin olsun Tûra,I CALL TO witness the Mount Sinai,
Yemin olsun düzenli bir biçimde bakılan o eve,The house ever-peopled,
Yemin olsun yükseltilmiş tavana,The roof raised high,
Yemin olsun o alevlerle kaynatılıp köpürtülmüş denize,And the swollen sea,
Yemin olsun ki onu bir başka inişte de görmüştü.He saw Him indeed another time
Yemin olsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.Indeed he saw some of the greatest signs of His Lord.
Yemin olsun ki, onlara haberlerden, içinde ihtar, sakındırma ve tehdit bulunanı gelmiştir.Messages deterring them from evil had come to them,
Yemin olsun ki, biz onu bir ibret ve işaret olarak arkaya bıraktık.And We left it as a sign.
Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!Easy have We made the Qur'an to understand: So is there any one who will be warned?
Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?Easy have We made the Qur'an to understand: So is there any one who will pay heed?
Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.And early in the morning the decreed punishment came upon them.
Yemin olsun, Firavun hanedanına da uyarılar gelmişti.The warnings came to the people of Pharaoh.
Yemin olsun, biz sizin benzerlerinizi hep yok ettik. Fakat düşünen mi var?We have destroyed the likes of you in the past: So is there any one who will be warned?
Yemin olsun, ilk yaratışı/yaratılışı bildiniz. Peki düşünüp ibret alsanız olmaz mı?You have known the first creation, then why do you not reflect?
İş onların sandığı gibi değil! Yıldızların doğup batma, kayıp düşme noktalarına yemin ediyorum.So I call the placement of the stars to witness --
Ve eğer bilirseniz, gerçekten büyük bir yemindir bu.And this surely is great evidence if you can understand --
Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar.They are neither of you nor of them, and swear to a lie, and knowingly.
Yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular.They have made their oaths a shield, and obstruct people from the way of God.
Yeminlerini bir kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular.They have made their oaths a shield in order to obstruct others from the way of God.
De ki: "Rabbime yemin ederim ki, sandığınız gibi değil!Tell them: "Why not?
Allah size, yeminlerinizi çözmeyi farz kılmıştır. Ve Allah, sizin Mevlâ'nızdır.Surely God has sanctioned the dissolution of your vows.
Yemin olsun, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı.Those before them had also denied.
Yemin olsun kaleme ve satır satır yazdıklarınaI CALL to witness the pen and what they inscribe,
Şunların hiçbirine eğilme, uyma: Çok yemin eden, bayağı-alçak,Do not heed a contemptible swearer,
Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin ederim gördüklerinize,So, I call to witness what you see
Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık.We would have seized him by his right hand,
Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin olsun Ay'a,I say the truth, and call the moon to witness,
Yemin olsun geceye, sırtını döndüğünde;And the night when on the wane,
Yemin olsun sabaha, ağarıp ışıdığında,The morning when it is unveiled,
Hayır, öyle değil! Kıyamet gününe yemin ederim ki,I CALL TO WITNESS the Day of Resurrection,
Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim.And I call the reprehensive soul to witness:
Yemin olsun, boşlukta yahut suda yüzüp gidenlere,And those who glide swimmingly,
Hayır, iş onların sandığı gibi değil! Yemin olsun o sinip gizlenenlere,So, I call the receding stars to witness,
Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.He had surely seen Him on the clear horizon.
İş, sandıkları gibi değil! Yemin ederim akşamın kızıllığına,So indeed I call to witness the evening twilight,
Yemin olsun o burçlarla dolu göğe,I CALL TO witness the sky (bespangled) with the signs of the Zodiac,
Yemin olsun o, dönüşle/döndürümle dolu göğe,So I call to witness the rain-producing sky,
Çatlayışlarla/yarılışlarla dolu yere de yemin olsun,And the earth which opens up (with verdure),
Yemin olsun tan yerinin ağarma vaktine,I CALL TO witness the dawn
Nasıl, bunlarda akıl sahibi için bir yemin var mı?Is there not an evidence in this for those who have sense?
Yemin ederim bu kente ki, iş onların sandığı gibi değildir!I CALL THIS earth to witness --
Ve doğurana ve doğurduğuna da yemin olsun ki,And the parent and the offspring,
Yemin olsun Güneş'e ve ışığının parladığı kuşluk vaktine,I CALL TO witness the sun and his early morning splendour,
Yemin olsun bürüyüp örttüğü zaman geceye,I CALL THE night to witness when it covers over,
Yemin olsun erkeği de dişiyi de yaratana,And Him who created the male and female,
Yemin olsun, doğruya ve güzele kılavuzlamak sadece bizim işimizdir.It is indeed for Us to show the way,
Yemin olsun kuşluk vaktine,I CALL TO witness the early hours of morning,
Yemin olsun incire, zeytine,I CALL TO witness the Fig and the Olive,
İş, sandığı gibi değil! Eğer vazgeçmezse yemin olsun, o alnı mutlaka tutup sürteceğiz!And yet indeed if he does not desist We shall drag him by the forelock,
Yemin olsun soluyuşlarıyla ses çıkararak koşanlara/nefes nefese saldıranlara,I CALL TO witness the chargers, snorting, rushing to battle before the others,
Yemin olsun, o cehennemi mutlaka göreceksiniz!You have indeed to behold Hell;
Yine yemin olsun, onu gözünüzle apaçık göreceksiniz!Then you will see it with the eye of certainty.
Yemin olsun zamana/çağa/gündüzün iki ucuna/sabah namazına/ikindi vaktine/Asrısaadet'e ki,TIME AND AGE are witness
Yemin olsun ki fırlatılıp atılacaktır o kırıp geçirene, yalayıp yutana/Hutame'ye.He will be thrown into Hutama.
Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffareti işte budur.This is the expiation for an oath when you have sworn it.
Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin).So abide by your oaths.
Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.Then he said to them on oath: "I am your sincere friend;"
(0 münafıklar) mutlaka sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler.They swear by God they are with you, though in fact they are not.
(Ey Muhammed! O sözleri) söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar.They swear by God: "We never said this."
Onlardan razı olasınız diye size yemin edecekler.They will plead on oath that you accept them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod