Ana içeriğe geç
Sözlük

yemeyi ile cümle

yemeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O değişik şeyler toplamayı ve çöpü karıştırıp abur cubur yemeyi sever.Előszeretettel dézsmál meg halgazdaságokat és kerti tavacskákat.
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.Parker ehdottaa silloin, että yksi heistä surmattaisiin ruoaksi, jotta muut pysyisivät hengissä.
Bu durum yemek yemeyi güçleştirmekteydi.Tämä helpottaa niiden syömistä.
Bubbles (Şişen Kuş): Şeker yemeyi sever.Kurome tykkää ahmia makeisia.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21 Όταν το χρησιμοποιείτε μην τρώτε, μην πίνετε, μην καπνίζετε.
Peynirli soğuk patates kızartması yemeyi seviyor.Της αρέσει να τρώει μακαρόνια με τυρί και πίτσα.
Asla sarımsak yemeyin".«Μην αρχιζεις τη μουρμουρα».
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Κατά την απουσία της αρνήθηκε να φάει και, τελικά, πέθανε από ασιτία.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Han spiste og sov godt.
Bu durum yemek yemeyi güçleştirmekteydi.Dette vanskeliggør ernæringen.
Akşam yediden sonra yemeyin.Inden Det For Sent 7.
Yemek yapmayı, yemek yemeyi ve ev işi yapmayı çok sever.Glad i å lage mat og gjøre husarbeid.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Han ønsker primært å sove og spise.
DAha sonraki zamanlarda pirinci mayalanma sürecinden çıkartmışlar ve kıyılmış balık yemeyi bırakmışlardır.Han døde derimot kort tid etterpå av matforgiftning etter å ha spist en rett av lokal fisk.
Aslanlar, Mammes'i yemeyi reddetti ve o, daha sonra aziz oldu.Singa-singa tersebut menolak untuk memakan Mammes dan dikemudian hari ia diangkat menjadi seorang santo.
Peynirli soğuk patates kızartması yemeyi seviyor.Orang Belgia memang suka makan kentang goreng.
Yemek yapabilir, ve yemek yemeyi sever.Terlepas apakah saya bisa memasak dengan baik, saya benar-benar suka memasak.
Akşam yediden sonra yemeyin."Sekarang kan tayang lebih sore, Jam 7.
Yemek yemeyi çok sever.Ia suka sekali makan.
Bubbles (Şişen Kuş): Şeker yemeyi sever.Eshan suka makan gula - gula.
Bazı tüketiciler peyniri larvasız yemeyi tercih ederler.Orang Italia gemar mengonsumsi keju sebagai ganti daging.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Anh thích ăn và ngủ.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Ông từ chối không ăn cho đến chết hoặc cho đến khi những yêu cầu của ông được thực hiện.
Akşam yediden sonra yemeyin.Lúc 7:00 tối.
Asla sarımsak yemeyin".別称苺きんたま。
Sebze meyve yemeyi çok sever.食の好みは野菜好き。
Akşam yediden sonra yemeyin.早朝・夜19時以降は無人。
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.そこで彼らは、誰かを殺し、食べることによって、その他のものを生き延びさせることを決定する。
İmâmeyn ise (Ebû Yûsuf ve Muhammed) at eti yemeyi mekruh saymamışlardır.你們不可吃牠們的肉;牠們的屍體,也當以為可憎。
Akşam yediden sonra yemeyin.晚餐不要太晚。
Sebze meyve yemeyi çok sever.喜歡吃蔬菜。
Bazı tüketiciler peyniri larvasız yemeyi tercih ederler.很多喜好乳酪者稱該乾酪為乳酪之王。
Onlar ekmek (maza) yemeyip kertenkele ya da yılan yerler.不敢吃到含有山葵或芥茉的東西。
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.很喜歡睡,經常夢到食物。
Asla sarımsak yemeyin".“라이따이한을 팔지 말라”.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.어린 시절에는 가디를 애완 동물로 하고 있었다.
Yemek yapabilir, ve yemek yemeyi sever.요리를 잘하며, 먹는 것을 좋아한다.
Akşam yediden sonra yemeyin.오후 2시 즈음 정찬으로 먹는다.
Bu durum yemek yemeyi güçleştirmekteydi.האם לא הייתם נותנים להם היום לאכול?
Asla sarımsak yemeyin".אל תבשלו בחוצות אשקלון.
Sevgilisinin yaptığı turtayı yemeyi reddetmesi("The Pie").היא מסרבת לטעום מהעוגה שהזמין בבית קפה (The Pie).
Sonra kardeşi Reginald'dan, "Malcolm, sigara içmeyi ve domuz eti yemeyi bırak.ליטל לא היה מעוניין להצטרף עד שאחיו רג'ינלד כתב לו, "מלקולם, אל תאכל יותר חזיר ואל תעשן יותר סיגריות.
Sırf bu yüzden Sacit'ten dayak yemeyi dahi göze alır.אנחנו נרצה לדעת את מה בדיוק יוסי אכל.
Yemek yemeyi hiç sevmiyor, özellikle de bamya dan nefret ediyor.אוהב לאכול בשר, בניגוד לסאם.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.דלפי התעניינה בקריירה כבמאית כבר מגיל צעיר.
Böcek birkaç saat içerisinde yemeyi bırakır ve açlıktan ölür.ואם לא תבתרנו לחלקים - כי אז נגווע ברעב בתוך מספר ימים".
Aslanlar, Mammes'i yemeyi reddetti ve o, daha sonra aziz oldu.Но животните не поискали да го изядат и затова по-късно Мамес бил провъзгласен за светец.
Bu durum yemek yemeyi güçleştirmekteydi.Това състояние се облекчава след хранене.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21: По време на работа да не се яде, пие и пуши.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Отказвала да яде и отслабнала, докато загубила гласа си.
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.Odluče žrtvovati i pojesti jednog od njih kako bi mogli preživjeti.
Yemek yapmayı, yemek yemeyi ve ev işi yapmayı çok sever.Voli kuhati i jesti, zbijati šale.
Çekirdek yemeyi sever.Voli jesti i veće kralježnjake.
Akşam yediden sonra yemeyin.Večera bola od 18.00 hod.
Dışarıda yemek yemeyi çok seviyorum.Radi tokajú okolo obeda.
Mango yemeyi seviyor.Brochu rád varí.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.Už ako chlapec sa Bugsy venoval drobnej kriminalite.
Bu durum yemek yemeyi güçleştirmekteydi.Tai turėjo palengvinti badavimą.
Dışarıda yemek yemeyi çok seviyorum.Ypač mėgstanti pavalgyti.
Böcek birkaç saat içerisinde yemeyi bırakır ve açlıktan ölür.Putukad lõpetavad mõne tunni pärast söömise ja lõpuks nälgivad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod