Ana içeriğe geç
Sözlük

yemeyi ile cümle

yemeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O değişik şeyler toplamayı ve çöpü karıştırıp abur cubur yemeyi sever.باريدهي نباتية صرفة وتحب أكل الكثير من الفواكة وشرب العصائر.
İki özelliği vardır; yemek yemeyi çok sever ve canavarlardan çok korkar.فيما يتعلق بشخصيته فقد كان يتمتع بحس فكاهة عالي، ويحب الأكل والشرب كثيراً.
Akşam yediden sonra yemeyin.الآن تمارس حوالي الساعة السابعة مساء.
DAha sonraki zamanlarda pirinci mayalanma sürecinden çıkartmışlar ve kıyılmış balık yemeyi bırakmışlardır.ولقد توقف الصينيون عن استخدام الأرز كجزء من عملية التخمر ثم توقفوا تمامًا عن تناول السمك المخلل.
Muhammet nasi lemak yemeyi sever.محمد يحب أن يأکل ناسي ليماك.
DAha sonraki zamanlarda pirinci mayalanma sürecinden çıkartmışlar ve kıyılmış balık yemeyi bırakmışlardır.Meses depois, o arroz era descartado e o peixe consumido.
Asla sarımsak yemeyin".«Não erre o xibolete!».
Dışarıda yemek yemeyi çok seviyorum.Ele gosta muito de cozinhar.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Ele tentou se matar recusando-se a comer durante semanas.
Birçok kişi peyniri melas eşliğinde yemeyi tercih eder.Algumas pessoas preferem carne de ovelha para este prato.
Yemek yapabilir, ve yemek yemeyi sever.Ele gosta muito de comer, assim como cozinhar.
Soğan yemeyi sevmem.Eu não gosto de comer cebolas.
Akşam yediden sonra yemeyin.Blijf hier vannacht 7.
Yemek yemeyi hiç sevmiyor, özellikle de bamya dan nefret ediyor.Hij houdt graag mensen voor de gek, vooral meneer Aart.
Asla sarımsak yemeyin".Eet geen ongedierte.
Et yemeyi veya kurban etmeyi dînî hukuka aykırı bulmaktadırlar.Voedsel kan halal (toegestaan) of haram (niet toegestaan) zijn.
Domuz: Yemek yemeyi, tembelliği ve çamurda yatmayı çok sever.Onki: een varken dat houdt van eten en slapen.
Dışarıda yemek yemeyi çok seviyorum.Ik hield er van om te eten.
Chip yemek yemeyi sever.Herkese çikolata ikram eder.Gideon voetbalt graag en eet constant chocolade.
Sıcak çorba yemeyi severim.Ik hou ervan om hete soep te eten.
Sadece yemek yemeyi düşünüyorsun.Je denkt alleen maar aan eten.
Hinduların hemen hemen tümü sığır etini yemeyi reddeder.Wszyscy praktykujący hinduiści powstrzymują się od spożycia wołowiny.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Odmawiał jedzenia nawet w obliczu śmierci głodowej, dopóki jego żądania nie zostały spełnione.
Armin Brandes'in penisini kesti ve Brandes ölmeden önce bunu beraber yemeyi denediler.Meiwes obciął penisa Brandesa i obaj go zjedli zanim Brandes został zabity.
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.Parker sugeruje poświęcenie jednego towarzysza, aby pozostali mieli co jeść.
Şeker yemeyi çok sever.Uwielbia jeść słodycze.
Yemek yemeyi hiç sevmiyor, özellikle de bamya dan nefret ediyor.Nie znosi czarodziejek, a zwłaszcza Bloom.
Yemek yemeyi, video oyunlarını ve arabaları çok sever.Uwielbia jedzenie, gry komputerowe i wszelkie sporty.
Bu durum yemek yemeyi güçleştirmekteydi.Bardzo trudno było też zmusić go do jedzenia.
Yemek yapabilir, ve yemek yemeyi sever.Lubi i potrafi gotować.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21 Nie jeść i nie pić oraz nie palić tytoniu podczas stosowania produktu.
Domates yemeyi sevmem.Nie lubię jeść pomidorów.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.Som barn experimenterade Gandhi med köttätande.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Han vägrade äta tills hans krav blev uppfyllda.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21 Ät inte, drick inte eller rök inte under hanteringen.
Yemek yemeyi ve eti çok sever.Sam gillar kött (och annan mat) väldigt mycket.
Asla sarımsak yemeyin".Не їж їх м'ясо.
Bazı tüketiciler peyniri larvasız yemeyi tercih ederler.Насінням ароматизують деякі сорти сиру.
Kavun yemeyi severim.Я обожнюю їсти дині.
Çocuklarım balık yemeyi reddediyor.Мої діти відмовляються їсти рибу.
Ben ananas yemeyi severim.Я люблю їсти ананаси.
Fransızlar salyangoz yemeyi sever.Французи люблять їсти равликів.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Má rád dobré jídlo a spánek.
Yemek yapabilir, ve yemek yemeyi sever.Miluje vaření a dokáže připravit to, co mají lidé rádi k jídlu.
Et yemeyi veya kurban etmeyi dînî hukuka aykırı bulmaktadırlar.Ti pak ale tamní obyvatelstvo buď zotročili nebo pozabíjeli.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.Nigel se již jako malé dítě zajímá o vaření.
Asla sarımsak yemeyin".Nejezte želví vajíčka.
Dışarıda yemek yemeyi çok seviyorum.Ve volném čase rád vaří.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.El refuza să mănânce până când ori moartea ori cererile sale erau atinse.
Aslanlar, Mammes'i yemeyi reddetti ve o, daha sonra aziz oldu.Leii au refuzat să-l mănânce, iar Mammes a fost făcut mai târziu sfânt.
Gandi küçük bir çocukken et yemeyi denemiştir.Vegetarianism În copilărie, Gandhi a experimentat mâncatul cărnii.
Asla sarımsak yemeyin".Să nu-i miroși a usturoi.''
Akşam yediden sonra yemeyin.Lua masa de prânz la ora 13 fix.
Dışarıda yemek yemeyi çok seviyorum.Îi place să mănânce nimic.
Hinduların hemen hemen tümü sığır etini yemeyi reddeder.Majoritatea hindușilor mănâncă carne.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Szeret sokat enni és aludni.
Asla sarımsak yemeyin".Ne hagyatkozz 'polctrükkökre'.
Yemek yapmayı, yemek yemeyi ve ev işi yapmayı çok sever.Szeret főzni, nagyon házias.
Yemek yapabilir, ve yemek yemeyi sever.Szemüveget hord és imád enni.
İnsan ve koyun yemeyi severler.A háziállatokból a szarvasmarha és a juh kedvelik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod