Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.다행히도, 황제가 저녁식사에서 그의 성질을 길들였습니다.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.May thay, Hoàng đế có mặt ở đó dùng bữa tối và xoa dịu cơn giận của gã.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.Na szczęście na obiedzie był cesarz, który ostudził jego gniew.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.Por suerte, el emperador estaba en la cena y apaciguó su temperamento.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.Zum Glück war der Kaiser anwesend und konnte ihn davon abbringen.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.К счастью, император, присутствующий на обеде, умерил его пыл.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.למזלו, הקיסר היה בארוחה והרגיע את כעסו.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.彼のかんしゃくを鎮めたと言います かごが地面に下ろされ
Ayrıca biz yemekteyken, ailemizin bir tören adeti bulunurdu, herhangi birimize önemli bir şey olduğunda,또한 저녁 식사 시간에는 우리 가족간의 일종의 의식이 있었는데 우리 가족 중 누구에게 중요한 일이 생기면
Ayrıca biz yemekteyken, ailemizin bir tören adeti bulunurdu, herhangi birimize önemli bir şey olduğunda,También, mientras estábamos sentados a la mesa, existía un ritual en nuestra familia.
Ayrıca biz yemekteyken, ailemizin bir tören adeti bulunurdu, herhangi birimize önemli bir şey olduğunda,Wenn wir am Tisch saßen, gab es noch ein Ritual in unserer Familie:
Ayrıca biz yemekteyken, ailemizin bir tören adeti bulunurdu, herhangi birimize önemli bir şey olduğunda,Также во время ужина у нас был семейный ритуал.
Ayrıca biz yemekteyken, ailemizin bir tören adeti bulunurdu, herhangi birimize önemli bir şey olduğunda,כמו כן, כשהיינו מסיבים לשולחן, היה טקס במשפחה, כאשר למישהו מאיתנו אירע דבר חשוב,
Ayrıca biz yemekteyken, ailemizin bir tören adeti bulunurdu, herhangi birimize önemli bir şey olduğunda,كما عندما نكون على الطاولة, كان هناك طقس في عائلتنا, عندما كان يحدث شيء مميز لاحد منا,
Ayrıca biz yemekteyken, ailemizin bir tören adeti bulunurdu, herhangi birimize önemli bir şey olduğunda,私たち家族には決まりごとがありました 家族の誰かに何か特別なことがあったら 例えば母がPTAで委員長に選ばれる とか
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimAnda pastilah merasa puas hanya dengan hidangan makanannya saja.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimChỉ với món ăn thôi là có thể làm hài lòng anh chị.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimIhr solltet sehr zufrieden sein, mit dem Essen allein.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimJullie zouden tevreden zijn met alleen de maaltijd al.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimNi borde vara ganska nöjda med bara måltiden ensam.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimPowinniście być zadowoleni już z samego posiłku.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimSarete già abbastanza soddisfatti dal pasto.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimVeti fi multumiti de mancare.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimVous devriez être satisfaits ne serait-ce qu'avec le repas.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimŽe z obrokom bi morala biti zadovoljna.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimΘα πρέπει να μείνετε αρκετά ικανοποιημένοι με το γεύμα και μόνο.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimВы будете довольны уже от одного меню.
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimيجب أن تكونى سعيدة جداً بالوجبة فقط
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimお褒めの言葉をたくさん頂戴しています
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Du verkade verkligen njuta av den mysiga lunch tillsammans.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.- Halo, gospod Park. - Ja, živjo.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin. Harikaydı.Votre famille doit avoir une lignée masculine faible.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Je leek echt samen genieten van de gezellige lunch.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Pareció que realmente disfrutaste del almuerzo íntimo.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.T'as l'air d'avoir bien aimé ce petit déjeuner.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Trông anh có vẻ rất thích thú khi ăn trưa cùng với cô chủ nhiệm.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Usted parece realmente disfrutar del almuerzo agradable juntos.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Zřejmě sis ten váš společný, přátelský oběd opravdu užíval.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.- Наслаждаваше на приятния обяд.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.Ты выглядел очень довольным, когда ел с ней.
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.بدوتَ متمتّع حقّاً في الغداء المريح سوية
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Cosa cercate in un pasto?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Čo teda v jedle hľadáme?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Deci la ce ne aşteptăm de la o masă?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?자, 식사에서 무엇을 기대하시나요?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Lalu apa yang kita cari dalam makanan?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?O que é que procuramos numa refeição?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?¿Qué buscamos en una comida entonces?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Que recherchons-nous dans un repas?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Så vad letar vi efter i en måltid?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Tak co u jídla čekáme?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Tulajdonképp mit várunk el egy étkezéstől?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Vậy thì bạn mong gì từ một bữa ăn?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Was also erwarten wir von einer Mahlzeit?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Wat zoeken we in een maaltijd?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Więc czego szukamy w posiłku?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Τι περιμένουμε λοιπόν από ένα γεύμα;
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?И така, какво искаме в едно ястие?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?Так что же мы ищем в еде?
Bir yemekte neler olmasını bekleriz?אז מה אנו מחפשים בארוחה?