Anne: Peki ya yemekten sonra ne olacak?¿Qué decir de la comida?
Çay yemekten hem önce, hem de sonra içilir.Por ejemplo 1 taza después de las comidas y 1 antes de acostarse.
Yemekten ve solunumdan kaçının.Privarle del agua y la comida.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Contaron que luego de cenar se retiraron a sus habitaciones.
"Binbaşı" yemekteyken, bomba patladı ve iki Amerikan subayını öldürdü.Al ser activada la bomba, la explosión dio muerte a dos de los autores.
İsa ve havarileri akşam yemeği yemektedir.El fantasma invita a Jesucristo y a sus discípulos a cenar.
Yemekte öncelik sırası her zaman erkeklerdedir.El guía en el baile es siempre el hombre.
Yemekten, içmekten kesildi.En vez de eso empecé a beber y comer en exceso.
Oğlan ekmek yemekte.Il bambino sta mangiando del pane.
Adam ekmek yemekte.L'uomo sta mangiando del pane.
Et yemekten vazgeçtim.Ho smesso di mangiare la carne.
Yemekten sonra televizyon izleyebilirsin.Potrai guardare la televisione dopo mangiato.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Dopo la cena tutti si ritirano nella loro stanze.
Yemekte, Banquo'nun hayaleti ortaya çıkar ve Macbeth'in yerine oturur. .Al banchetto si presenta il fantasma di Banco che siede al posto di Macbeth, ma solo Macbeth può vederlo.
Her yemekte zeytinyağı kullanılır.Ogni notte però l'olio sparisce.
Yemekten ve solunumdan kaçının.Taci e mangia.
Ayrıca herhangi bir canlının yemekte kanının kullanılması kaşer kurallarına aykırıdır.Tuttavia anche solo chiedere di bere il sangue di un livello A è considerato un affronto.
Yemekten, içmekten kesildi.Iniziò a mangiare e a bere poco.
Yemekte ise kardeşi Dickon ve Randyll ile görüşürler.Più tardi, durante la cena, il padre ed il fratello di Sam, Randyll e Dickon Tarly, si uniscono a loro.
Yemekte zeytinyağı kullanılır ve sarımsaklı yoğurt ile servis edilir. ^Il dolce viene servito per colazione insieme al kefir o yogurt bianco.
Lezzetli yemekten memnun kaldık.Мы остались довольны вкусной едой.
Birçok çocuk ıspanak yemekten hoşlanmaz.Многим детям не нравится есть шпинат.
Sessizlik içinde yemek yemekten hoşlanırım.Я люблю ужинать в тишине.
"Binbaşı" yemekteyken, bomba patladı ve iki Amerikan subayını öldürdü.Когда основной состав офицеров был в столовой, бомба взорвалась, убив двух американских офицеров.
Yemekte, Banquo'nun hayaleti ortaya çıkar ve Macbeth'in yerine oturur. .На банкете внезапно появляется призрак Банко и садится на трон Макбета.
Direkt olarak fare yemektedir.Но вдруг слышит мяуканье.
Yemekte öncelik sırası her zaman erkeklerdedir.Кроме того, она всегда завтракала вместе с мужчинами.
Yemekte en son gelir.Затем наступает ужин.
Çay yemekten hem önce, hem de sonra içilir.Чай пьют и перед, и во время, и после трапезы.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.После ужина все расходятся по комнатам.
Anne: Peki ya yemekten sonra ne olacak?А что у нас на обед?
Biri fındık yemekten hoşlanıyor ve diğeri hala bir erkek bulmaya çalışıyor."Все любят рисовать Бэтмена, и каждый хочет добавить что-то своё».
Yemekten sonra çay ikram edilmektedir.После собрания хозяева угощали чаем.
Kırmızıbiber hemen hemen her yemekte kullanılır.К примеру, красное вино подается практически ко всем блюдам.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.تتم الوقاية بالطبخ الجيد للطعام وغسل اليدين قبل الطبخ.
Ayrıca herhangi bir canlının yemekte kanının kullanılması kaşer kurallarına aykırıdır.وبالإضافة إلى ذلك، فإن استخدام الدم (البشري أو غير ذلك) في الطبخ محرم حسب أحكام الكشروت.
Meyvelerin yemekten 2 saat önce veya 2 saat sonra tüketilmesi.يجب تناوله قبل وجبة الطعام بساعة أو بعدها بساعتين.
Yemekte en son gelir.العشاء الأخير.
Bir başka güzel yemekte mantıdır.وجبة كبيرة على غير المعتاد.
Biri fındık yemekten hoşlanıyor ve diğeri hala bir erkek bulmaya çalışıyor."Uma adora comer nozes, o outro ainda está tentando achar as suas."
"Binbaşı" yemekteyken, bomba patladı ve iki Amerikan subayını öldürdü.Enquanto o suposto major estava na cafeteria, a bomba foi detonada, matando dois oficiais americanos.
Ancak bu yemekten bir hafta kadar önce, organizasyonun ertelendiği bildirildi.Foi somente alguns dias depois desse encontro que a organização foi batizada.
O sırada, Michonne (Danai Gurira) ve Carl (Chandler Riggs) kayvaltıda mısır gevreği yemektedir.Enquanto isso, Michonne (Danai Gurira) e Carl Grimes (Chandler Riggs) comem cereal no café da manhã.
Yemekte en son gelir.A derradeira ceia.
Yemekten ve solunumdan kaçının.Respirar e comer corretamente.
Şeker yemekten dişleri çürümüştür.Açúcar apodrece seus dentes.
Bezelye pek çok yemekte ve çorbalarda kullanılır.É servido muito quente, em pratos de sopa.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.A prevenção é pelo preparo correto do alimento e lavar as mãos antes de cozinhar.
Yemekten sonra çay ikram edilmektedir.Toma-se depois das refeições.
Her gün pizza yemekteyim.Eu venho comendo pizza todos os dias.
Yemekte en son gelir.Het laatste avondmaal.
Hemen hemen her yemekte pilav servis edilir.Bij bijna elke maaltijd wordt een Griekse salade geserveerd.
Nihayet yemekte ev sahibiyle tanışırlar.Bij de laatste kreeg hij directielessen.
Anne: Peki ya yemekten sonra ne olacak?Wie eten we straks?
Çay yemekten hem önce, hem de sonra içilir.De ander eerst koffie inschenken, en daarna je zelf.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Na het eten worden de vrienden naar relaxkamers gebracht.
Her yemekten sonra dişlerini fırçala.Poets je tanden na iedere maaltijd.
Kaşıntı, yemekten birkaç saat sonra oluştu.De jeuk kwam op enkele uren na de maaltijd.
Lütfen yemekten önce ellerini yıka.Was alsjeblieft je handen voor het eten.
Çay yemekten hem önce, hem de sonra içilir.Wypiję moją herbatę, potem idę do pokoju.