Ana içeriğe geç
Sözlük

yemekte ile cümle

yemekte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ve açıkçası tatlı patates yemekten hepimize gına gelmişti.(笑)
Ve ţerif oturur, onu zehirlemez, karnýný doyurursun. Yemekten sonra ţöyle derdin;О!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Aku benci makan sendirian!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Ich hasse es alleine zu essen!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!I haat het om alleen te eten!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Jag hatar att äta ensam!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Je déteste manger seule !
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Mình ghét phải ăn một mình!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Neznášam, keď musím jesť sama.
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Nienawidzę jeść sama!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Odio mangiare da sola!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Urasc sa mananc singura!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Το μισώ να τρώω μόνη!
Yalnız yemekten nefret ediyorum!Ненавижу есть одна!
Yaşam yemekten; beden kıyafetten daha fazlası değil midir?Bukankah hidup lebih dari makanana, dan tubuh dari pakaian?
Yaşam yemekten; beden kıyafetten daha fazlası değil midir?Czyż nie jest życie ważniejsze niż strawa, a ciało niż ubiór?
Yaşam yemekten; beden kıyafetten daha fazlası değil midir?Mar ni življenje več kot hrana, telo več kot obleka?
Yaşam yemekten; beden kıyafetten daha fazlası değil midir?Není život více než potrava a tělo více než šaty?
Yaşam yemekten; beden kıyafetten daha fazlası değil midir?Δεν υπάρχει ζωή χωρίς τρόφιμα κορμί χωρίς ρούχα?
Yaşam yemekten; beden kıyafetten daha fazlası değil midir?Не е ли животът повече от храната, а тялото повече от облеклото?
Yemekte de çalışmak zorundayım, yoksa asla yetiştiremem.Devo lavorare mentre mangio, per restare a galla.
Yemekte de çalışmak zorundayım, yoksa asla yetiştiremem.Jag måste jobba när jag äter för att hinna med.
Yemekte de çalışmak zorundayım, yoksa asla yetiştiremem.Jeg skal arbejde, mens jeg spiser for at nå det.
Yemekte de çalışmak zorundayım, yoksa asla yetiştiremem.Minun on tehtävä töitä syödessäkin.
Yemekte de çalışmak zorundayım, yoksa asla yetiştiremem.Muszę pracować przy jedzeniu, żeby nadrobić zaległości.
Yemekte de çalışmak zorundayım, yoksa asla yetiştiremem.Tengo que trabajar durante la hora de comer para estar al día.
Yemekte de çalışmak zorundayım, yoksa asla yetiştiremem.Tenho de trabalhar à refeição ou não conseguirei acompanhar.
Yemekte de çalışmak zorundayım, yoksa asla yetiştiremem.Δουλεύω ακόμη και όταν τρώω για να προλάβω.
Yemekte de çalışmak zorundayım, yoksa asla yetiştiremem.Мне надо есть как следует, а то я не выдержу.
Yemekte iken ben dün onunla konuştum ama o kadar parti gibi geliyordu.Hablé con ella ayer mientras almorzaba pero parecía que estaba de fiesta.
Yemekte iken ben dün onunla konuştum ama o kadar parti gibi geliyordu.Ho parlato con lei ieri, quando lei era a pranzo, ma sembrava lei la festa in su.
Yemekte iken ben dün onunla konuştum ama o kadar parti gibi geliyordu.Ich sprach mit ihr gestern, als sie beim Mittagessen war, aber es klang wie sie es feiern bis.
Yemekte iken ben dün onunla konuştum ama o kadar parti gibi geliyordu.Je lui ai parlé hier quand elle était à déjeuner, mais ça sonnait comme elle fête le haut.
Yemekte iken ben dün onunla konuştum ama o kadar parti gibi geliyordu.Я говорил с ней вчера, когда она была на обед, но это звучало, как она вечеринки его.
Yemekteki kalorileri elektrik enerjisine çeviren bir cihaz.Ein Apparat, der Kalorien in elektrische Energie umwandelt.
Yemekteki kalorileri elektrik enerjisine çeviren bir cihaz.Un appareil qui convertit la nourriture en énergie électrique.
Yemekteki kalorileri elektrik enerjisine çeviren bir cihaz.Un mecanism care transformã caloriile din mâncare în energie electricã.
Yemekteki kalorileri elektrik enerjisine çeviren bir cihaz.Urządzenie, które zamienia kalorie w energię elektryczną.
Yemekteki kalorileri elektrik enerjisine çeviren bir cihaz.Μια συσκευή που μετατρέπει της θερμίδες του φαγητού σε ηλεκτρική ενέργεια.
Yemekten 4-5 saat sonra.4 đến 5 giờ sau bữa ăn.
Yemekten 4-5 saat sonra.4 do 5 godzin po posiłku.
Yemekten 4-5 saat sonra.4 o 5 ore dopo il pasto.
Yemekten 4-5 saat sonra.4 sampai 5 jam sesudah makan.
Yemekten 4-5 saat sonra.4 till 5 timmar efter måltid.
Yemekten 4-5 saat sonra.4 tot 5 uur na een maaltijd.
Yemekten 4-5 saat sonra.La 4-5 ore dupa ce a mancat .
Yemekten 4-5 saat sonra.Quatre à cinq heures après un repas.
Yemekten 4-5 saat sonra.من 4 حتى 5 ساعات بعد الوجبه الغذائيه
Yemekten 4-5 saat sonra.人を元気づける事ができる 目標設定3点は?
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.Felkele a vacsorától, leveté a felsõ ruháját; és egy kendõt vévén, körülköté magát.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.Hij stond van tafel op, legde Zijn mantel af en deed een linnen doek om Zijn middel.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.저녁 잡수시던 자리에서 일어나 겉옷을 벗고 수건을 가져다가 허리에 두르시고
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.levantou-se da ceia, tirou o manto e, tomando uma toalha, cingiu-se.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.Men han stod upp från måltiden och lade av sig överklädnaden och tog en linneduk och band den om sig.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.nên đứng dậy khỏi bàn, cởi áo ra, lấy khăn vấn ngang lưng mình.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.nên đứng_dậy khỏi bàn , cởi áo ra , lấy khăn vấn ngang lưng mình .
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.nousi ehtoolliselta ja riisui vaippansa, otti liinavaatteen ja vyötti sillä itsensä.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.od večerje in sleče oblačilo in vzame prt ter se opaše.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.så rejser han sig fra Måltidet og lægger sine Klæder fra sig, og han tog et Linklæde og bandt det om sig.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.S -a sculat dela masă, S'a desbrăcat de hainele Lui, a luat un ştergar, şi S'a încins cu el.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yemekte ile cümle - Sayfa 15 - yemekte kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App