Galiba iyi bir yemekten oldunuz.Juro que ele está lá.
Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim.Cũng muộn rồi, mẹ phải về đây.
Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim. Peki.- Bine dăunătorilor,.
Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim. Peki.- Dobre, škodcu.
Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim. Peki.- Dobře, škůdce.
Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim. Peki.- Okay, skadedyr.
Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim. Peki.- Okay, szkodników.
Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim. Peki.- Гаразд, боротьба з шкідниками.
Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim.حسناً، لقد تأخّرت سأخرج بعد العشاء
Gönüllülüğe dayalı işler yapıyor. Yemekten önce dua ediyor.Face voluntariat, se roagă înainte să mănânce.
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni, är du trött på nudlar?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni, ali si ti naveličana jesti rezancev?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni, apa kau tidak bosan makan mie?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni, en as-tu marre de manger des nouilles ?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni, er du træt af at spise nudler?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni, masz dość makaronu?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni, oletko kyllästynyt nuudeleihin?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni, sei stanca di mangiare noodles?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni , te-ai saturat de taitei?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ha Ni. Te már unod a tészta evést?
Ha Ni, sen erişte yemekten sıkıldın mı?Ха Ни, ты устала есть лапшу?
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Da, serbetul de afine dupa masa.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Ja, blåbärs sorben efter maten.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Ja,Blaubeeren Sorbet nach dem Essen.Das wars.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Ja, de bosbessen sorbet na de maaltijd.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Oui, le sorbet Blueberry en dessert.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Si, il sorbetto al mirtillo dopo il pasto.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Tak, jagodowy sorbet na deser.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Vâng, anh thì gọi kem việt quất cho món tráng miệng.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Ya, sorbet blueberry sebagai pencuci mulut.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Ναι, γρανίτα βατόμουρο για μετά το γεύμα.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.Конечно, и черничный щербет после основных блюд.
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.نعم..مشروب التوت الغازي بعد الوجبه..هذا كل شيء
Hayır, yemekten sonra yabanmersinli şerbet.うわ~ あの人 (オーダー)書いてなかったようだけど
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.Estoy segura de que la incitaste a beber... ...como hiciste con nosotras dos durante toda la cena.
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.Nyilván lelkesen biztatta, hogy igyon, ahogy előtte mindkettőnkkel tette.
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.Sunt sigură că ai încurajat-o să bea... ... aşa cum ai făcut-o cu amândouă în timpul cinei.
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.Tenho a certeza que a encorajaste a beber Como fizeste com as duas ao jantar.
İçmesi için ısrar ettiğinden eminim, yemekte de yapmıştın.أنا واثقة أنك شجعتها لتشرب كما فعلت بنا في العشاء
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.A farizeus vidiac to zadivil sa, že sa prv neumyl pred obedom.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.A widząc to Faryzeusz, dziwował się, że się nie umył przed obiadem.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Da das der Pharisäer sah, verwunderte er sich, daß er sich nicht vor dem Essen gewaschen hätte.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Fariseul a văzut cu mirare că Isus nu Se spălase înainte de prînz.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Farizeus pak viděv to, podivil se, že se neumyl před obědem.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.farizeus pedig mikor [ezt] látta, elcsodálkozék, hogy ebéd elõtt elõbb nem mosdott meg.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Il fariseo si meravigliò che non avesse fatto le abluzioni prima del pranzo
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.잡수시기 전에 손 씻지 아니하심을 이 바리새인이 보고 이상히 여기는지라
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Ko pa to vidi farizej, se začudi, da se ni prej umil pred obedom.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Le pharisien vit avec étonnement qu`il ne s`était pas lavé avant le repas.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Men da fariseeren så at han ikke først vasket sig før måltidet, undret han sig.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Men Farisæeren forundrede sig, da han så, at han ikke toede sig først før Måltidet.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Men när fariséen såg att han icke tvådde sig före måltiden, förundrade han sig.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Mutta kun fariseus näki, ettei hän peseytynyt ennen ateriaa, ihmetteli hän.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Người Pha-ri-si thấy Ngài không rửa trước bữa ăn, thì lấy làm lạ.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Người_Pha - ri-si thấy Ngài không rửa trước bữa ăn , thì lấy_làm lạ .
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.O fariseu admirou-se, vendo que ele não se lavara antes de almoçar.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Y el fariseo se asombró al ver que no se lavó antes de comer
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Ο δε Φαρισαιος ιδων εθαυμασεν οτι δεν ενιφθη πρωτον πριν του γευματος.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Фарисей же, побачивши, здивував ся, що перше не обмив ся перед обідом.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Фарисей же удивился, увидев, что Он не умыл рук перед обедом.