Ana içeriğe geç
Sözlük

yemekte ile cümle

yemekte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Ich genoss, Speisen zu essen wie [undeutlich] kam und fragte mich,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Ik heb ervan genoten om zulk voedsel te eten. Ze kwamen me vragen:
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,J'ai adoré manger cette nourriture [indistinct] venait me demander,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,전 그런 음식을 먹는 게 좋았어요. [불확실] 가 와서 제게 물어보곤 했죠.
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Lubiłam je jeść. Kelner podchodził i pytał:
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Mi-a plăcut să mănânc mâncare (neclar) dacă ar fi venit să mă întrebe,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Mi piaceva mangiare come [non chiaro] venivano e mi chiedevano
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Saya menikmati makan seperti [tidak jelas] akan datang dan bertanya,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,"Sim senhora, o que deseja?" É tão bom de ouvir!
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Μου άρεσε να τρώω [ασαφές] όταν έρχονταν και με ρωτούσαν,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Мне нравится есть как [неразборчиво], чтобы [официант] подходил и спрашивал у меня:"
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Радвах се на храна като [неясно] идваше и ме питаше:
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,נהנתי לאכול שם מאכלים כמו המלצר היה שואל אותי,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,استمتعت بالأكل كثيرا (غير واضح) يأتون ويسألونني
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,店員の"お嬢さん 何にしましょう?" っていうのも聞けてうれしかったわ
Bu, öğrenci yemekten lokantanın diğer müşterilerinden daha az ödüyor demektir.Cela signifie que les étudiants paient moins pour le repas que les autres clients du restaurant.
Bu, öğrenci yemekten lokantanın diğer müşterilerinden daha az ödüyor demektir.Detta innebär att studeranden betalar mindre för måltiderna än andra som besöker restaurangen.
Bu, öğrenci yemekten lokantanın diğer müşterilerinden daha az ödüyor demektir.Se tarkoittaa, että opiskelija maksaa ruoasta vähemmän kuin ravintolan muut asiakkaat.
Bu, öğrenci yemekten lokantanın diğer müşterilerinden daha az ödüyor demektir.Это означает, что учащийся платит за еду меньше, чем прочие клиенты этого заведения.
Bu, öğrenci yemekten lokantanın diğer müşterilerinden daha az ödüyor demektir.هذا يعني بأن الطالب يدفع عن الطعام أقل من الزبائن الآخرين للمطعم.
Bu yemekte ne olabilir?E cosa vi potrebbe succedere durante il pranzo?
Bu yemekte ne olabilir?A co se během toho oběda může stát?
Bu yemekte ne olabilir?A co się może wydarzyć w czasie waszego lunchu?
Bu yemekte ne olabilir?Dan apa yang terjadi saat makan siang Anda?
Bu yemekte ne olabilir?En wat er kan gebeuren bij je lunch?
Bu yemekte ne olabilir?És mi történhet az ebédjük közben?
Bu yemekte ne olabilir?Et que risque-t-il se passer à votre déjeuner ?
Bu yemekte ne olabilir?그리고 여러분의 점심 식사 자리에선 어떤 일이 생길까요?
Bu yemekte ne olabilir?O que poderá acontecer durante o almoço?
Bu yemekte ne olabilir?Și ce s-ar putea întâmpla la masă?
Bu yemekte ne olabilir?Und was könnte nach Ihrem Mittagessen geschehen?
Bu yemekte ne olabilir?Và những gì có thể xảy ra trong bữa trưa cảu bạn?
Bu yemekte ne olabilir?Y ¿qué podría pasar en el almuerzo?
Bu yemekte ne olabilir?Και τι μπορεί να συμβεί όταν θα βγείτε;
Bu yemekte ne olabilir?А що може трапитись за вашим обідом?
Bu yemekte ne olabilir?И какво може да се случи по време на обяда ви?
Bu yemekte ne olabilir?Что может случиться во время встречи за обедом?
Bu yemekte ne olabilir?ולמה תוכלו לצפות מהארוחה?
Bu yemekte ne olabilir?ومالذي قد يحدث في ذلك الغداء
Bu yemekte ne olabilir?天国の扉が開きレストランで
Çakra rengiyle aynı olan yemekler yemekte iyi gelir.Jedzenie w kolorze czakr jest też dobre.
Çikolata yemekten çok sıkıldım, belki artık marjinal faydam eksi olacak.A stejně můžeme přemýšlet o ovoci.
Çikolata yemekten çok sıkıldım, belki artık marjinal faydam eksi olacak.Miałbym tak dość czekolady, że jej użyteczność byłaby ujemna.
Ed! Al! Bu ak,sam yemekte güveç var!Meillä on tänään muhennosta.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Desde recibir una educación, a tener un trabajo, a poder comer helado.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Du droit à être éduquée, à celui de travailler, à celui de pouvoir même être autorisée à manger une glace.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.교육의 권리, 근로의 권리, 심지어 아이스크림을 먹을 권리도 없었습니다.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Onderwijs krijgen, werk hebben, de toelating hebben om een ijsje te eten.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Școlarizarea, angajarea în muncă, să le fie permis să mănânce înghețată.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Studiare, avere un lavoro e persino avere il permesso di mangiare un gelato.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Von Bildung über Arbeit bis hin zum Recht, ein Eis essen zu dürfen.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Από το δικαίωμα στην εκπαίδευση και στην εργασία, μέχρι το δικαίωμα να τρώνε παγωτό.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Начиная с образования, трудоустройства и заканчивая разрешением есть мороженное.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.От правото на образование, на работа, до правото дори да ядеш сладолед.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.זכות לחינוך, לתעסוקה, ואפילו לאכילת גלידה.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.انطلاقا من امكانية التعليم، لامكانية التوظيف حتى بالسماح لها باكل الايس كريم.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.認められていません タリバン政権下で アイスクリームを食べるのは違法です
Evet... Geç oldu. Yemekten sonra gideceğim.La table est remplie.
Evet. Peki o zaman ,ben yemekten sonra geri gelirim.מה..?
Evet. Yemekte iken ben dün onunla konuştum ama o kadar parti gibi geliyordu.نعم. تحدثت لها أمس عندما كانت في الغداء لكنه يبدو وكأنه أنها الحفلات عنه.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yemekte ile cümle - Sayfa 11 - yemekte kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App