Hımm, yemeklerin etrafında şüpheli birilerini gördün mü hiç?食べ物に何か入れたりとか
İnsanlara Kore yemeklerini... ...ve ülkemizin güzelliklerini tanıtmakla ilgiliydi.Oh ! C'était une émission pour montrer la cuisine coréenne et à quel point notre pays est beau.
İnsanlara Kore yemeklerini... ...ve ülkemizin güzelliklerini tanıtmakla ilgiliydi.Ó... Hogy megmutassuk a világnak a koreai ételeket és hogy milyen gyönyörű az országunk.
İnsanlara Kore yemeklerini... ...ve ülkemizin güzelliklerini tanıtmakla ilgiliydi.Για να δείξω στον κόσμο την ομορφιά της Κορεάτικης κουζίνας...
İnsanlara Kore yemeklerini... ...ve ülkemizin güzelliklerini tanıtmakla ilgiliydi.كان لاضهار مدى جمال الاكل الكوري للعالم
Kore geleneksel yemeklerinin olduğunu bir tarif kitabı yayınlamak mı?Koreai tradicionális ételeket felvonultató receptkönyv, mely bemutatja Koreát?
Kore geleneksel yemeklerinin olduğunu bir tarif kitabı yayınlamak mı?وصفات الاكل الكوري تحتاج لتترجم الى الانجليزية
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Egy koreainak nincs jobb, mint a koreai étel.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Il n'y a pas de nourriture qui convienne mieuxNaux goûts coréens que de la cuisine coréenne.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Δεν υπάρχει τίποτα καλύτερο από το Κορεάτικο φαγητό για ένα Κορεάτη.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.لا شيء الذ بالنسبة للكورين من الاكل الكوري
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.벵갈 사람들은 아주 풍미 있는, 맛좋은 음식을 좋아하고, 간식류도 좋아한다는 거지요.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.le plac mâncărurile delicioase, picante, şi le plac dulciurile lor.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.los platos sabrosos y los dulces.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.lubią tam smaczne dania oraz słodycze.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Sie lieben ihre pikanten Gerichte und sie lieben ihre Süßigkeiten.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Zbožňujú svoje pikantné jedlá a sladkosti.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.הם אוהבים את המאכלים המלוחים שלהם והם אוהבים את הממתקים שלהם.
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.يحبون أطباقهم اللذيذة ويحبون حلوياتهم
leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.甘いものも好きです なので 成長するに従って
Long Beach'e gelecek ve bu akşam şu meşhur TED yemeklerinden birine katılacak.롱 비치[미국 서남부 해양도시]로 올 것입니다. 그리고, 오늘 밤, 이 멋있는 TED 저녁 만찬 중 하나에 참가할 예정일지도 모릅니다.
Long Beach'e gelecek ve bu akşam şu meşhur TED yemeklerinden birine katılacak.והוא הולך להגיע ללונג ביץ', ולהשתתף באחת הארוחות הנהדרות שTED עורכת הערב.
Long Beach'e gelecek ve bu akşam şu meşhur TED yemeklerinden birine katılacak.ويأتي إلى لونغ بيتش , وأنه ينوْي أن يحضر واحد من عشاء مؤتمرات تيد الرائعة هذه الليلة .
Long Beach'e gelecek ve bu akşam şu meşhur TED yemeklerinden birine katılacak.今夜の豪華な TED ディナーに出席して 自分がその麻痺性の病に感染しているとも知らず
New Orleans'da bizim, Kajun Çin yemeklerinden var뉴올리언즈에는 케이준 중국 음식이 있고요.
New Orleans'da bizim, Kajun Çin yemeklerinden varבניו אורלינס יש לנו אוכל סיני קאג'ון,
New Orleans'da bizim, Kajun Çin yemeklerinden varالذي يقدمون فيه " سيتشوان التمساح " و الحلو والمر ، أليس كذلك؟
New Orleans'da bizim, Kajun Çin yemeklerinden varそこでは、四川アリゲーターとか甘酢ザリガニとかがあるんですよね?
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen? Bu aralar çok meşgulüm. Yemeklerini özlemişim, çok lezzetli olmuş.Et ça, depuis qu'on est enfant.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Aber es ist darüber ob das Essen immer gut schmeckt egal wann man hingeht.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Chodzi o to, żeby jedzenie zawsze było dobre, niezależnie od tego, gdzie pójdziesz.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Dar este daca mancarea este tot timpul buna fara sa conteze cand te duci.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.이게 아니고 언제가도 맛있다 이거라는 겁니다.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Ma alla fine il cibo deve essere sempre buono, non importa dove vai.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Mà dựa vào việc thức ăn có phải lúc nào cũng ngon bất cứ khi nào bạn đến hay không.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Mais il s'agit de savoir si la nourriture est toujours bonne, peu importe où vous allez.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Men det är om maten alltid smakar bra när du än kommer.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Tapi itu semua tentang makanan yang selalu enak kemanapun kau pergi.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Αλλά για το αν το φαγητό είναι πάντα καλό όποια στιγμή κι αν πας εκεί.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.Но еще и оттого, хороша ли она всегда, куда бы ты ни пошел.
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.ولكن سواء الطعام دائماً لذيذ مهما ذهبت
Önemli olan ne zaman giderseniz gidin yemeklerin her zaman çok iyi olmasıymış.料理長が恋愛中でも失恋しても
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Älä himoitse hänen herkkujansa, sillä ne ovat petollisia ruokia.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Attrå ikke hans lækre Retter, thi det er svigefuld kost.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Chớ thèm món ngon của người , Vì là vật thực phỉnh gạt .
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Chớ thèm món ngon của người, Vì là vật thực phỉnh gạt.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Jangan rakus akan makanan enak yang dihidangkannya, barangkali ia hendak menjebak engkau
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.그 진찬을 탐하지 말라 그것은 간사하게 베푼 식물이니라
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.laat u niet het hoofd op hol brengen door dat heerlijke eten, want weelde is maar al te verlokkelijk.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Não cobices os seus manjares gostosos, porque é comida enganadora.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Ne convoite pas ses friandises: C`est un aliment trompeur.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Ne kivánd az õ csemegéit; mert ezek hazug étkek.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Ne požéli slaščic njegovih, ker je jed varljiva.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Nežádej lahůdek jeho, nebo jsou pokrm oklamavatelný.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Nežiadaj jeho lakôt, lebo je to klamlivý pokrm.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Nie pragnij łakoci jego; bo są pokarmem obłudnym.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.No codicies sus manjares delicados, porque es pan de engaño
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Non desiderare le sue ghiottonerie, sono un cibo fallace
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Nu pofti mîncările lui alese, căci sînt o hrană înşelătoare.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Vær ikke lysten efter hans fine retter, for det er mat som kan svike!